Yeni Komünizm

Etiketler ❖ Rölativizm

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER

Tüm İnsanlığın Kurtuluşu İçin Kökten Yeni Bir Dünyaya Yönelik Acil İhtiyaç

Bob Avakian’ın Yeni Yıl Açıklaması - Ocak 2021

1. Geçen yıl 1 Ağustos tarihli açıklamamda, bu başkanlık seçiminin özel koşullarında gerçekten kendini gösteren derin risklerin analizini ortaya koymuştum: Bu seçimler esnasında eğer Trump/Pence rejimi iktidarda kalırsa, bu rejimin temsil ettiği faşizme kesin bir seçim yenilgisi yaşatılması için Biden’e oy vermenin gerekli ve önemli olacağı belirtilmişti. Aynı zamanda, sadece oy vermeye güvenmenin büyük olasılıkla felakete yol açacağını ve halk kitlelerinin sokaklara çıkmasının hayati önem taşıdığını ve RefuseFascism.org tarafından çağrı yapıldığı şekliyle bu faşist rejimin HEMEN ŞİMDİ! gönderilmesi gerektiğini vurgulamıştım.

Anlaşılan o ki, kitleler bu faşist rejimi devirmek için çok sayıda oy kullandılar. Ve bunu yaparak Trump/Pence rejimine belirleyici bir seçim yenilgisi yaşattılar, ardından bunların yükselttikleri kitlesel şiddet içeren bir darbe girişiminin geri çekilmesi daha zor oldu, nihayetinde bu girişim yenildi, Trump (seçim yenilgisini kabul etmeyi reddetse de) ayrılmak zorunda bırakıldı; hatta Biden başkenti tamamen dışarıya kapatan ordunun gölgesinde başkanlık görevine başlayabildi.

Doğrudan söylemek gerekirse, bu faşist rejim eğer yeniden seçilseydi (veya bir şekilde iktidarda kalmaya devam etseydi), bu temelde faşist yönetimini daha da sağlamlaştıracaktı, korkunç programını uygulamak için çok daha eksiksiz bir şekilde cesaretlenecekti; meydana gelebilecek felaketler ancak ucu ucuna önlenebildi. Trump/Pence rejiminin görevden ayrılmak zorunda kalması gerçeği çok önemlidir ve kendi başına kutlanmaya değer bir şeydir! Yine de gerçek şu ki, sadece bu seçimle ilgili olarak değil, bu rejimin dört yıllık iktidarı ve artan vahşetleri boyunca Faşizmi Reddet’in bu rejimi kovmak için çağrıda bulunduğu şekliyle şiddet içermeyen seferberlik olmamıştır. Ve seçimin ardından sokaklara faşizm karşıtları değil, faşist seferberlikler hâkim olmuştur. Bu durum, Trump/Pence rejiminin seçimlerdeki yenilgisine rağmen, faşizm güçlerinin halen pek çok yönden kuvvetlendiği bir duruma yol açmıştır. Ve bu durum karşısında muhalefet fazlasıyla pasif kalmış, Demokrat Parti tarafından belirlenen şartlara bağlı kalınmıştır.

Seçimle de ifadesini bulduğu üzere, bu ülkenin neredeyse yarısının “Trumpizm” ile temsil edilen şeyi tutkuyla, agresifçe ve kararlı bir şekilde savunduğu gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor. Kaçınılmaz gerçek şu ki, bu ülke, yani her zaman ilan edildiği şekliyle “Tepedeki Parlayan Şehir” faşistlerle doludur! Ve bu durum, bir bütün olarak hükümetin her düzeyinde ve toplumun büyük kesimlerinde mevcuttur. Bu faşistlerin belirleyici bir özelliği, gerçekliğin delice çarpıtılmasına fanatikçe bağlı olmalarıdır; ki bu duruma akıl ile ve olgularla dahil olabilmek son derece zordur (ve çoğu durumda imkansızdır), çünkü bu çarpıtmalar onların tehdit altındaki kendilerine hak görme şeklindeki hislerini güçlendirmeye, uzun süredir devam eden önyargılarının ve nefretlerinin daha da ölümcül hale gelmesine hizmet ediyor. Bu faşizm, bu ülkede ve bu ülkenin kölelik ve soykırımla kuruluşundan itibaren bütün bir tarihinde hüküm süren kapitalist-emperyalist sistemin temel dinamiklerinde derin bir şekilde kök salmıştır. Bununla bağlantılı olarak bir başka kritik gerçek şudur: Biden, “şifa” getirmede ve “ülkeyi birleştirme” girişimlerinde sefil bir şekilde başarısız olacaktır. Daha önce de yazdığım gibi:

Biden ve Demokratlar, hatalı bir şekilde iddia ettikleri gibi “ülkeyi bir araya getiremezler”, çünkü bu faşistlerle -yani “şikayetleri” beyaz üstünlüğü, erkek üstünlüğü, zenofobi (yabancı düşmanlığı), kuduz Amerikan şovenizmi ve çevrenin sınırsız yağmalanması üzerindeki herhangi bir sınırlamaya karşı fanatik nefrete dayanan ve giderek kelimenin tam anlamıyla kaçıkça ifadelerle kendini gösteren- bu faşistlerle “uzlaşma” olamaz. Bu faşistlerin şartlarıyla ve bütün bunların korkunç getiri ve sonuçlarıyla “uzlaşma” olamaz!

Biden/Harris yönetiminin politikalarının çoğunun Trump/Pence rejiminin bariz zulümlerinden farklı olacağına şüphe yoktur, Biden ve Harris ile işler kesinlikle “farklı hissedilecektir”, ancak “ülkeyi birleştirmeye” çalışacakları yol -kapitalizm-emperyalizm sisteminin çıkarları ve gereksinimleri doğrultusunda- hiçbir saygın insanın istememesi veya parçası olmaması gereken bir şeydir. Evdeki “istikrarı” yeniden tesis etme ve güçlendirmeye, ABD’nin dünyanın bir numaralı baskıcı gücü olması için çalışırken Biden, Harris ve Demokratlar (New York Times ve CNN gibi diğer “ana akım” kurumlar) Trump/Pence rejiminin faşizminden haklı olarak nefret eden ve daha adil bir dünya arzulayan kitleleri bu sisteme sıkı sıkıya bağlı tutmak için, siyasi vizyonlarını ve faaliyetlerini bu sistemin sınırları içinde sınırlayarak, halkın kendi temel çıkarları ve bir bütün olarak insanlığın çıkarları doğrultusunda hareket etmelerini engellemek için kararlı girişimlerde bulunacaklardır. Ve işler bu sistemin sınırları içinde tutulduğu müddetçe, bu durum aslında sisteme yerleşik durumda olan, aynı zamanda altta yatan ekonomik gücü kuvvetlendirecek ve sosyal ve politik açıdan bu ülkede (ve diğer pek çoğunda) zaten büyük güç gösteren faşizmi kuvvetlendirecek ve buna daha fazla ivme kazandıracaktır.

Devamı için tıklayınız.