Yeni Komünizm

Faşist #Overturn Kampanyası ve Yeni Faşist Normlar Kurma Mücadelesi: “Dürüst İnsanlar” Ne Yapacak?

BAsics

Editörün Notu: Aşağıdaki makale 14 Aralık 2020 tarihinde revcom.us web sitesinde yayınlanmıştır. Çevirisini okurlarımızın dikkatine sunarız.

Kaynak için bkz: The Fascist “#OVERTURN” Campaign And The Fight To Establish New Fascist Norms—What Will The “Decent People” Do? (revcom.us)


Son birkaç hafta Joe Biden’ın seçimi kazanması gerçeğine ve genel olarak gerçeğe karşı eşi görülmemiş bir kampanyaya tanık oldu.

Öyleyse gerçeklerle başlayalım. Biden, 7 milyondan fazla halk oyuyla ve Seçim Kurulunda 74 oyla (232’ye karşı 306) seçimleri kazandı. Trump’ın İç Güvenlik Bakanlığı’nda siber güvenlik başkanı olan Chris Krebs’e göre -ki derhal kovulmuş ve tehdit edilmiştir- bu seçim “Amerikan tarihindeki en güvenli seçimiydi.” Bu gerçeklerle desteklenen bir açıklamadır. Cumhuriyetçilerin oy sayımına itirazlarını reddeden düzinelerce mahkeme kararına göre -ki buna birçok Cumhuriyetçi yargıç ve hatta Trump tarafından atanan yargıçlar da dahildir- sayımlarda önemli bir sahtekarlık veya hatta hata bulunmuyordu. İhtilaflı eyaletlerdeki bazı yüksek rütbeli Cumhuriyetçi makam sahiplerine göre de Biden bu eyaletleri kazandı.

Biden’ın kesin zaferi çok önemli bir hakikattir. Ne kadar önemli olduğunu anlamak için, Trump/Pence rejiminin geçtiğimiz haftalarda Trump’ın kendi deyimiyle “tersine çevirmek” (#OVERTURN) kampanyasında neye öncülük ettiğine bir bakın. Ve bu durum birçok insanın kanıtlara dayanarak doğru bir şekilde devam eden bir darbe girişimi olarak adlandırdığı şeydir.

Geçen hafta Trump “#OVERTURN” kampanyası olarak yasadışı bir şekilde iktidarda kalmak için konuşlandırdığı bir dizi şiddet içeren tehditler, sahte davalar, çirkin demagoji ve yalanları “kutsadı”. Bu kampanya, sürecin normale dönmeyeceğine işaret ediyor. Ve bu “yeni normal” dürüst insanların kabul edebileceği türden bir şey değildir.

Çete Düzeninin Normalleşmesi

Biden’in kazandığı yalın gerçeğini belirten yetkililer -bu kişiler oyları saymaya gönüllü olanlardı- tehdit edildiler, kovuldular, silahla tehdit edildiler, ölüm tehditlerine maruz bırakıldılar, evleri gece yarısı silahlı slogan atan kişilerle çevrildi ve alenen ölümle tehdit edildiler. Bir Cumhuriyetçi yetkili, Trump’a, seçimlerin çalındığı şeklindeki açık yalanın etrafında insanları kışkırtmayı bırakması için yalvardı, insanların öldürüleceklerini söyledi; Trump itirazı görmezden geldi ve çetelerini kamçılamaya devam etti.

Bugün basına bakınca en az bir eyaletteki -Michigan’da- Seçim Kurulu seçmenlerinin ne yaşadığını bir düşünün, faşist tehditler nedeniyle insanlar ağır silahlı güvenlik kontrolü altında toplantıya girip çıktılar. Faşistler, yeni bir normal mafya düzeni kurmak ve onlara karşı çıkan herkesi sindirmek için yoğun şekilde mücadele ediyorlar.

Ve dürüst insanlar hiçbir şey yapmıyor.

Anayasa Karşıtı Kitlesel Hak Mahrumiyetinin Normalleştirilmesi

Temsilciler Meclisi’nin 126 Cumhuriyetçi üyesi -toplam üyelerin %60’ı- azınlık lideri Kevin McCarthy ve 18 Cumhuriyetçi eyalet başsavcısı (eyaletlerindeki en yüksek kolluk kuvvetleri memurları) da dahil olmak üzere, seçim sonuçlarını reddetmek için Yargıtay’da açılan sahte bir davayı imzaladı. Teksas eyaletinin faşist yöneticileri tarafından açılan dava, Pennsylvania, Wisconsin, Georgia ve Michigan’da yasal olarak belirlenmiş bazı oy sayım kurallarına itiraz etti ve bu kuralların bir şekilde Teksas’ın haklarını ihlal ettiğini iddia etti. Bu iddia o kadar temelsizdir ki, şimdi faşistlerle dolu olan Yargıtay bunu dikkate almayı dahi reddettiler.

Bu pek çok önde gelen Cumhuriyetçinin, bir seçimin tartışmasız yasal sonuçlarının temelsiz gerekçelerle tersine çevrilmesini talep etmelerinin ne anlama geldiğini bir düşünün. Faşistler yeni bir kitlesel şekilde haklardan mahrum bırakma normalini kurmak için savaşıyorlar; burada kazanan, kullanılan oylarla DEĞİL, önde gelen faşistlerin emrinde sert çekirdekli faşist eyaletler bloğunun çıkarlarına göre hareket eden eyaletlerdir.

Ve dürüst insanlar hiçbir şey yapmıyor.

Bariz Beyaz Üstünlüğünün Daha İleri -Ve Şiddetli- Şekilde Normalleşmesi

Trump’ın “tersine çevirme” kampanyası iktidar salonlarında ve sokaklarda en bariz beyaz üstünlüğü ile dolup taşmıştı ve geçtiğimiz haftalarda bu durum yeni derinliklere ulaştı. Temel argümanları; Philadelphia, Milwaukee, Detroit ve Atlanta’nın oylarının sayılmamasıydı. Bunlar büyük oranda siyahilerin oylarının olduğu tüm şehirlerdir. Yine bu durum kanıtlanmış herhangi bir sahtekarlığa dayanmıyor, daha ziyade Teksas’ın Yüksek Mahkeme’de açtığı asıl davanın iddia ettiği gibi, bu tür bir dolandırıcılık olasılığına dair yalnızca şüphe yaratıyor.

Çok açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, bu faşistlerin argümanlarının ifade edilmeyen temeli ve açık sonucu, “Siyahi oylar yalnızca doğası gereği şüpheli değil, aynı zamanda yasadışıdır ve herhangi bir yakın yarışta bunlara izin verilmemelidir.” Wisconsin Yüksek Mahkemesinden Yargıç Jill Karofsky, Trump’ın böyle bir çabasıyla ilgili bir kararda şöyle yazdı: “Bu dava… ırkçılık kokuyor.”

12 Aralık’ta Washington DC’deki Trump yanlısı mitingden sonra 700 civarında Proud Boys insanları sokaklarda terörize etti; siyahi kiliselere şiddetle saldırdılar ve tahrip ettiler, kiliselerin önündeki Black Lives Matter pankartlarını Ku Klux Klan’ın içerikleriyle imha ettiler.

Teksas davası reddedilince, Teksas’ın Cumhuriyetçi-faşist parti başkanı ayrılmakla tehdit etti. ABD İç Savaşı’nın köle sahiplerinin dilini ve ideolojisini çağrıştırıyordu.

Polisin Proud Boys’un saldırılarına izin vermesinin ve hiçbir Cumhuriyetçinin -mağazalara karşı vandalizmi ve gerici heykellerin kaldırılmasını demagojik bir şekilde devam ettiren ve çılgınca abartanların- bundan bahsetmemesinin ne anlama geldiğini bir düşünün. Faşistler, açık bir şekilde beyaz üstünlükçü ideoloji ve Siyahilerin oylarını engelleyen, geçersiz kılan ve atan, siyasi aktivistlere, siyahi kiliselere saldıran tüm toplum için yeni bir normal oluşturmak için mücadele ediyorlar.

Ve dürüst insanlar hiçbir şey yapmıyor.

Komplo Teorisinin Normalleştirilmesi ve Kaçık Bir Epistemoloji

Çok sayıda ankete göre, Cumhuriyetçi seçmenlerin çoğunluğu tüm kanıtlara rağmen Trump’ın kazandığı şeklindeki inançlarından vazgeçmiyor. Kelimenin tam anlamıyla kaçıkça komplo teorileri -alay edilen ve ciddiye alındığında diğer ülkelerde milyonlarca insanın ölümünü haklı çıkaran türden- on milyonlarca insan tarafından inanmakta ve dile getiriyor. Bu deliliğin Beyaz Saray, Fox News, Cumhuriyetçi yasa koyucular, radyo demagogları ve diğer faşist güç merkezleri tarafından yönetilmesi, sürekli olarak güçlendirilmesi, bu yalancıların ve kaçıkların bazılarının medyada “normal” olarak yayınlarının yapılması ne anlama geliyor?

Faşistler içlerinde “anlatıların” olduğu yeni bir normal epistemoloji oluşturmak için savaşıyorlar. Bu durumda faşist bir anlatı oluşturmaya çalışıyorlar. Bu durum nesnel kanıtları “gölgede bırakabilir” ve insanlığa karşı en kötü suçların yolunu açabilir.

Ve dürüst insanlar hiçbir şey yapmıyor.

Şu An Ne Yapacaksınız?

Bir kez daha belirtmek gerekiyor—Biden’ın kazanması önemlidir. Başlangıçta söylediğimiz gibi, bu öfkeli faşistlerin şu anda ne yaptığına bir bakın ve Trump gerçekten kazansaydı şimdi ne yapıyor olabileceklerini bir düşünün.

Şimdiye kadar mahkemelerin faşistlere karşı karar vermiş olması ve bugüne kadar Trump liderliğindeki faşist hareketin bunda başarılı olamamasının rahatlığını yaşıyorsanız, Biden zaferi az farkla olsaydı neler olabileceğini bir düşünün. Düşünün ve sonra da bir uyanın.

İnsanların Trump’ın gitmesi için oy vermesi önemlidir – bu çok önemlidir. Ancak faşistler size gitmeyeceklerini gösterdiler. Şimdiki darbe girişiminde başarılı olsalar da kazanmasalar da, ikiye katlanıyorlar ve gelecek yıllar boyunca saldırıya devam edecekler (ki bu arada, tehdit halen gerçektir).

Ve Demokratlar ezici sessizlikleriyle ve yaptıkları acınası protesto gösterileriyle sizlere aslında onlarla savaşma niyetinde olmadıklarını gösterdiler. Aslında daha da kötüdür. Biden, New York Times yayın kuruluyla birlikte iki partili işbirliği için önerilerde bulunuyor. Asıl sorun, bu önerilerin gerçekleşme şansının olmaması değildir. Neredeyse kesin olarak yapamazlar. Veya sadece bu faşistlerin niyetiyle ilgili ölümcül yanılsamaları teşvik etmeleri değildir -ki öyleler- bunlar faşistlerle uzlaşma ethosunu teşvik ediyorlar. Bob Avakian’ın sözleriyle:

“Biden ve Demokratlar hatalı bir şekilde iddia ettikleri gibi “ülkeyi bir araya getiremezler”, çünkü bu faşistlerle “uzlaşma” olamaz. Bunların “şikayetleri”, beyaz üstünlüğü, erkek üstünlüğü, zenofobi (yabancı düşmanlığı), kuduz Amerikan şovenizmi ve çevrenin sınırsız yağmalanması üzerindeki herhangi bir sınırlamaya karşı fanatik nefrete dayanıyor ve giderek kelimenin tam anlamıyla kaçıkça terimlerle ifade ediliyor. Bununla, bu faşistlerin şartlarıyla, bunun tüm korkunç sonuçlarıyla “uzlaşma” olamaz!”

Bu yeni normale -faşistlerle uzlaşan dürüst insanların yeni normaline- ayrıca karşı çıkılmalıdır… Tamamen, tavizsiz ve durmaksızın karşı çıkılmalıdır. “Normale dönme” dileği – “daha iyisi” haliyle, dünya çapında milyarlarca ve ABD içinde on milyonlarca insan için bir dehşet olan “normallik” yalnızca savunulamaz değil, aynı zamanda imkansızdır da.

Geri dönüş yok.

Basit gerçek şu ki, “saygın insanlar” bu durum karşısında Joe Biden’ın felaket planlarının arkasına geçmek dışında hiçbir şey yapmazlar. Sokaklar ve meydanlar faşistlere bırakılırsa tüm siyasi girişimler ellerinde kalırsa o zaman Biden “insanları bir araya getiremeyecektir”, bununla birlikte rejimine on milyonlarca kişi tarafından gayri meşru muamele yapılacak, aynı zamanda tüm bunlar kapitalist-emperyalist sistemin işleyişiyle birlikte büyük zarar verecek faşist hareketi de güçlendirecektir.

Bu da başka bir basit gerçeğe yol açar:

Dürüst insanlar kendilerini afyonlanmış siyasi hayallerinden uyandırır ve gerçekten kendilerine bu faşizmin neden bu kadar kök saldığını sorarlarsa, bu toplumun yapıları ve dinamikleri içinde NE olduğu ortaya çıkar. Bu tehdidi kökten nasıl söküp atabiliriz? Bunun yanıtları var. En önemlisi de bu meseleyi onlarca yıldır inceleyen ve 20 yıldan fazla bir süredir buna karşı harekete önderlik eden Bob Avakian’ın çalışmasında bu yanıtlar var.

Gelecek yazılı değildir ve şu anda tam olarak dengededir. Devrimci rock grubu The Clash’in sözleriyle,

“Peki ŞİMDİ ne ​​yapacağız?”

Avatar

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER