Yeni Komünizm

Binlerce Tutsak, Salgınla Beraber Adeta Bir İdam Cezasıyla Karşı Karşıya

E-Kitaplar

Dünyaya hızla yayılan koronavirüs salgını Türkiye genelindeki 355 cezaevindeki 300 bin tutuklu ve hükümlüyle beraber 150 bin cezaevi çalışanını tehdit ediyor. Kabul edilemeyecek insanlık dışı ortamıyla ve kapasitesinin üç dört kat üzerindeki tutsak sayısıyla cezaevleri salgın için en elverişli ortamlardan biri. Mahkûmlar, sıkışık yaşamak zorunda oldukları için virüsten korunmanın olmazsa olmazı gerekli fiziksel mesafeden mahrum durumdalar; soğuk ve sıcak su ihtiyaçları çok kısıtlı; bağışıklık sisteminin önemli ögelerinden biri olan ve güçlü tutmaları gereken her hangi bir sportif aktivitede bulunamıyorlar; sağlıklı beslenmeden uzaklar ve gerekli hijyen maddelerine ulaşamıyorlar. Dolayısıyla bu şartlarda daha şimdiden 500’ü ağır olmakla beraber 1500’den fazla hasta tutsak bu riskli ortamda yaşamaya mahkûm ediliyor.

Devrimciler Her Zaman Devletin Hedefindedirler

Adalet Bakanlığı’nın yeni infaz düzenlemesiyle alacağı önlemlerin veya salıvermelerin, bu insanlık dışı şartlar sürdüğü müddetçe köklü bir çözümü olmayacaktır. Devletin tutsaklara bakış açısı virüsten korunması gereken ‘iyi insanlar’ ve virüsten korunmaya hakkı bulunmayan ‘kötü insanlar’ ayrımı temelinde oldukça, ölüm vakaları da kaçınılmaz olacaktır ki, T.C. devletinin tarihi siyasi tutuklulara ve siyasi tutuklular için hak mücadelesi verenlere karşı sayısız takibat, baskı ve katliamla doludur. Bu unutulmamalıdır. 2000’deki Ölüm Oruçları süresi zarfında, devlet onlarca devrimciyi öldürmüş ve yüzlercesini sakat bırakmış ve tüm bunları bir de utanmadan “hayata dönüş” diye adlandırmıştı.

Devlet, kendi cezaevlerinde “iktidarını” sağlayabilmek için, çetelere, mafya örgütlerine alan açmıştır. Ve böylece binlerce adli suçlunun da öldürülmesinde birinci derecede rol oynamıştır ve oynamaktadır.

AKP’nin “Affı” ve Başka Bir Dünya İsteyenler

AKP rejiminin toplumu ‘benden olanlar ve olmayanlar’, ‘itaat edenler ve etmeyenler’ şeklinde kutuplaştırmasından ötürü, çıkması beklenen infaz düzenlemesinden gazeteciler, siyasi tutuklu ve hükümlüler yararlanamayacak. AKP iktidarı ve destekçisi MHP’nin seçmenlere verdikleri AF sözünü unutmayalım. Salgından ötürü alınacak tedbirler esasta kimileri için gizliden bir AF girişimidir. Böylece AKP ve MHP kendi tabanına verdikleri sözü bir nebze olsa da tutabilecektir.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de cezaevleri muhalefetin bastırılmasında kullanılan bir devlet aygıtı rolünü oynamaktadır. Rejim, muhaliflerini etkisiz hale getirmek, sindirmek ve kendi sınıf ilişkilerini devam ettirmek için hukuk sistemi aracılığıyla cezaevlerini yönetir. Ve bugün Türkiye cezaevleri birçok muhalif ilerici ve devrimciyle doldup taşmaktadır. Ve koronavirüs günlerinde bu cezaevi ortamı, onlar için adeta bir idam sehpasının hazırlanması gibidir. Bu kabul edilmez durum acilen değiştirilmelidir! Bütün siyasi tutuklular, hüküm yememiş olanlar, erkek şiddetine karşı kendini savunmuş kadınlar, LGBTQ bireyler, gazeteciler, öğrenciler, ileri yaşta olan mahpuslar, çocuk mahpuslar ve hasta mahpuslar hemen serbest bırakılmalıdır. Dünyadaki tutsakların ciddi anlamda büyük bir bölümü insanlığın vicdanında masum durumdadır.

Bu tablo sistemin sürdürülemezliğinin bariz göstergelerinden biridir. Çünkü bu düzenin asıl gayesi adil bir yaşam sunmak değil, kapitalist-emperyalist “özel mülkiyet” düzeninin korunması ve bunun devamlılığının sağlanmasıdır.

Bu hukuk sisteminin mevcut düzen altında reformlarla iyileşmesi mümkün değildir. Bu düzen, ister dışarıda olalım ister içerde, hepimizi birer TUTSAĞA dönüştürmek istemektedir. Ve buradan tek çıkış yolu, nihai hedefi her tür baskı ve sömürü ilişkisinin ortadan kalkacağı komünist bir dünya doğrultusunda gerçek bir devrimin gerçekleştirilmesinden geçiyor.

Bu komünist devrimin önderi Bob Avakian hepimize şöyle sesleniyor;

Sistemin Gözden Çıkardıkları İçin Bir Çağrı

Burada yalnızca mahkumlara değil,iş bulsalar da bulamasalar da hayatlarını ümitsizce yaşayanlara; işi ve hatta evi olmayanlara; bu sistemin ve onun destekçilerinin adeta atıkmış gibi muamele ettiği bütün herkese yönelik konuşuyorum.

Aşağılama ve delilik, pislik ve değersizleştirme, hayatta kalmak için bireysel savaşlar ve emperyalistlerin ifadesi ile “biri olmak” üzerine; mitolojilerin şu ana kadar uydurduğundan çok daha canavarca olan bu suçlar üzerine bir düşünün. İnsanlığın kurtarıcılarının bir parçası olun: bu sistemin mezar kazıcıları ve gelecek komünist toplumun taşıyıcıları olun.

Burada yapılan yalnızca bir konuşma veya şiir okuma girişimi gibi bir şey değildir: Yerine getirilmesi gereken büyük görevler, yürütülmesi gereken büyük mücadeleler ve evet, bütün bunları başarmak için yapılacak büyük fedakarlıklar var. Fakat korunacak -ve kazanılacak- bir dünya var ve bu süreçte sistemin yok saydıkları büyük bir unsur olarak sayılabilir. Onlar, proleter devrimin aktif gücü olması gereken, büyük bir yedek gücü temsil ediyorlar.

– BAsics 3:16

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER