Yeni Komünizm

COVID-19 ve Kadınların Ezilmesi

E-Kitaplar

Editörün Notu: Bob Avakian’ın aşağıdaki makalesi 18 Mayıs 2020 tarihinde revcom.us web sitesinde yayınlanmıştır.

Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/648/bob-avakian-on-covid-19-and-the-oppression-of-women-en.html


Ölümcül “Normallik” İllüzyonu ve İleriye Doğru Devrimci Yol makalemde şu temel olguya işaret etmiştim:

“Mevcut kriz bağlamında değerlendirmek gerekirse, bu sistemde yerleşik olarak bulunan sömürücü ve baskıcı ilişkiler ülke içinde ve uluslararası düzeyde tıpkı daha önceki krizlerde olduğu gibi kendini belirgin bir biçimde gösteriyor…”

“Koronavirüs nüfusun geniş kesimlerini vuracak olsa bile, mevcut kriz bir kez daha bu eşitsizliklerle ilişkili bir şekilde bu ülkede etkisini gösterecek – göçmenler, mahkumlar, evsizler, yoksul topluluklar, özellikle de ezilen milliyetler arasında ve bu sistemin “normal işleyişi” ve egemen güçleri tarafından değersizleştirilmiş, küçük düşürülmüş ve horlanmış diğer kesimler orantısız acılar çekecektir.” 1

Bunun gerçekleşmesinin esas yollarından biri kadınların ezilmesidir. Bu baskı, bu kapitalizm-emperyalizm sisteminin (ve ezen ve ezilenlere ayrılmış tüm sistemlerin) temel bir parçasıdır ve bu sistemin “normal” işleyişinde korkunç biçimler alır.

Bu korkunç baskı üzerine daha önce şunu yazmıştım:

“Dünyadaki şu güzel kız çocuklarına bir bakın. Bahsettiğim diğer zorbalıklara ilaveten, Üçüncü Dünya’daki yoksul ve teneke mahallelerdeki çocuklar açısından üzerlerine yığılan tüm dehşetlere ek olarak -gerçekten çöplerin ve atıkların içinde yaşamak kendilerinden önce, evet, onlar doğmadan kendilerinin kaderi olmuş yüz milyonlarcası için- bütün bunların üstüne bir de kız çocuğu olarak doğdukları için ataerkil dünyada her yönden dehşete maruz bırakılırlar. Ve bu durum yalnızca Üçüncü Dünya için de geçerli değildir. ABD gibi “modern” ülkelerde de, istatistikler açıkça şunu gösterir: milyonlarca kadına tecavüz edilmiştir, milyonlarcası rutin bir şekilde küçük düşürülmekte, kandırılmakta, aşağılanmakta ve çoğu sıklıkla sevgilileri olacak kişiler tarafından ezilmektedir; pek çok kadın üreme hakları doğrultusunda kürtajı ve hatta doğum kontrolünü kullanmak istediklerinde ayıplanır, kışkırtılır ve taciz edilir; çoğu fuhuşa ve pornografiye zorlanır ve tüm bu insanların belirlenmiş bir kaderleri olmasa da, kadınlar için sözde bir engel bulunmadığı söylenen bu “yeni dünyada” başarıya ulaşsalar da, kadını aşağılayan bir toplum ve kültür tarafından sokaklarda, okullarda, iş yerlerinde, evlerinde günlük bir temelde ve sayısız biçimde her yönden kuşatılacak ve her dakika hakarete maruz kalacaklardır.” 2

Tüm bunların COVID-19 pandemisi bağlamında daha da aşırı hale gelmesinin pek çok yolu mevcut. Sadece iki önemli örneği belirtmek için:

Kadınların eşleri ya da erkek arkadaşları tarafından dövülme vakaları yalnızca ABD’de değil, diğer birçok ülkede de önemli ölçüde artmıştır.

Özellikle ABD içinde, yönetimlerinde Hristiyan köktendinci faşistlerin egemen olduğu bazı eyaletlerde kürtaj hakkına yönelik başka saldırılar da oldu. Özellikle de koronavirüsün yayılmasını önleme adı altında, böylesi iki yüzlüce bir bahane ile kürtaj hizmeti sunan kliniklerin kapatılması şeklinde bu uygulamalar gerçekleşiyor. Aynı zamanda bu eyaletlerin çoğunda gücü elinde tutanlar, bu virüsün yayılmasını sınırlandırmak için gerekli önlemlerin alınmasına pervasızca karşı çıkılmasını teşvik ediyor. Gerçek şu ki, kürtaj hizmeti sunan kliniklerin kürtaj isteyen kadınların sağlığını korumak ve koronavirüsü yayma riskini en aza indirmek için önlemler alması kesinlikle mümkündür. Bunun yanı sıra, kürtaj hakkının inkar edilmesinin büyük bir toplumsal zarar olduğu ve bu durumun kadınların ezilmesine katkıda bulunması temel gerçeği göz önüne alındığında, bu kliniklerin kapatılması için hiçbir meşru neden yoktur. Bunu yapmak kadınlara günlük olarak verilen zararı ve topluma verilen zararı daha da arttırmaktadır. Bütün bunlar, kadınların toplumdaki konumunun ve rolünün bir ifadesidir, ayrıca toplumun ve insanlığın temel yönü meselesinin çok akut ve konsantre bir ifadesidir. Bu durum, bu ülkede Trump/Pence faşist rejimi de dahil olmak üzere faşist güçlerin, bu sistemin zaten baskıcı ilişkilerini güçlendirmeye ve aşırılıklara yönelmesine ilişkin acımasız çabalarının önemli bir parçasıdır. Ve bu durum, tüm kölelik ve baskı biçimlerinden arınmış bir dünyada yaşamaya kararlı olanların önemli bir savaş alanı olarak kabul etmesi ve benimsemesi gereken bir şeydir.

Bu bağlamda, 30 yıldan fazla bir süre önce yazdığım bir şey daha derinden doğru ve önemli hale gelmiştir:

ABD’de son birkaç on yılda, kadınların durumu ve aile içindeki ilişkilerde derin değişiklikler olmuştur. On aileden sadece birinde, kocanın “geçim sağlayan tek kişi” ve eşinin tamamen bağımlı bir “ev kadını” olduğu bir “model” durumu vardır. Bu ekonomik değişimlerle birlikte tutumlarda ve beklentilerde de önemli değişiklikler meydana geldi – ve sadece ailenin dokusu üzerinde değil, daha geniş anlamda toplumsal ilişkiler üzerinde de çok ciddi gerilimler yaşandı… Kadınların toplumdaki konumu ve rolüyle ilgili tüm mesele, günümüzün aşırı koşullarında giderek daha keskin bir şekilde kendini ortaya koymaktadır – bu durum, bugünün ABD’sinde bir barut fıçısıdır. Bütün bunlara en radikal biçimler dışında ve aşırı şiddet içeren yollar haricinde başka bir çözüm bulunacağı akla uygun değildir. Henüz belirlenemeyen soru şudur:  Radikal gerici bir çözüm mü, yoksa radikal devrimci bir çözüm mü olacak, kölelik prangaları güçlendirilecek mi yoksa bu prangaların en belirleyici halkaları parçalanacak ve böylesi bir köleliğin tüm biçimlerinin tamamen ortadan kaldırılması olasılığı açığa çıkacak mı? 3


  1. Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/648/bob-avakian-on-covid-19-and-the-oppression-of-women-en.html 

  2. BAsics 1:10, Bob Avakian’ın Yazı ve Konuşmalarından. Bu alıntının alındığı esas kaynak: Çözümlenmemiş Çelişkiler, Devrimin İtici Güçleri – 3.Bölüm: “Yeni Sentez ve Kadın Meselesi: Kadınların Kurtuluşu ve Komünist Devrim – İleri Sıçramalar ve Köklü Kopuşlar”, Revolution #194, 7 Mart 2010 

  3. Bkz: Bob Avakian’ın bu açıklaması ilk olarak 1985’te yayınlandı ve o zamandan beri Çözümlenmemiş Çelişkiler, Devrimin İtici Güçleri de dahil olmak üzere bir dizi eserde alıntılandı 

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER