Yeni Komünizm

Bir Kez Daha Niçin Bütün Diktatörlüklerin Kötü Olmadığı ve Niçin Sosyalist Bir Diktatörlük İstememiz ve Onun İçin Savaşmamız Gerektiği Üzerine

Editörün Notu: Bob Avakian’ın aşağıdaki yazısı 20 Eylül 2021 tarihinde revcom.us web sitesinde yayınlanmıştır. Çevirisini okurlarımızın dikkatine sunarız.

Kaynak için bkz: From Bob Avakian Once Again on Why All Dictatorships Are Not Bad, and Why We Should Want, and Fight for, a Socialist Dictatorship | revcom.us


“Diktatörlük” genellikle çok kötü bir şey olarak kabul edilir. “Diktatörlük” kelimesi bile insanları korkutur. Fakat aslında, Diktatörlük ve Komünizm—Gerçekler ve Aptallık makalesinde bahsettiğim gibi: “Bütün diktatörlükler kötü değildir.” (1) Bu durum diktatörlüğün doğasına bağlıdır: Kimin, hangi yöntemlerle, kimin çıkarları doğrultusunda ve hangi amaca yönelik diktatörlük uyguladığına bağlıdır. Bu, elbette çok tartışmalı bir ifadedir. Bu yüzden, burada meseleye ilişkin bazı temel gerçekleri ortaya koyacağım.

Bilimsel komünist bir anlayışla, diktatörlüğün özü tek bir kişinin veya küçük bir grup insanın mutlak yönetimi değildir. Diktatörlük, belirli bir yönetici sınıf tarafından ve onların çıkarları için uygulanan, “meşru” şiddet tekeli olarak yoğunlaşmış siyasi iktidar tekelidir.

Bunun ne anlama geldiğini ve bunu doğru bir şekilde anlamanın neden bu kadar önemli olduğunu daha ayrıntılı inceleyelim.

Kaleme almış olduğum Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa‘nın Önsözünde (2) açıklandığı üzere, toplum, objektif olarak uzlaşmaz çıkarlara sahip farklı sınıflara (ve diğer gruplara) bölündüğü müddetçe (birinin çıkarlarının ancak diğerinin pahasına elde edilebileceği durumlar olmaya devam ettikçe) ortada bir devlet olacaktır.  Buradaki devlet, California, New York veya Illinois gibi bu ülkenin belirli bir kısmına değil, silahlı kuvvetlerde ve poliste, mahkemelerde ve hapishanelerde, yürütme gücünde ve hükümet bürokrasisinde somutlaşan toplum üzerindeki kurumsallaşmış güce atıfta bulunur. Bu devlet, temel olarak ekonomideki ve ana üretim araçlarının kontrolündeki (topraklar, fabrikalar, diğer üretim tesisleri, makineler ve diğer teknolojiler üzerindeki) egemen rolü nedeniyle toplumda egemen durumda olan sınıfın çıkarlarına hizmet edecektir. Böyle bir devlet, aslında bir diktatörlüktür. Silahlı kuvvet kurumları tarafından desteklenen ve uygulanan toplumu yönetme gücüdür.

Bu ülkede sahip olduğumuz şey bir burjuva diktatörlüğüdür: Bu diktatörlük burjuvazi tarafından ve onların çıkarları için -yani kapitalist-emperyalist egemen sınıfın çıkarları için- uygulanmaktadır.

Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa‘nın Önsözünde de açıklandığı gibi:

“Bu durumda icra edilen her türlü demokrasi, yönetimi elinde bulunduran sınıfın demokrasisidir, temelde onun çıkarlarına hizmet eder. Demokrasi bu anlamda onun diktatörlüğünün icrasıdır.” (3)

Bu yüzden bugün bu ülkede -yani bu sözde “demokrasilerin en büyüğünde”- insanlar hangi “hakları” kullanmaya çalışırlarsa çalışsınlar ve hangi politikacılara oy verirlerse versinler, hiçbir şey temelden değişmemektedir. Korkunç baskı ve sömürü, halk kitlelerine karşı kuvvetli bir devlet şiddeti devam etmektedir. İnsanların düzene tehdit oluşturdukları (veya tehdit oluşturduğu düşünülen) her yerde -diktatörlük- yani kapitalist-emperyalist sınıfın diktatörlüğünün şiddetli gücü, intikam duygusuyla üzerlerine biner. Bunun çok açık ve çarpıcı bir örneği, siyahilerin yanı sıra Latinolara ve Amerikan Yerlilerine yönelik polis tarafından devam ettirilen cinayetlerdir. “Meşru” silahlı kuvvet olarak ilan edilenlerin bu uygulamaları ve sistemin şiddeti, polisin neredeyse hiç cezalandırılmadığı ve bu vahşi şiddet için defalarca “haklı” olarak hükmedildikleri bir durumla kendini göstermektedir.

Buna karşı bizim ihtiyacımız olan şey, kapitalist-emperyalist sistemde sömürülenlerin ve ezilenlerin ve genel olarak geniş halk kitlelerinin çıkarlarını gerçekten temsil eden bir diktatörlüktür; başka bir deyişle proletarya diktatörlüğüdür veya diğer bir ifade ile sosyalist devlet gücüdür.

Öte yandan Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa‘nın önsözü, gerçek bir sosyalist toplumda diktatörlüğün uygulanmasının ve şu anda altında yaşamak zorunda olduğumuz kapitalist-emperyalist sınıf diktatörlüğünden kökten farklı olmasının temel biçimlerini de canlı olarak açıklar. Her şeyden önce, amacı baskı ve sömürüye son vermek olan bu sosyalist diktatörlük, yenilgiye uğrayan halk kitlelerinin baskıcı ve sömürücü sistemin şiddetli gücünü devirecekleri devrimci mücadelenin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu sosyalist diktatörlüğe dair, diktatörlüğün nasıl uygulanacağı, bu diktatörlüğün uygulanmasında kime güvenileceği, en temelde bu diktatörlüğün hedeflediği şeyin ne olduğu konusunda -yani toplumdaki sömürücü ve sömürülen sınıflar arasındaki tüm ayrımların, tüm baskıcı toplumsal ilişkilerin (ırk ve cinsiyet baskısı gibi) bu sömürü ve baskıyı uygulayan tüm siyasi kurum ve süreçlerle, bu sömürü ve baskının ifadesi olan ve bu baskıyı güçlendirmeye hizmet eden tüm fikirlerin ve kültürün devrimci dönüşümü ile ortadan kaldırılması sayesinde komünizme ulaşılması- konusunda derin bir farklılık vardır.

Sosyalist toplumda, genel hükümet sistemi aracılığıyla sosyalist devlet ve çıkarlarını temsil eden, üretim araçlarının mülkiyetine ve kontrolüne sahip olan ve toplumda siyasi iktidarı kullanan halk kitleleridir.

Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa, bu sosyalist toplumdaki egemen gücün temel doğası ve amacı hakkında şunları belirtir:

“Sosyalist devletin yönetim organları ve süreçleri tüm aşamalarında komünist devrimin ilerletilmesinin araçları olmak zorundadır. Bunun anahtarı ise eski toplumda ezilen ve sömürülenlerin, politik iktidardan ve toplumun yönetimiyle birlikte entelektüel çaba ve fikirlerle uğraştan da tümüyle uzak tutulanların artan şekilde bu süreçlere katılımının sağlanmasıdır. Bunun amacı, toplumun komünist dönüşümünün kesintisizce sürdürülmesidir. Tüm bunlar, bu Anayasa’da ortaya konulan ilke ve hükümlerle, yapı, kurum ve süreçlerle ifade edilmiştir.” (4)

Bu sosyalist toplumda, devlet iktidarı, toplumun bu benzeri görülmemiş radikal dönüşümünü gerçekleştirme mücadelesine destek ve güç verir. Dolayısıyla, örneğin, toplumda beyaz üstünlüğünün veya erkek egemenliğinin kalan unsurlarına karşı mücadele yürütenleri şiddetle bastırmak yerine, sosyalist devletin gücü böyle bir mücadeleye destek vermek için kullanılacaktır.

Ayrıca Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa‘da belirtildiği gibi, toplumun bu sosyalist dönüşümü çerçevesinde, demokrasinin en geniş ifadesinin temeli ve hükmü vardır: Bu muhalefet, bu sosyalist cumhuriyet hükümetine veya vatandaşlarına ve diğer sakinlerine karşı şiddet (veya şiddet uygulamak için aktif bir komplo) içermediği müddetçe, bu sosyalist dönüşüme karşı olanlar açısından muhalefet etme hakkı yer almaktadır.

Peki, öyleyse eğer halk kitlelerine ve toplumu onların çıkarları doğrultusunda dönüştürme mücadelesine karşı uygulanmıyorsa, ve işin aslı onları temsil ediyor ve destekliyorsa o zaman bu sosyalist diktatörlük kime karşı uygulanıyor? Devrilmiş kapitalist-emperyalist egemen sınıfa ve sosyalist devleti şiddet yoluyla devirmeye ve kapitalist-emperyalist sistemin diktatörlüğünü geri getirmeye çalışan her türlü güce karşı uygulanmaktadır.

Aynı zamanda, toplumun devrimci dönüşümünü desteklemede ve sosyalist toplumdaki güçlerin sosyalizmi devirmek ve kapitalizmi yeniden kurmak için bir karşı devrim gerçekleştirmesini önlemedeki bu temel rolün yanı sıra; bu sosyalist devlet, devrimci silahlı kuvvetleri ve halk milislerinin direnişi aracılığıyla ülkeyi ve halkı, herhangi bir zamanda dünyada mevcut olabilecek ve sosyalist devleti yıkmaya ve halk kitlelerini bir kez daha sömürücülerin ve baskıcıların egemenliğine (diktatörlüğüne) tabi kılmaya çalışacak olan herhangi bir kapitalist-emperyalist veya diğer baskıcı-gerici devletlerin saldırılarına karşı korur.

Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa‘da da vurgulandığı gibi, bu sosyalist devletin uluslararası alanda “devrimci mücadelenin ilerlemesine ve komünizm nihai hedefine tüm dünyada temel öncelik verme” yönelimi doğrultusunda devrimci mücadelelere somut olarak destek verme ve yardım sağlama sorumluluğu ve temeli vardır. (5)

Son olarak, proletaryanın sosyalist diktatörlüğünün temel amacı,

İnsanlığın artık efendiler ve köleler olarak bölünmediği, -başkalarına dikte etme gücüne, dikte etmede bir çıkara sahip olmayacak, dikte edilecek bir konumda olan hiç kimsenin olmayacağı- en nihayetinde diktatörlüğe gerek kalmayacak ve bunun hiçbir temelinin bulunmayacağı bir noktaya gelebilmektir; komünizmin amacı ve hedefi tam olarak budur. (6)

Gerçek şu ki, proletaryanın sosyalist diktatörlüğü ile bu tarihi ve özgürleştirici hedefe ulaşmak mümkündür. Ve bu diktatörlük olmadan bunu başarmak imkansızdır.

Bu nedenle tereddüt etmeden veya bahane bulmadan şunu söyleyebiliriz: Her diktatörlük kötü değildir. Ve işin aslı proletarya diktatörlüğü çok iyidir, harikadır. Tüm sömürü ve baskılara son vermek için, beyaz egemenliğinin ve erkek egemenliğinin olmayacağı, hiç kimsenin ‘yabancı’ olarak görülmeyeceği, savaşların olmayacağı, dünyanın her yerinden insanların güzel bir çeşitlilikle ortak iyilik için birlikte hareket edecekleri, dünyanın gerçekten koruyucuları olacakları bir dünyayı hayata geçirmek için gereken ve acilen ihtiyaç duyulan şeydir. (7)


Dipnotlar:

1. Dictatorship And Communism—Facts And Foolishness

2. The Constitution for the New Socialist Republic in North America, Bob Avakian. Türkçe için bkz: Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa (Tasarı Önerisi) | Yeni Komünizm (yenikomunizm.com)

3. Constitution for the New Socialist Republic in North America. Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa (Tasarı Önerisi) | Yeni Komünizm (yenikomunizm.com)

4. Constitution for the New Socialist Republic in North America. Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa (Tasarı Önerisi) | Yeni Komünizm (yenikomunizm.com)

5. Constitution for the New Socialist Republic in North America. Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa (Tasarı Önerisi) | Yeni Komünizm (yenikomunizm.com)

6. Dictatorship And Communism—Facts And Foolishness.

7. A statement from Bob Avakian, revolutionary leader, author and architect of the revolutionary new communism.

Yeni Komünizm

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER