Yeni Komünizm

Amerika’nın Afganistan’dan Çekilmesi: Emperyalizmin Vahşi Savaşının Formel Sonu

BAsics

Editörün Notu: 19 Nisan 2021 tarihinde revcom.us’ta yayınlanan makalenin Türkçe çevirisini takipçilerimiz için aktarıyoruz.

Kaynak için: U.S. Withdrawal from Afghanistan: The Formal End of a Savage War of Imperialist Aggression (revcom.us)


Geçtiğimiz hafta Amerika 20 yıllık savaştan sonra sonunda askerlerini Afganistan’dan çekeceğini duyurdu. [i]

Biden, 11 Eylül’de çekilmeyi ilk kez duyururken bunun ‘’haklı’’ bir savaş olduğunu söylemişti. Yıllarca Afganistan’daki savaşı ‘’iyi bir savaş’’ olarak lanse eden ana akım medya, bu sistemin propaganda organları bu haberi iyi niyetli ama bir o kadar da zor ve Amerika’nın çok zorlandığı bir savaşın bitişi olarak lanse etti.

Ancak gerçekten hakikat nedir? Amerika’nın, Afganistan’da 2001-2021 arasında yürüttüğü savaş ve bundan on yıllar önce başladığı müdahaleleri emperyalist imparatorluğun milyonlarca Afgan’ın hayatına mal olan, ülkeyi ve toplumu yıkıma uğratan vahşi ve kesinlikle haksız bir savaştır.

Kısa Bir Arka Plan: Amerika’nın Sovyetler Birliğine Karşı Yürüttüğü 1979-89 Temsili Savaşı

1979 Aralık’ında Sovyetler Birliği, Afganistan’ı işgal etti. [ii] Amaçları kısaca Sovyetler Birliğine karşı dostane olacak bir rejim yerleştirmekti. Amerika, özellikle de Reagan’ın başkanlığında bu işgalden sonraki on yıl boyunca İslami köktendinciler olan Mücahitleri fonladı, silahlarla donattı ve örgütledi. (Bunların arasında ortaçağ ve ataerkil programlarıyla Taliban’ın şu anki lideri ve Osama Bin Ladin’de vardır.) [iii] Böylece Sovyetler Birliği’ni ‘’yaralamak’’ ve Rus güçlerini öldürmek için bir vekalet savaşı [iv] başlamış oldu.

Sonuç olarak bu gerici kan banyosunda 800.00 ve 1.5 milyon arası Afgan hayatını kaybetti (15.000 kadar da Sovyet askeri öldü.) 5 milyon Afgan yerinden edildi. Bütün bu süreç, bölgede ve tüm dünyada gerici İslami köktendinciliği, cihadizmin dizginlerini boşalttı ve kamçıladı ve 11 Eylül saldırılarına giden yolu açtı. [v]

2001 yılında New York’ta Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Pentagon’a kaçırılan uçaklarla gerçekleştirilen saldırılar 3000 Amerikalının ölümüne sebep olurken bütün ülke şoka ve yasa sürüklendi. Dönemin başkanı George W. Bush bu saldırılardan yararlanarak Amerika’ya dünyanın stratejik olarak önemli noktaları olan Ortadoğu ve Merkezi Asya’da dominasyon sağlayacak olan bir dizi savaşı başlattı.

Afganistan bunlardan ilkiydi.

Amerika 2001 Ekiminde Afganistan’ı İşgal Etti

Geçtiğimiz son iki on yılda Amerikan emperyalizminin farklı temsilcileri işgallerini meşrulaştırmak adına yarım düzine bahane ürettiler: başka bir saldırıyı önlemek, terörizme son vermek, kadınları özgürleştirmek, demokrasi götürmek vb. Gerçekte olan ise Bob Avakian’ın o dönem analiz ettiği üzere bu bütün dünyaya verilen Amerika’ya gelecek herhangi bir saldırının yüzlerce misliyle karşılık bulacağına yönelik talancı bir mesaj olmakla Amerikan emperyalizmi için gerçek bir ihtiyacın ürünüydü. Ortadoğu’da ve Güney Asya’da Amerika’dan nefret eden ve saldıran İslami köktendinciliğin kökünü kurutmak adına yürütülen bu savaşı ise ‘’teröre karşı’’ savaş diyerek yeniden ‘’yarattılar’’.

Bu işgalden hemen sonra Bob Avakian, The New Situation and the Great Challenges makalesinde bu durumu şöyle analiz etmişti:

Onlar (Amerikalılar) aslına bakılırsa bütün desteyi yeniden karmak istiyorlar, bütün durumu tekrardan düzenlemek istiyorlar ve buna şimdi sürece daha çok dahil olan Merkezi ve Güney Asya ve Ortadoğu ile başlamak istiyorlar ama bunun da ötesinde bunu dünya çapında yürütmek istiyorlar.  Irakta on yıl önce başladıkları savaş ile başladıklarını şimdi çok daha derinden ve çok daha kapsamlı bir şekilde ‘’Tekrar Gözden Geçirilmiş Yeni Dünya Düzeni’’ veya ‘’Yeni Dünya Düzeni-2’’ haline getirmektir. Kendilerine etki alanı geniş ve devasa sonuçları olan bir ajanda belirlemiş durumdalar.

Ve de:

Bütün mafya çetecileri gibi -ki bunlar bütün o canavarlıkları dünya çapında yürütürler- birisinin gelip onları dürtmelerine ve paçayı kurtarmasına bile müsaade edemezler. Özellikle de bunlar gibi dünya çapında, dünya seviyesinde gangsterlerseniz, eğer elinde bir yıkım ve kitlesel cinayet aygıtı olan küresel ölçekli sömürücülerseniz birisini size gelip vurmasına ve paçayı kurtarmasının yaratacağı görüntüye dahi müsaade edemezsiniz.

Amerika’nın Afganistan İşgali Neler Getirdi?

Afallatıcı seviyede şiddet, ölüm, yıkım, acı ve baskı! 2004 ve 2018 yılları arasında 38.000 bomba attılar ve 2020 Martından bu yana 12.000 drone saldırısı düzenlediler.

2016 Ağustos’una gelindiğinde 111.000 civarı insan ölmüş ve 116.000 kişi yaralanmıştı. 2013 yılında yapılan bir araştırma savaşın direkt ya da dolaylı olarak 220.000 ölüme neden olduğunu söylüyordu. Bütün bu vahşiliğin üzerine 5 milyona yakın Afgan ülkesini savaş nedeniyle terk etmek zorunda bırakıldı.

Bugün kalan 35 milyonluk Afganistan nüfusunun yarısı yoksullaştı ve neredeyse yarısının yeterince gıdaya erişimi yok. Kronik yetersiz beslenme beş yaşının altındaki Afgan çocuklarının %41’inin büyümesini engelledi. Nüfusun ½’si günde bir dolardan az kazanıyor. [vi] Amerika’nın savaşı ve işgali Taliban ve diğer İslami köktendinci güçlerin yeniden dirilmesine neden oldu, bu hiç şüphe yok ki Afgan halkları için daha da fazla acı ve korkunçluk demek.

Sonuç İçin Bazı Notlar:

‘’Çok güçlü’’ olduğu şeklinde öne çıkartmayı sevdikleri Amerika bütün küstahlığı ve kibri ile beraber Afganistan’da askeri olarak yenilmiştir. Bob Avakian daha 2006 yılında bu çelişkiyi Başka Bir Yolu Ortaya Koymak’ta öngörülü bir şekilde analiz etmiştir:

Bu emperyalistler başka ülkeleri istila edip, rejimleri devirmek konusunda iyidirler ama kendilerini ülkeyi işgal etmiş ve varlıklarından tahrik olan bir nüfusla karşı karşıya kaldıkları zaman işler o kadar da kolay değildir ve farklı bir dinamik oluşmaya başlar. İşte o zaman ‘’düzeni’’ sağlayıp kendi çıkarlarına uyan değişiklikleri empoze etmek o kadar da kolay değildir. İşte o zaman ‘’yukarıdan aşağıya doğru’’ bütün bunları empoze etmek kolay değildir ki bu emperyalistlerin değişiklikleri empoze edebilecekleri tek yöntemdir.

Afganistan’da yürütülen savaş bir kere daha GERÇEK BİR DEVRİM İÇİN ŞİMDİ ÖRGÜTLENMEYE YÖNELİK BİR DEKLARASYON BİR ÇAĞRI’da dile getirildiği üzere Amerikan ordusuyla ilgili söylenenlerin kristalleşmesidir:

 İçinde yaşadığımız sistem, kapitalizm-emperyalizm sistemi hayatları yok ediyor ve ruhları eziyor. Bu sistem, bu ülkedeki ve dünyanın her yerinden halkların çoğunluğu için sonsuz dehşet kaynağıdır ve insanlığı giderek daha fazla tehdit etmektedir. Bu ülkenin ordusu “onurlu bir hizmet” yürütmüyor, bunlar insanların saygı duyması gereken “ağır abi” türünden güçler değildir. Polislerin burada yaptığı şeyin aynısını dünya çapında muazzam ölçekte yapıyorlar: Dünyanın en büyük zalimlerinin ve bu ülkenin yöneticilerinin hizmetinde halkı korkakça katledip terörize ediyorlar. Ve bu durum çevrenin tahrip edilmesinin de önemli bir nedenidir. [vii]

İmparatorluk Savaşlarını, İşgal Ordularını ve İnsanlığa Karşı Suçları DURDURUN!

Devrim daha azı değil!

16 Ekim 2015: Sınır Tanımayan Doktorlar üyesi bir doktor Kunduz, Afganistan’da 42 Afgan’ın öldüğü Amerikan hava saldırısından sonra yıkılan hastanenin yıkıntılarında. Fotoğraf: AP

 

19 yaşındaki Rokhshana isimli kadının barbarca taşlanarak öldürülmesi. Rokshana 2016 yılında Taliban kontrolündeki bir köyde zorla evlendirilmeyi reddetmiş ve başka bir adamla kaçmıştı. Amerikan emperyalizminin bölgedeki savaşı gerici, ataerkil Taliban ve diğer İslami köktendincilerin yeniden dirilmelerini körükledi.

[i] Amerika’nın ülkeden çektiği askerleri dışında Afganistan’da binlerce paralı askeri ve başka şirketlerden kiralanmış askeri bulunuyor ayrıca Amerika ülkeye müdahalelerini dışarıdan sürdürerek varlığını devam ettirmek istiyor bkz. https://www.nytimes.com/2021/04/15/us/politics/united-states-al-qaeda-afghanistan.html ve ayrıca bkz. https://www.democracynow.org/2021/4/14/joe_biden_afghanistan_withdrawal_deadline

[ii] 1917 yılından 1950’li yılların ortalarına kadar Sovyetler Birliği dünyanın ilk sosyalist ülkesiydi ve insanlık için muazzam ilerlemeler kaydetti. Ancak Joseph Stalin’in 1953 yılındaki ölümüyle beraber kapitalizm Sovyetler Birliğinde restore edildi. 1970’li yılların sonuna gelindiğinde Sovyetler Birliği kapitalist-emperyalist bir güç haline gelmiş ve Amerika ile küresel dominasyon üzerinden gerici bir rekabetin içerisine hapsolmuştu. Sovyetler Birliği 1991 yılında da çöktü.

[iii] Osama Bin Laden, Suudi Arabistan’ın önde gelen ailelerinden birine mensuptu ve Afganistan’da Sovyetler Birliği ile mücadele etmek için Mücahitlere katılan fanatik bir İslamcı köktendinciyid. Daha sonra El Kaide isimli cihadist grubun kurulmasına yardımcı oldu ve hedefine Amerika’yı koyarak 9/11 saldırılarını gerçekleştirdi. 2011 yılında Amerika kendisini öldürdü. Taliban çoğu temelini Afganistan’ın Pashtun halkından alan İslami köktendinci bir oluşumdur, Sovyetler Birliği’nin işgali boyunca 1980-89 arası Afganistan’ı Taliban yönetmiş 2001-2001 işgalinde Amerika tarafından devrilmişlerdir.

[iv] Vekalet savaşı tarafların -genelde dünya gücü rakiplerin- direkt olarak değil ama yerel güçler üzerinden özellikle de  Üçüncü Dünya’da bu güçlerin fonlanması, silahlandırılması kimi zamansa direkt desteklenmesi üzerinden yürütülen savaşlardır.

[v] American Crime Case #24: U.S. Proxy War Against the Soviet Union in Afghanistan, 1979-1988

[vi]America Leaves Afghanistan After Killing Over 100,000 People in Its “Good War,”

[vii] http://yenikomunizm.com/gercek-bir-devrim-icin-simdi-orgutlenmeye-yonelik-bir-deklarasyon-bir-cagri/

Yeni Komünizm

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER