Yeni Komünizm

Covid-19 İnsanlığı Uçurumun Kenarında Yakaladı!

E-Kitaplar

Editörün Notu: Bu yazı bir yeni komünizm sempatizanı tarafından yazılmıştır. Öneminden dolayı yayınlamayı uygun görüyoruz.


Kapitalist-Emperyalist sistem hem kendi içinde hem de köktendincilikle girdiği kısır döngü sayesinde aleni bir siyasal açmazı yaşamaktadır. İnsanlık ardı arkası kesilmeyen zincirleme felaketler karşısında çaresizlik içinde oradan oraya savrulmaktadır. Sömürü ve yağmadan hiç bir bireyin ve hiçbir toprak parçasının azade olmadığı günlerin içindeyiz. Irkçılık ve milliyetçilik tüm zamanların en üst safhasına ulaştı ve yükselmeye devam ediyor. Özel mülkiyetten günümüze aile içindeki baskı ve sömürü altında ezilen KADINLAR tüm sistemin ağırlığı altında kalarak sorunun en büyük mağdurları durumundalar. ÇOCUKLAR’ın ise önemli bir kesimi yaşamlarının daha başında, sistemin emek isçileri yapılarak sömürü çarklarında hayatlarının en kötü günlerini yaşıyorlar. Dışlanan ve ihtiyaç görülmeyen nesiller ise kriminalize edilerek devlet tarafından ötekileştirilip, devletin baskı aracı polis ve hukuk sistemi tarafından ya hayatlarından ya da özgürlüklerinden oluyorlar. Savaşlar ve ekonomik krizler on milyonlarca insanın ülkelerinden ayrılmalarına sebep oluyor. On binlercesi bu zorlu göç yollarında hayatlarını ve umutlarını kaybediyor. Gezegen ise ARTIK ZAMANIM KALMADI alarmlarını çalıyor. İçme suları ve denizlerin ciddi büyük bölümü kirlilikten kullanılamaz durumda.  Gezegenin akciğerleri olan yağmur ormanları ise talan altında. Milyonlarca hayvan ise çok kötü şartlar altında yaşayarak  acımasızca katledilmeyi bekliyor.

İNSANLIK YANLIŞ UMUTLARIN KENDİSİNE VERDİĞİ ZARARLARI GÖREMİYOR

İnsanlar; zorluklarının altından kalkmaya çalıştığı kapitalist emperyalist sistemin ürettiği sorunlardan en yenisi olan GLOBAL SALGIN tehdidi karşısında da, EGEMEN GÜÇLERİN kendisine sunduğu ve sunacağı yardımlara muhtaç, çaresizce bekliyorlar.

Eşitsizliğin kol gezdiği gezegende, birçok insanın hayatı büyük tehlike altında ve kendilerine ulaşabilecek bir yardım umudu dahi yok. Bireysellik ve bencillik kendini bu krizle beraber tekrar açık ve aktif bir şekilde göstermeye başladı. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri dahi krizi yönetmede zorluklar yaşıyor ve insanlığa verebilecekleri “umutlar”, sadece ekonomik ihtiyaçların karşılanmasının ötesine geçmiyor. Ekonomik sıkıntıya uğramayacağını öğrenenler ise hayâsızca bu sorundan kurtulmuş olmanın rahatlığını yaşıyorlar.

GERÇEKTEN DE İNSANLIĞIN SORUNU ÖDEYEMEYECEĞİMİZ KİRALAR MI?

HAYIR! Yaşanılan esas sorun, önceliğin insanlığa verilmemesidir. Buna neden olan ise bu sistemin ta kendisidir. Hâlbuki yaşam birinin diğerinden üstün olduğu ve her şeyi hak ettiği biçimde değil de, beraber yaşayabileceğimiz bir sistem altında şekillendirilmiş, ihtiyaçlarımız için koşuştururken gezegenin tümünü aklımızdan çıkaramayacağımız bir üretim ilişkisi ile yaşıyor olsaydık, bir felaketten kendi başımıza değilde hep beraber kurtulmanın vereceği hazdan mutlu olan nesiller olarak yetiştirilseydik, herkesin sorunları tartışabileceği ve fikir yürütebileceği imkanlara sahip olmuş olsaydık, bu sorun karşısında daha dikkatli ve daha umut dolu olabilirdik ve şüphesiz böylesi bir felaketin sonuçları da bu kadar ağır olmazdı.

BİLİM İNSANLARININ UYARILARI MI YOKSA EGEMENLERİN ÇIKAR KAVGASI MI?

Çevresel tehdit boyutuyla, onlarca yıldır bilim insanlarının uyarıları günümüze kadar olması gerektiğince dikkate alınmadığı için gelinen durum ortada. Hastalıklarla olan mücadelede laboratuarlar için ayrılan bütçe, teknolojik silah gelişimine ayrılan bütçenin yanında çok az ve bu da kar amaçlı büyük emperyal şirketlerin kontrolünde gerçekleşiyor. İnsanlık, kapitalistlerin çıkar kavgalarında sadece üretimde ve tüketimde rol almanın dışında hiç bir alanda önem taşımıyor. Ve kapitalistlerce nasıl ve nerede yaşayıp yaşamayacaklarına karar veriliyor. Kimileri ne yapacağını bilmiyor ve kimileri de umursuzca ve asalak bir biçimde bu sömürünün parçası olarak nispeten daha iyi yaşıyor.

Güncel global salgına hazırlıksızlığımızın sebebi VIRÜS tehlikesinin yeniliğinden değil, virüslere karşı alınacak tedbirlerde günümüze kadar bilime, bilim insanlarının çalışmalarına yeteri kadar önem verilememesi, onların çalışmalarından gerektiğince destek çıkılmamasıdır. Evrim biliminin toplumdan gizlenip, sadece egemenlerin kendi çıkarları için kullanılması da bu tür krizlerle uğraşmamızda bizleri zayıf bırakmaktadır. Eğer insanlık bir asırdır evrim bilimin gelişiminden haberdar olsaydı; tüm bu bilgi hazinesi insanlığın hizmetinde olsaydı; hem kendi arasındaki, hem de doğa ile olan ilişkileri daha farklı ve daha doğru biçimde organize edebilirdi. Sağlık ve temizlik konularında daha bilinçli hareket edebilir, fikir yürütmede de bilimsel veriler ışığında düşüncelerini dillendirmiş olurdu. Karanlığın ve gerçek dışılığın gölgesinden kurtulur, gerçek cevapları bulmak için kafa yorarardı. Zaten bu kafa yormalardan korktuğu içindir ki, sistem, bilinçli olarak ya evrim bilimini manipule ederek insanlara aktarmış ya da evrim bilimini bir “kanıta muhtaç tez” özenesi olarak nitelendirmiştir.

EVET, bilim ve bilimin önemi bu günde kendini göstermiştir. Egemenler bilimsel uyarıları her zamanki gibi çıkarlarına ters düştüğü için dikkate almada “gecikmişler” ve insanlığı bir felakete sürüklemişlerdir. HAYASIZCA hala bu krizi çıkarlarına veya en azından dünyanın diğer geri kalanından daha az zararla geçiştirmenin derdine düşmüşlerdir –“ulusum için hareket etmeliyim!”. Unutmayalım ki egemenler, sömürü ve talan ileyaptıkları hertürlü rezervi sadece ve sadece kendi “ulusal çıkarları” için kullanabilmek için önlem almışlardır. Her türlü sağlık malzemesinin ihracatını yasaklamaları, aldıkları ilk tedbiri kararlardandır. Sömürüleriyle zayıflattıkları coğrafyaları bugünde öncelikli olarak en son sıraya koymaktan kesinlikle UTANMIYORLAR.

İNSANLIK SADECE BİLİMSEL METOTLA HAZIRLANMIŞ BİR DEVRİM STRATEJİSİ İLE BU KRİZİ ÜRETEN SİSTEMİ AŞABİLİR

Global salgın kapitalist-emperyalist sistemi büyük zararlara uğratacaktır. Aralarındaki rekabeti ve çelişkiyi arttıracak ve daha büyük sorunlara gebe bir gelecek hazırlayacaktır. Egemenler şimdiden küresel çapta bir resesyondan bahsetmektedirler. Tüm insanlığın çıkarı ise bu resesyondan nasıl çıkılması gerekliğinde değildir! SADECE ama SADECE bu sistemin radikal bir şekilde dönüşümünü sağlayan gerçek bir devrim stratejisiyle gelecek için umut olunabilinir. Ya bu umut ile bir gelecek hazırlayacağız ve yahutta zaten olmayacak bir geleceği yeni nesillere bırakacağız. Çünkü müdahale etmediğimiz takdirde sistemi kontrol edenler, her ne kadar zarar görse ve zayıflasalar da, bu düzenin işleyişinden ötürü, tekrardan yönetimlerini güçlendirecekler ve bu hastalıklar üreten sistemi tekrar küllerinden inşa edeceklerdir.

Emperyalist kapitalist dünya sistemi, insanlığın büyük ihtiyaçlarını karşılayamaz ve aksine bunun önünde en büyük engeldir. Pandemi karşısında ki bu kapitalist rekabet, dünya ölçeğinde gerçekleşen bu krizin yaygınlaşmasında temel bir faktördür. Covid19 bize bir kere daha açıkça göstermiştir ki bu düzen sürdürülemez! Bu hakikatten ötürü, gerçek bir devrimin inşası insanlığın ihtiyaç duyduğu yegâne sorumluluktur. İnsanlığın kurtuluşu için savaşçılar olmaya aday devrimcilerin yegâne görevi, salgına karşı “önce kendini kurtar” yerine “insanlığı düşün, dayanışmayı yükselt” anlayışını ve kültürünü yaymaktır. Bunu yapacak olan her insanın, sorunun asıl kaynağını ve sorunlarla mücadele etmede ki esas şartları,  yaşadığımız bu durumun asıl sorumlusunu ifşa etmesi gerekmektedir. Devrim ile kurtuluşun mümkün olduğunu bir an dahi unutmadan,  insanlığın bu felaket ile geçireceği, mücadelenin hemen devamında, sistemi köklerinden sorgulamayı kendine esas görev edinen, devrim için örgütlenmiş güçlerin hazırlığı elzemdir.

Yeni Sentez

"Enternasyonalizm - Önce Tüm Dünya Gelir" - Bob Avakian

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER