Yeni Komünizm

Ice Cube’un Tehlikeli Saçmalığı Veya… Siyahilerin Ekonomik Güçlenme Miti ve Trump’ın Soykırımcı Irkçılık Gerçeği

BAsics

Editörün Notu: Raymond Lotta’nın aşağıdaki makalesi 26 Ekim 2020 tarihinde revcom.us sitesinde yayınlanmıştır.

Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/671/ice-cubes-dangerous-bullshit-en.html


“Siyahiler, her yerdeki tüm ezilen halklar ve bir bütün olarak insanlık açısından Trump’la çalışmaktan ve Trump’a yardım etmekten asla iyi bir şey çıkmayacaktır ve yalnızca çok daha büyük felaketler gelecektir.”

-Bob Avakian, Kanye West, Ice Cube — Budalalar ve Budaladan da Beteri

Giriş Notu

Ağustos ayının sonlarında, anlaşma heveslisi rapçi/aktör/entremanür Ice Cube, Siyahi Amerika ile Sözleşmesini açıkladı. Bu 22 sayfalık öneri, Siyahi camiasının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir yol haritası sunmayı amaçlıyor. Öneri Trump kampından dostane bir resepsiyonla karşılandı. O kadar dostane ki, faşist rejimin Siyahilere 500 milyar dolarlık yatırım yapma saçma teklifine dair (“Platin Plan”) Ice Cube’un “yönlendirmesini” istediler.

Bob Avakian’ın Kanye West ve Ice Cube (yukarıda alıntılanmıştır) hakkındaki makalesini okuduktan sonra Siyahi Amerika ile Sözleşme’yi incelemem gerektiğini düşündüm. Sözleşme bir tür talepler öbeği şeklinde. Taleplerinden bazıları haklı ve meşru; özellikle de adaleti sistemi, oy hakları ve eğitim müfredatına yönelik olanlar… Ancak tüm bunlar mevcut sömürücü ve baskıcı sistemdeki inançları ve yanılsamaları güçlendiren daha geniş bir program ve bakış açısı çerçevesiyle sınırlıdır. Bu talepler mevcut sistemin Siyahi halk kitleleri üzerindeki hakimiyetini güçlendiren çeşitli inançlar ve yanılsamalardır. Ice Cube, şimdilerde Trump ile “çalışma” konusundaki açıklığını ve istekliliğini sürdürüyor. Bunun nasıl gelişeceğini göreceğiz.

Tüm bunları akılda tutarak, Siyahi Amerika ile Sözleşme’nin temel ilkelerini aşağıda inceleyelim.

1) Bunlar kapitalist-emperyalist ekonominin Siyahiler açısından bir şekilde neler yapabileceğine dair saçma ve hayal ürünü önermelerdir. Siyahi Amerika ile Sözleşme, banka kredisi ve finans reformu ile ilgili bölümünde Federal Rezerv Bankası’na “istihdamı, barınma ve eğitim fırsatlarını en üst düzeye çıkarmanın yanı sıra Siyahiler ve yoksullar için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi” noktasında çağrı yapıyor.

Güvercinlerin kaldırımlara sıçmasını durdurmak için onları “bir görüş benimsemeye” davet edebilirsiniz… ancak biyoloji bu şekilde işlemez. Kapitalizm-emperyalizmin mevcut ekonomik sistemi, kapitalistlerin kâr ve daha fazla kâr için -sömürüden elde edilen kâr- için rekabetçi mücadelesi temelinde işler. Bu ekonomi büyük toplumsal ihtiyaçların karşılanmasına göre işleyen bir ekonomi DEĞİLDİR. Yoksullar için nezih ve uygun fiyatlı konutlar yerine neden lüks apartmanlar inşa ediliyor? Çünkü geçerli olan kârlılıktır. Siyahi ve Latino toplulukları neden yeterli sağlık hizmetinden ve kaynaklardan yoksun? Çünkü bu durum bunu elde edenler ve edemeyenler şeklinde bölünmüş bir sistemin önceliği değildir ve beyaz olmayan halkları özel baskı biçimlerine maruz bırakır.

Fakat şimdilerde, Ice Cube kalkıp sihirli bir “sözleşme” değneği dalgasıyla bütün bir ekonomik hayata hakim olan en büyük 500 finansal ve endüstriyel şirketi ve bu ekonomik sistemin işleyişini korumak ve cilalamak için çalışan Federal Rezerv Bankası’nı bir şekilde ikna edecek… Siyahi halkın ihtiyaçlarını karşılamayı “maksimize etmek” mi? Bu acımasız bir şakadır.

2) Bu sözleşmeden zehirli bir emperyalist-şovenizm akıyor. Siyahi Amerika ile Sözleşme, soykırımcı ABD ordusunu yüceltiyor. Yargı ve politika reformu ile ilgili bölümünde, Siyahi nüfusun “ulusal savunmamıza katkısını” övüyor ve Savunma Bakanlığı bütçesinin yüzde 5’inin ağırlıklı olarak Siyahilerin bulunduğu mahallelerdeki “güzelleştirme, eğitim ve gençlik programlarına” yönelmesini talep ediyor. Sözleşmenin yazarları, yönetici sınıfa “ülkeye karşı iyi niyet inşa edilecek, bu da daha büyük vatanseverlikle, daha başarılı istihdam uygulamalarıyla ve genel olarak askerliğe daha hevesli bir popülasyonla sonuçlanacak” tavsiyesinde bulunuyor. Evet, sözleşmeye göre insanlığının tam da ihtiyacı olan şey emperyalist katliam ve fetihler için “hevesli” azimli Siyahi askerlerdir…

3) Siyahi nüfusu disipline etmek ve kontrol etmek… “sorumluluk al” ve sistemi suçlamayı bırak. “Polis reformu” ile ilgili bölümde, Sözleşme yorgun ve iflas etmiş “toplum polisliği” şeklinde bir ifade kullanıyor – yorgun ve iflas etti çünkü polis inceleme kurulları ve kameralar gibi bu önlemler polisin terörünü ve cinayetini durdurmak için hiçbir şey yapmadı. İflas etmekten daha da kötüsü gündemde, çünkü toplum polisliği “ezilenleri daha iyi bir şekilde bastırmayı” örtüyor. “Siyahi Amerikalıların Sorumluluğu” hakkındaki bu aynı bölümde Sözleşme şunu belirtiyor: “Geçmişteki hatalar için kalbimizdeki her türlü acıyı artık gidermeye başlamalıyız”… ve “Sözleşmeyi hayata geçirip bahanesiz şekilde adım atmalıyız.” Yani geçmişe mazi derler diyor.

Bu sözleşme doğrudan baskı ile uzlaşma ve baskı uygulama programıdır. Trump, Kenosha’daki ırkçılık karşıtı protestocuları öldüren silahlı milislerle ve halkı terörize eden ve keyfi olarak tutuklayan paramiliter federal birliklerle bütünlüklü faşist bir polis devleti kurarken, Siyahi camia içindeki pisliklere “yasa ve düzen” şeklinde yeşil ışık yakmaktadır.

4) Siyahilerin ekonomik açıdan güçlenmesi şeklindeki haince miti içeriyor. Donald Trump, tıpkı 1960’ların sonlarında Richard Nixon’ın yaptığı gibi canice beyaz üstünlüğünü Siyahi kapitalizm ve Siyahi camianın güçlendirilmesi önerileriyle birleştiriyor. Üç şeyi yaparak dümen çeviriyor:

a)Sözde “özel sektörün topu almasına izin vermek” için hükümetin sosyal harcamalarını kısmak;

b)Bazı yatırım fırsatları yaratmak -sözde “güçlendirme” ve “fırsat” bölgeleri yaratmak gibi- ve halkın temel yaşam koşullarını değiştirmek için çok az şey yapmak;

c)İşbirlikçi Siyahi girişimciler ve yatırımcılardan oluşan bir tabaka oluşturmak.(Devlet destekli kredi programlarının 2000’li yılların başında bankaların yoksul ve Siyahi toplulukları son kertede harap eden yüksek faizli ipoteklerden nasıl karlar elde ettiklerini unutmayın)

Bu teklifler barınma ve eğitimde derinlemesine kökleşmiş ayrımcılığı ve daha geniş çaplı olarak ekonomideki ayrımcılığı dönüştürmek adına hiçbir şey yapamaz ve hiçbir şey de yapmamıştır. Bununla birlikte, topluluklara dair ekonomik kalkınma ballı vaatleriyle her zaman yağmacı polis ve kitlesel hapisler gelmiştir. Temel ve açıklayıcı bir gerçek şudur: Kurtuluş Bildirisi 1863’te imzalandığında, Siyahiler ülke servetinin yüzde 0,5’ine sahipti; bugün neredeyse yüzde 2’den az bir oranda değişiklik göstermiştir! Temel ve açıklayıcı bir gerçek şudur: Son 50 yılda Siyahilerin işsizlik oranı beyaz işçilerin iki katı oldu. Ancak zombi durumundaki Siyahi topluluklarda “sermayeye erişimi artırmaya” yönelik “cesur” ve “yeni” çağrılar yoksulluğu ve eşitsizliği çözeceğiz vaadiyle gelmiştir.

60’ların sonunda Nixon başkan olduğunda, bu durum Siyahilerin kurtuluş mücadelesini etkisiz hale getirme ve bastırma amaçlı kasıtlı bir stratejinin parçasıydı. Ve şimdilerde sistemik ırkçılığa ve siyahların polis tarafından öldürülmesine karşı bu ilkbahar-yaz döneminde yaşanan güzel ayaklanmanın ardından, Ice Cube açmaz bir programın yüksek profilli bir elçisi olarak sahnededir.

5) Siyahilerin ekonomik olarak güçlendirilmesine ilişkin bu yanılsamalar, Donald Trump’ın soykırımcı ırkçılığı ile el ele gider. Bob Avakian, Trump’ın Siyahilere ilişkin gerçekte neye inandığını ve neyi yapmaya hazır olduğunu isabetli ve ivedi bir şekilde kaleme aldı (bkz: Donald Trump – SOYKIRIMCI IRKÇIDIR). Eğer Donald Trump’ın çok sayıda Siyahiyi şeytan gibi gördüğüne, onları suçlu saydığına ayrıca siyahi halkı katletmek kadar uç bir şey yapacağına inanmıyorsanız bu yazı dizisini okumalısınız.

Avakian, “Irkçı Baskı Sona Erdirilebilir – Ancak Bu Sistem Altında Değil” isimli başka bir makalesinde böyle bir soykırım programının olasılığının altında yatan derin yapısal değişiklikleri analiz etti. Dünya emperyalist sistemindeki gelişmelere, ABD ekonomisindeki değişimlere, özellikle de üretimin küreselleşmesine bakarak şunları belirtti:

“Tüm bunlar, artan otomasyon ve üretimin “siberleşmesi” ile birlikte, bu sistemde yerleşik olarak devam eden ötekileştirme ve ayrımcılıkla birleştiğinde, çok sayıda Siyahi ve özellikle de gençler, nesiller boyu sadece işsiz kalmadı ayrıca “normal” (yani ekonomide “kayıtlı”) ve anlamlı bir istihdam beklentileri de yok edildi.”

Başka bir deyişle, Siyahi nüfusun büyük bir bölümü “artık” nüfus haline gelmiş durumda; bu da kâr getiren üretim açısından gözden çıkarılabilen bir nüfus demektir. On yıllardır devam eden polis terörü-cinayetleri ve Siyahi nüfusun geniş kesimlerinin kitlesel hapislerle toplanması Siyahilere karşı bir tür “yavaş soykırım” oldu. Donald Trump’ın beyaz üstünlükçü ideolojisi ve kişiliği göz önüne alındığında, mevcut koşullar altında bu durum artık yavaş soykırımdan “hızlı bir soykırım” haline gelebilir.

Siyahilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal acının muazzamlığı… ayrımcılık ve eşitsizlikler… amansız ırkçı polis şiddeti… tüm bunlar bu dehşetlere HİÇ bir çözümü olmayan bir sistemden yani kapitalizm-emperyalizmden doğmuştur. Bu durum Ice Cube gibilerin Trump ve onun faşist rejimiyle başa çıkması için geçerli bir bahane ya da mantık değildir. Bu yapılanlar İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonya ve Doğu Avrupa’da Nazi politikalarının propagandasını yaparak bunları uygulayan Yahudi konseyleri Judenrat’ta görev alan ve en nihayetinde soykırımla işbirliği yapan Yahudi “liderlerininkinden” farklı bir bahane ya da mantık değildir.

Ice Cube, Siyahi Amerika ile Sözleşme’yi “Bizim İçin Neler Var?” başlıklı bir video ile yayınladı. Ice Cube için belki birkaç kırıntı ve daha fazlası var. Fakat halk kitleleri açısından, eğer Trump’a dört yıl daha güvence verilirse tarifsiz bir dehşet var.

Avatar

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER