Yeni Komünizm

Heykeller, Anıtlar ve Baskıyı Kutlamak -Ya da Sonlandırmak- Üzerine

Anayasa

Editörün Notu: Bob Avakian’ın aşağıdaki makalesi 6 Temmuz 2020 tarihinde yayınlanmıştır.

Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/655/bob-avakian-on-statues-monuments-and-celebrating-or-ending-oppression-en.html


George Floyd’un korkunç bir şekilde katledilmesi ile birlikte ateşlenen ayaklanmalarla bağlantılı olan önemli eğilimlerden bir tanesi de, birkaç tarihsel figür ve olayı onurlandıran heykel ve anıtların hedef alınmasıydı. Bu durum, Konfederasyon askerleri ve siyasi liderleri için dikilmiş heykellere ve anıtlara karşı bazıları başarılı olan, bazıları ise olmayan yıkma (ya da ortadan kaldırma) girişimleriyle başladı ki, bunlar tamamen meşru ve haklıdır! Bu Konfederasyon heykellerinin ve anıtlarının ortadan kaldırılması açık bir şekilde meşru ve haklı olmasının yanı sıra, esasen bu durum bir hayli gecikmeli olmuştur! Önceden yazdığım gibi, Trump (ve diğerlerinin) bu beyaz üstünlükçülerinin heykel ve anıtlarının yıkılmasına karşı “atıp tutmaları”, “bu heykelleri bu ülkenin ‘yüce tarihi ve mirası’ diye savunan Beyaz Saray ve beyazlar (ve bazı siyahi piyonlar) tarafından süregelen beyaz üstünlenmeciliğinin zehirli varlığının en bariz örneklerinden biridir!”1

Ayrıca söylenmelidir ki:

Kölelik (ve yerli halklara karşı soykırım) üzerine kurulan herhangi bir ülkenin; kurulduktan sonra yaklaşık 100 yıl boyunca köleliği (yerli halklardan ve Meksika’dan çalınan topraklarla) koruyan ve genişleten bir ülkenin; İç Savaş’tan sonraki 100 yıl boyunca ülke çapında linç kartpostalları satışı da dahil olmak üzere, kitlesel kutlamalarla binlerce Siyahiyi linç eden bir ülkenin; ve halen Konfederasyon ve beyazların üstünlüğüne dair binlerce anıt bulunduran bir ülkenin; ve bugün toplumun her alanında ırkçı baskıyı ve polis terörünü devam ettiren bir ülkenin, böyle bir ülkenin, kendini, tarihini ve mirasını olumlu şekilde kutlamaya kesinlikle hiçbir hakkı yoktur! 2

Fakat şu anki durumda heykellerin ve anıtların hedeflenmesi yalnızca Konfederasyon adına yapılanların da ötesine geçmiştir. Yani burada tekrardan, bir heykel ya da anıtın hedeflendiği her özel durumu tartışmaktansa, doğruyu yanlıştan, pozitifi negatiften ayırt etmek için uygulanması gereken temel yöntem ve yaklaşımı tartışmak daha önemlidir. Temel yaklaşım noktası olarak bunun vurgulanması gerekir: Sadece beyaz üstünlükçü baskının değil, tüm baskının son bulması için gereken şey, bu kapitalizm-emperyalizm sistemini alaşağı etmeyi ve çok daha iyi bir sistemi inşa etmeyi amaçlayan gerçek bir devrimden daha azı değildir – ve bu devrim tarafından var edilen radikal bir şekilde farklı toplumda, bu sistemi ve bu ülkeyi yücelten semboller şu an olduğu şekilde onurlu bir yer tutmaya devam etmeyeceklerdir.

Bütün bu heykellerin, anıtların ve başka sembollerin yıkılacağı anlamına mı gelir? Hayır, bu, devrim en sonunda başarıya ulaştığında, kalan sembollerin ve kutladıklarının, tarihte doğru olan bağlama yerleştirilerek ve aslında oynadıkları rolün bilimsel bir açıklamasıyla gerçekten tarihin bir parçası olarak incelenecekleri anlamına gelir -ve bu da insanları tarihle ilgili ve tarihin ve günümüzle (ve gelecekle) ilişkisinin bilimsel ve doğru biçimde anlaşılması doğrultusunda eğitmenin önemli bir kısmı olarak kullanılacaktır. Bu arada bu yaklaşım, Donald Trump gibi, Konfederasyon heykellerinin ve anıtlarının yıkılmasına karşı ırkçı atıp tutmalarını bunların önemli bir tarihi yansıttıkları (ve tarih öğrenmenin önemli olduğu) bahanesiyle gizlemeyi amaçlayanların bu iki yüzlülüğünü daha da açığa vurmak için kullanılacaktır. Evet, tarih öğrenmek önemlidir -kesinlikle köleliğin korkunç tarihini ve köleliğin korunması için savaşanların rolünü ve bütün bunların neden tamamen kınanması ve suçlanması gerektiğini de içerecek şekilde! Ve gelecek toplumunda, bu tarz korkunçlukları kutlayan tüm heykeller, anıtlar vb. “şerefli” yerlerden ve şehir meydanlarından, parklardan, sokaklardan vs. alınıp hak ettikleri doğru yere, kınanarak değerlendirilecekleri müzelere yerleştirilecektir. Devrimin hedeflediklerini öne çıkaran Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa’da öngörülen toplumda yapılacak olan budur.3

Bir Kez Daha Bilimsel Yöntem ve Yaklaşımın Kritik Önemi

Kurumsallaşmış beyaz üstünlüğü, polis şiddetti ve cinayetlerine bir tepki olarak ortaya çıkan bu harika ayaklanmalardan bahsederken, ısrarlı bir şekilde bilimsel, diyalektik materyalist bir yöntem ve yaklaşımın; doğruyu yanlıştan, pozitifi negatiften ve de neyin bu mücadeleyi ileriye taşıyıp, taşımadığına karar verebilmek için kullanılması gerektiğini öne çıkardım. Bunu hem acil olan durum nezdinde hem de son tahlilde bu ırkçı baskıyı ve tüm baskıları yok etmenin ekseninde yazdım. Bu makalede de değindiğim üzere, bu bilimsel diyalektik materyalist yöntem ve yaklaşım, verili herhangi bir fenomenin (sistem, hareket, kişi) içerisinde ‘’neyi’’ sorusunun cevabını tespit etmek ve bu verili fenomen içerisindeki ana unsuru tespit etmek için kullanılır, ki bu ana unsur da verili herhangi bir zamanda, verili herhangi bir fenomenin özünü belirler.4

O makalede köleliğe karşı ayaklanmalarda, Nat Turner ve John Brown tarafından önderlik edilenleri örnek vererek, olayları kendi tarihsel bağlamları ve temel çelişkinin ne olduğuna, nasıl ortaya çıktığına da o tarihsel bağlam içerisinde bakılması gerektiğinin öneminden bahsetmiştim. (O makale, bu isyanların bütün sömürü ve baskı koşullarına karşı ayaklanmadıkları ancak o zamanın temel çelişkisi olan ve aynı zamanda esas sömürü ve baskının da temel bir ögesi olmakla birlikte ortadan kaldırılması gereken köleliğe yöneliktir.)

Bugünün sorununa dönmek gerekirse, yani polis terörüne ve ırkçı haksızlıklara karşı patlak veren bu harika ayaklanmanın yoğunlaşmış bir ifadesi olarak, bu ülkenin tarihiyle ilgili olan veya tarihsel kişiliklerinin heykelleri ve anıtlarının (veya başka sembolleri) hedeflenmesi durumunda, bu bilimsel diyalektik materyalist yöntem ve yaklaşımın uygulanması böylece de doğruyu yanlıştan ayırmanın ve de son tahlilde bütün baskıları bitirecek mücadele için neyin ileriye yönelttiği ve neyin geriye çektiğine karar verebilmenin kritik bir önemi vardır. Öncelikle, heykeller veya anıtlar gibi şeylerin hedef olarak alınması mücadeleye katkıda bulunuyor mu bulunmuyor mu, bunu düşünmek gerekir. Örneğin, bu toplumsal bilinci bu toplumun doğası ve bu ülkenin uzun yıllardır gömülü haldeki tarihiyle ilgili önemli sorular sormaya, ve bu tip anıtları ve insanları hedef yapmanın doğru olduğunu düşünmeye teşvik edebilir, eğer durum böyle olursa, bu pozitif bir katkı yapar. Ancak öteki taraftan, heykeller ve anıtlar gibi şeylerin hedef haline gelmesinin, hedef saptırıcı bir rolü de olabilir. İnsanlar tali olana yönelip, bunun olup olmaması gerektiğini tartışabilirler ve bu da ırksal ayrımcılığa karşı kitlesel örgütlenme ve mücadelenin ana hedefini delebilir, eğer böyle olursa bu durum mücadeleye negatif bir etki yapar.

Ve bu son nokta çok önemlidir: Hangi heykellerin ve anıtların meşru olarak hedef olabileceği ve hangilerinin olmaması gerektiği noktasında bu yüzden bilimsel diyalektik materyalist yöntemin kullanılması gerekir. Hedef alınan heykeller eğer dönemin esas baskı formu veya formlarının karşıtından çok esas olarak bu baskının uygulayıcısı pozisyonundaysalar, o halde hedef alınmaları doğrudur. Öbür taraftan eğer, hedef alınan kişiler için aksi geçerliyse, yani dönemin temel formdaki bir baskısının veya baskılarının bitmesine verdikleri katkı onu uygulamaktan daha ağır basıyorsa o halde onların hedef haline gelmeleri yanlıştır ve mücadeleye çok zarar vererek onu zayıflatabilir.

Bütün bunlar çok karmaşık gözükebilir. İşte tam da bu yüzden bilimsel diyalektik materyalist metodu uygulamak çok önemlidir. Örneğin, Breakthroughs [Atılımlar] çalışmamda işaret ettiğim üzere, İç Savaş sırasında Konfedarasyon’un yanında duran birkaç Amerikan Yerlisi kişi vardı ve İç Savaş’tan sonra özgürleşmiş Siyahi halktan insanlar vardı, bunlar ‘’Buffalo Askerleri’’ diye de bilinirler ve Amerikan ordusunun toplama kamplarında çok sayıda Amerikan Yerlisini öldürmüş, topraklarını çalmış ve ‘’rezervasyon’’ adı verilen toplama kamplarında bu insanları zorla tutmuşlardı.5 Ancak işte burada, bahsettiğim yöntem ve yaklaşımı uygulamak çok kritiktir. Bu ülkeyle olan bağlamları düşünüldüğünde Siyahi halk ve Amerikan Yerlilerinin konumu mu, yoksa demin örneğini verdiğim negatif roller mi genel olarak dehşet dolu bu baskıların ve bu baskılara karşı verilen mücadelenin esas ve tali yönüdür?

Bütün bunların yanında, zamanında yaşanmış olan şeyleri o dönem ortaya çıkan baş çelişkinin ekseninde görebilmek de gerekli ve önemlidir. Ve tabii ki, bunun yanında geleceğe bakabilmek, yani dünyanın her yerindeki insanlar için, bütün baskıların üstesinden gelebilecek bir devrime doğru bir ihtimali ve ihtiyacı da göz önünde bulundurabilmek gerekir. Bu bizlere farklı baskı türlerine karşı ayağa kalkmış farklı grupları birleştirebilmek için temel bakış açısını verir (Böylelikle günümüz sisteminin, veyahut öncekilerin sömürücü köklerinden kaynaklanan ayrımların ve aşağı çeken çatışmaların önüne geçilebilir)

Tabii ki, inanılmaz haksızlıklara ve baskılara karşı ayağa kalkan insanlara, bilimsel diyalektik materyalist yöntem ve yaklaşımı almaları konusunda ısrar etmek sadece yanlış olmaz aynı zamanda zararlı da olur. Hayır, ihtiyacımız olan, asli ve de acil olan, böyle bir hareketi olabildiğince güçlü bir şekilde oluşturarak bunun temel hedef olan bütün baskıların ortadan kaldırılması noktasında yeterince katkı yapmasını sağlamaktır ki, bu da bu bilimsel yöntemi öğrenebilmiş olanların ihtiyacı ve de sorumluluğudur, böylece bu yöntemi cesurca ve olabildiğine geniş bir şekilde yayarak, sayıları devamlı olarak büyüyen kitleleri bu mücadeleye dahil edebilsinler ve onlara da bu metodu öğretebilsinler. Bu hem mücadeleyi hemen güçlendirecektir fakat aynı zamanda bütün baskıları bitirecek olan ve bu sistemi alaşağı ederek çok daha iyisini, Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet için Anayasa temelinde bir sistemi var edecek olan mücadelenin de temelini hazırlayıp güçlendirecektir.

Bu radikal derecede farklı ve çok daha iyi olacak toplumda, bilimsel diyalektik materyalist yöntem ve yaklaşım, her anlamda uygulanacaktır. Buna tarih boyunca, insanların oynadıkları farklı roller ve farklı tarihi olaylar da dahildir. Böylece, uzun vadeli mücadele bağlamında dünyanın her yerindeki halkların baskıya ve adaletsizliğe karşı olan mücadeleleriyle, son tahlilde insanlığın kurtuluşuna giden yolda bu heykellerin tasdik edilip, korunmaları mı gerektiği, yoksa devrilip kınanmaları mı gerektiğine karar verilebilecektir.


  1. Bkz: Bob Avakian, “Güzel Bir Ayaklanma, Doğru ve Yanlış, Metot ve Prensipler Üzerine” – http://yenikomunizm.com/guzel-bir-ayaklanma-dogru-ve-yanlis-metot-ve-prensipler-uzerine/ 

  2. Bu korkunç, yaygın ve devam eden zulümler revcom.us adresindeki American Crimes serisinde ve Bob Avakian’ın bir dizi yazı ve konuşmasında açıkça ortaya konmaktadır – buna Bob Avakian’ın linçleri açıkça anlattığı ve “asılan kişilerin kartpostallarını satıyorlar” şeklinde belirttiği Devrim: Neden Gerekli, Neden Mümkün, Neyin Nesidir? konuşması da dahildir, revcom.us sitesinde mevcuttur 

  3. Bkz: http://yenikomunizm.com/kuzey-amerikada-yeni-sosyalist-cumhuriyet-icin-anayasa-tasari-onerisi 

  4. Bkz: Bob Avakian, “Güzel Bir Ayaklanma, Doğru ve Yanlış, Metot ve Prensipler Üzerine” 

  5. BREAKTHROUGHS [ATILIMLAR]: Marx’ın Tarihsel Atılımı ve Yeni Komünizm ile Daha İleri Bir Atılım. Temel Bir Özet. Ayrıca revcom.us ve thebobavakianinstitute.org web sitesinde mevcut. 

Görüşlerinizi Paylaşın