Yeni Komünizm

Komünist Bir Devlet Lideri, Komünist Önderliğin Örneklenmesi

BAsics

Editörün Notu: Aşağıdaki bölüm Bilim ve Devrim: Bilimin, Bilimin Topluma Uygulanmasının, Komünizmin Yeni Sentezinin ve Bob Avakian’ın Önderliğinin Önermi Üzerine – Ardea Skybreak ile Röportaj kitabı içinden aktarılmaktadır. Bu önemli çalışmanın tamamı Türkçeye çevrilmiştir ve yayın aşamasındadır. Aşağıda aktarılan bölüm devrim yapmak, radikal olarak farklı ve çok daha iyi bir dünya meydana getirmekle ilgilenen herkes için ciddi bir şekilde  “okunması ve gözden geçirilmesi gereken” bir içeriktir.

Kaynak için ayrıca bkz: Excerpt from SCIENCE AND REVOLUTION, On the Importance of Science and the Application of Science to Society, the New Synthesis of Communism, and the Leadership of Bob Avakian, An Interview with Ardea Skybreak: A Communist Statesman, Modeling Communist Leadership (revcom.us)


(…)

Soru: Bence bu çok önemli bir nokta ve bir dakika önce söylediğiniz BA’nın bu Diyalog’ta gerçekten bir devlet lideri gibi davrandığını hissettiğiniz şeyle ilişkili. Belki bunu biraz daha açabilirsiniz, çünkü bana kalırsa bu çok önemli bir nokta ve Diyalog’tayken böyle bir hisse kapıldığınızı bunu deneyimlediğinizi önceden de söylemiştiniz. Bu devrimin önderi olan, gelecek topluma önderlik edebilecek birine yönelik bir yaklaşım. Bu konuda biraz daha konuşmak ister misiniz?

Ardea Skybreak: Evet, devlet lideri yönünü hissetmem sanırım karmaşık bir dönemde yaşamamız, devrimci mücadeleyi geliştirmek için bu evrede pek çok mücadelenin olması, “iktidara karşı savaş, devrim için halkı dönüştür” şeklindeki, belirgin olarak da polis cinayetleri karşısındaki şu anki yaklaşım bir süredir olmayan bir şeydi. Ve bakın, BA, Devrimci Komünist Parti ABD’nin çalışmasına önderlik ediyor ve eminim ki Devrimci Komünist Parti’nin BA’nın önderliğinin ve Parti’nin üst düzey önderliğinin damgasını vurmadığı tek bir inisiyatifi bulunmuyor. Bu Parti’nin ilgilendiği şeylerin çeşitliliğinden görüleceği üzere ve revcom.us web sitesinde de yansıtıldığı gibi, başedilmesi gereken çok sayıda zorlu çelişki bulunuyor. Ve bu durum kendisinin önderliğinin içerdiği şeye yönelik bir ipucu vermektedir.

Pek çok kişinin devrimci bir önderlik konusuna yönelik herhangi bir fikri olduğunu sanmıyorum. Bir çok kişi devrimin önderini, benim taktiksel önderlik olarak düşündüğüm bir çeşit “aktivist” lider, gösterilerdeki gibi bir lider türünden bir şey sanır. Ancak etraflı bir devrimci önderlik yalnızca taktiksel değildir. Elbette çeşitli boyutlarda taktiksel önderlik olmalıdır, bunu önemsizleştirmiyorum. Örneğin insanların ne için savaştığını daha iyi anlayabilmelerine yardımcı olacak, taktiksel açıdan sokaklarda ve gösterilerde önderlik edecek, yine gösterilerde ajitasyon yapabilecek böylesi insanlara fazlasıyla ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak devrimin ve yeni bir toplumun önderinin her yönden nasıl bir devlet lideri olmasıyla ve bir bütün olarak daha çok devrimin stratejik komutanı olmasıyla ilgili önemli bir nokta bulunmaktadır. Komünist bir önderin -yalnızca üst düzey önderliğin değil, her bir devrimci komünistin- devrimin stratejik önderi olarak kendini düşünmesi ve bunun için çaba göstermesi gerekmektedir. “Devrimin stratejik komutanı demek yalnızca taktiksel bir lider olmak veya yalnızca stratejik bir filozof” olmak değildir. Bu çok önemlidir. Diğer bir deyişle bir devrime, devlet gücünün ele geçirilmesine önderlik edecekseniz ve yeni bir toplumun önderi olacaksanız -ki devlet lideri derken kastettiğim şey budur- yaptığınız şeyin karmaşıklığının tam olarak farkında olmalı ve pek çok farklı düzeyde ve farklı katmanda bununla ve halk içindeki pek çok farklı çelişmeyle boğuşmalısınız. Verili bir zamanda mutlak bir özgürlüğün bulunamayacağı ve şeyleri halen belirli bir doğrultuda yönlendirmeye çalışacağınız gerçeği ile yüzleşmek durumundasınız. İlkelerinize sadık olmaya çalışmalı, bunu açık bir şekilde desteklemeli fakat aynı zamanda önderlik ettiğiniz ve onlara önderlik ederken sizin öne sürdüklerinizi çoğunlukla anlamayacak -çünkü şeyleri yeterince iyi anlayamadıkları için veya başka programların, bakış açılarının ve yöntemlerin etkisinde olup onlar tarafından biçimlendiridikleri için- en azından bunları belirli bir derinlikte anlamayacak veya bunları devamlı bozma eğiliminde olacak insanlarla uğraşmanız gerekecektir.

Dolayısıyla stratejik önderlik çok ama çok karmaşık bir görevdir ve daha önce belirttiğim gibi pek çok doğa bilimcinin toplumsal dönüşümleri işaret ederken tamamen dağılmalarının ve temel bilimsel yöntemlere yönelik bildikleri her şeyi bir anda unutur gözükmeklerinin nedeni işte bu meseleyi içerir! Bunun bir parçası da, pek çok kişinin toplumsal alanda ve özellikle de devrimci değişimle ilgili olarak çok yönlü bir önderliğin nelerden oluştuğuyla ilgili olarak tamamen hatalı bir görüşe sahip olmasıdır. Siyasi bir önder, çoğu zaman gösterilerde elinde megafon tutan kişi olarak görülür. Oysa ki bu taktiksel önderliktir, bu önderlik tüm toplumun gerçekten tamamıyla dönüşümüne rehberlik edeceği ve ekonomik temelde ve bununla bağlantılı her şeyde tamamen yeni bir toplum inşa edeceği tam olarak stratejik komutan tipinde bir önderlik değildir. Bu türden çok yönlü önderlik çok daha karmaşık bir görevdir ve bugün pek çok insanın, bu konunun neyi kapsadığına ilişkin açıkçası ya çok az fikri vardır ya da hiçbir fikri bulunmamaktadır.

İzleyicilere yönelik ele alınması gereken bir mesele var – doğrusunu söylemek gerekirse çok farklı bir izleyici kitlesi oradaydı. Her şey herkes için olsun diye çabalayamazsınız. Esas olarak enternasyonal proletaryanın objektif çıkarlarını karşılamaya çalışmalısınız, bununla kastettiğim şey -birey olarak proleterler meselesi değildir- uluslarası açıdan, üretim araçlarına sahip olmayan, bu sistem altında toplumu yönetme hakkı bulunmayan, temel olarak bu kapitalist-emperyalist sistem altında gerçekten de kendilerini satmak durumunda kalan dünya çapındaki bir sınıfı kastediyorum. Bir sınıf olarak -bunu birey olarak proleterler şeklinde kendilerinin bilip bilmediklerine bakmaksızın- komünizm doğrultusunda gitmekten ve bütün sınıfsal ayrımların ve sömürü ve baskı ilişkilerinin ötesine geçebilmekten gerçekten en fazla çıkarı bulunanlar onlardır. Fakat bu sürecin parçası olacak tek sınıf bu mudur? Hayır. Kapitalist-emperyalist egemen sınıflar dünya toplumlarının veya verili herhangi bir toplumun çok küçük bir segmentini oluştururlar, fakat bununla birlikte bir ayağı sistemde olan, bir ayağı daha iyi bir şeyler doğrultusunda olan diğer pek çok güç de bulunur. “Orta” tabakalardan insanlar istikrarsız bir eğilimdedirler, herhangi bir anda bir taraftan diğerine kolaylıkla geçme eğilimi taşırlar. Bu duruma, herhangi bir bilimsel eğitim verilmemesinden dolayı, neredeyse hiç kimsenin problemlere istikrarlı bir şekilde, sistematik ve titiz bir yöntemle yaklaşmadığı gerçeğini de ilave edelim. Bilirsiniz, hem düşüncelerinde hem de eylemlerinde çok farklı insanlar karşınızda bulunur. Bob Avakian, hem devlet gücünün devrimci şekilde ele geçirilmesinde hem de yeni bir toplum inşa etmede “tükenmenin ve dağılmanın eşiğine gelmek” durumundan bahseder – bunu farklı yönlere çekecek farklı ve karşıt görüşlerden pek çok farklı insan olacaktır.

Bilime ihtiyaç duymanızın bir başka nedeni daha vardır. Toplum için en iyisinin ne olduğunu nasıl bileceksiniz? İnsanlığın büyük çoğunluğu için en iyisinin ne olduğunu nasıl bileceksiniz? Kapitalist-emperyalistler, kendi sistemleri açısından en iyisi olarak kabul ettikleri temelde işlerini yürütüyor. Bu bir toplu açgözlülük meselesi değildir, bu şekilde değildir. Bundan çok daha fazlasıdır. Korumak zorunda oldukları bir sistemleri var, kâr üzerine kurulu bir sistem bu, ve kapitalizm-emperyalizmin  temel çelişkisinden de bahsedebiliriz, biraz değinmeye değer bir konu bu. Buradaki esas nokta sistemlerinin devam etmesi için çaba göstermeleridir, fakat insanların anlamadıkları, hatta bu toplumu işleten insanların dahi anlamadıkları bir şey var, o da kendi sistemlerinin derininde yatan yasalardır. Eğer tamamen yeni türde bir toplumu -ki insanlığın çok büyük bir çoğunluğunun objektif ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini gerçekten de karşılayacak bir toplumdur bu- yaşama geçirmek istiyorsanız, çok fazla çalışmanız gerekir, pek çok hatalı fikre, önyargıya ve bilimsel olmayan görüşe gidip karşı çıkmanız gerekir. Böylesi görüş ve fikir çeşitliliği ile ve her tür farklı doğrultuda ilerleyen insanla uğraşırken, aynı zamanda sürecin dizginlerini de kaybetmemelisiniz. Stratejik komutan rolünün geldiği yer burasıdır. Eğer bilimsel yaklaşımınıza güveniyorsanız, insanlığın büyük çoğunluğunun nesnel çıkarlarının gerçekte ne olduğunu tespit etmenin mümkün olduğunu ve bu doğrultuda gitmenin ne gerektirdiğini kesin bir şekilde söyleyebilirsiniz. Bu durum tıpkı at binmeye benzer. Elleriniz dizginlerin üzerindedir, çünkü atın herhangi bir yere gitmesine izin vermezseniz –burada at süreç anlamına gelir, insan anlamında değildir, evet, devrimci süreç anlamındadır. Fakat atla giderken dizginleri çok sıkı tutar ve atın başını çok fazla çekerseniz atın ağzı kesilecek, dizginleri gevşetmezseniz de at sonunda duracak veya tepinmeye başlayacaktır, ve her durumda ileriye doğru özgürce ilerleme ve sürecin gelişimi mümkün olamayacaktır.

Dolayısıyla, her zaman bir gerilim bulunacaktır. Fakat bu durum, BA’nın da belirttiği gibi “sağlam çekirdek temelinde bir hayli esnekliğe” ihtiyacın bulunması, bazı insanların hızlı ve hatalı şekilde eleştirdiği gibi orta tabakadan kişilerin “fırlayıp” size problem oluşturacakları, size darılacakları ve sizin de kalkıp “şunlara birer kemik atalım da bizimle kavga etmesinler” diyeceğiniz türden bir şey değildir. Hayır! Bu iğrenç bir şey olurdu. Sağlam çekirdek temelinde hakiki bir esneklik inşa etmenin ve bunu kabul etmenin gerçek sebebi toplumun ve sürecin buna ihtiyacının bulunmasıdır. Devrimci süreç kendiliğinden nefes almak durumundadır, devrimci toplumun nefes alması gerekir, aksi takdirde hiçbir şekilde iyi olmayacaktır. Hem iktidarın devrimci şekilde ele geçirilmesi süreci hem de ardından devrimci toplumun inşası süreci nefes alabilmelidir. Ve eğer hepsini çok sıkı ve sert bir şekilde kontrol etmeye kalkarsanız – verili bir zamanda yaptığınız işte doğru bile olsanız, eğer çok sıkı ve kontrolcü davranırsanız bu çok heves kırıcı ve insanların moralini bozan bir şey olacaktır, insanlar da bilimsel araçların yeterince farkına varmayacaklar ve sonunda baskıcı ve katı bir topluma, katı bir sürece dönüşülecek demektir.

Ve Bob Avakian bu durumu gerçekten anlamaktadır, çünkü kendisi mevcut toplumda neyin hatalı olduğu ve gelecek toplumda insanlığın yararına hangi gereksinimlerin bulunacağı doğrultusunda, sağlam çekirdek denen, kararlı olan, güvenebileceğiniz unsurlardan oluşan şey ile, aynı zamanda toplumdaki halk kitlelerinin farklı katmanlarından gelen en geniş farklı görüşleri ve yaklaşımları kapsamak ve bunları birleştirmek için bu sürece önderlik etmek arasındaki objektif olarak bulunan maddi gerilimi anlayabilecek kadar da iyi bir bilim insanıdır.

Yeterince iyi açıklayabildim mi bilemiyorum, ancak kendisi pek çok yazısında ve konuşmasında bunu çok iyi bir şekilde açıklamaktadır, insanların bütün bu sağlam çekirdek ve sağlam çekirdek temelinde bir hayli esneklik şeklindeki görüşü derin şekilde incelemesini öneriyorum. Ve -sağlam çekirdek temelinde- şeklindeki son bölümü anlayabilmek çok önemlidir. Sağlam çekirdek olmadan doğru türde bir esnekliğiniz de olamaz. Her şeyin ve herkesin her yöne saçıldığı bir zeminde deli sürüsüne çobanlık yapmak durumunda kalmak istemezsiniz. Sağlam bir çekirdeğin olması gerekir. İşin aslı, titiz bir bilimsel kavrayışla bu sağlam çekirdekle, çekirdek bir bilimsel teoriyle, biriken bilgi ve deneyimin çekirdek bir temeliyle ve çekirdek bir kesinlikle ne kadar kararlı şekilde süreci ele alırsanız, esnekliğin geniş çaplı olmasını, gelecekteki sosyalist toplumdaki devrimci süreçler açısından da gerekli olacak halk içindeki inisiyatifi o kadar mümkün kılar ve bunu cesaretlendirirsiniz. Bu durum, muhalefet ve geniş çaplı toplumsal mayalanma ile toplumun iyi bir yönde daha da gelişmesine aktif şekilde katkıda bulunabilir.

Soru: Konuşmanızda öne çıkan şeylerden biri de, sağlam çekirdek temelinde bir hayli esneklik ile, hem komünizm yolundaki gelecek bir sosyalist topluma ulaşmak doğrultusunda devrim yapmak, hem de gelecek toplumun kendisi arasında bir bağlantı bulunması – tüm bir devrim yapma ve komünizme ilerleme sürecindeki yaklaşım ile sizin Diyalog’da BA’yı gerçekten de gelecekteki toplumun önderi olarak hissettiğiniz nokta arasında bir bağlantı ve bir birliğin bulunmasıdır. Ve sonrasında önceden belirttiğiniz bir nokta olarak, eğer gerçekten sağlam çekirdek ve bir hayli esneklik yaklaşımının uygulaması ve modellemesi yapılmamışsa BA’nın Cornel West ile bu Diyalog’u niçin gerçekleştirdiği sorusu ortaya çıkıyor. Ve bu noktayı biraz daha derinleştirebilmek açısından, BA’nın bu Diyalog’ta ve çalışmasının tamamında taviz vermediğini, gerçeklik ve komünizm bilimi kavrayışını fazlasıyla öne sürdüğünü, Cornel West de dahil olmak üzere farklılıklar karşısında durumu idare etmeye ve tatlıya bağlamaya çalışmadığını, bununla birlikte kendisinin oluşan birlik durumunun son derece farkında olarak hareket ettiğini belirtmek gerekiyor. Ve her ne kadar farklıları olsa da, Cornel West gibi birinde fazlasıyla bulunan bir yaklaşımı -pek çok içgörüsünün bulunmasını, tüm bir devrimci sürece katkı yapabilecek çok fazla şeye sahip olmasını- çekebiliyor. BA’nın bu Diyalog’ta Cornel West ile ilişkisini göz önünde bulundurarak sağlam çekirdek ve bir hayli esnekliğin uygulanmasına yönelik söyleyeceğiniz başka şeyler de var mı?

Ardea Skybreak: Evet, bana kalırsa BA’nın bir yandan hem Cornel West ile ilişkisinde, öte yandan önceden izleyiciyle -çoğunluğu oluşturan farklı tabakalardan ve farklı bakış açılarından izleyicilerle- ilişkili belirttiğim durumda da “sağlam çekirdek ve sağlam çekirdek temelinde bir hayli esneklik”in uygulaması ve örneklendirilmesini görebilirsiniz, gördüğünüz şey deneyim ve bilginin katiyeti üzerine temellenmektedir. Bakın, doğa bilimlerinden hareketle bir düşünün: Eğer -gerçekten gelişmiş, gerçekten vizyoner ve bu şekilde gerçekten öncü bir rol oynayan- birisi verili bir zamanda bilim alanını veya doğa bilimlerinin belirli bir alanını en gelişkin şekilde geliştirme doğrultusunda ortaya çıkarsa birilerinin kalkıpta bildiklerini bilmiyormuşçasına davranması, halkla birlikte mücadele etmemesi ve onlarca yıldır biriktirilen ve analiz edilenlere yönelik tıpkı bu durumda olduğu gibi bir kanıt sağlamaması gülünç bir şey olacaktır. Haksız mıyım? Dolayısıyla Cornel ile birlikte çalışırken dahi kendisi durumu geçiştirmiyor, insanları yanlışa yönlendirmiyor, onları küçümsemiyor veya bildiği şeyleri insanlardan gizlemeyecek kadar da onlara gerçekten saygı duyuyor. Onun saygı duymadıkları yalnızca toplumun tepesinde bulunan sömürücüler ve baskı uygulayanlardır. Ancak halka fazlasıyla saygı duyar, hatta kendisiyle hemfikir olmayan kişilere bile bazı önemli açılardan saygı duyar. Özellikle de insanları küçümsememek, onları hatalı şekilde yönlendirmemek veya gerçekte olduğundan sanki daha çok anlaştığı nokta varmış gibi davranmamak, dürüst olmak, ilkelerdeki farklılıkları keşfetmek ve tutarlı olmak açısından bu geçerlidir.

İzleyiciler de dahil olmak üzere bunu olduğu gibi insanlara söyler. Bu izleyici kitlesinin çok farklı görüşlerden ve oldukça zararlı olduğunu düşündüğü pek çok hatalı fikirden kaynaklandığını bilmektedir. Örneğin bu dini görüşlerin çoğunun, insanların gerçeği olduğu gibi anlamaları ve onun nasıl değiştirilebileceğini kavramaları noktasında kısıtlayıcılığı bulunur. Bulunduğu konum kesinlikle tarafsız değildir – dinle ilgili olarak, bakın bu bende olmayan bir şey, ancak yine de iyi bir şeydir, gidin ve neye inanmak istiyorsanız ona inanın şeklinde bir tutumu söz konusu değildir. Kesinlikle bunu demez. Aksine izleyici kitlesi ile gerçekten cebelleşir, en temelde bu dini şeyleri bırakmanız gerekir çünkü bunlar gerçekten zararlıdır, gerçeğin olduğu gibi anlaşılmasını gölgelemektedir ve bundan dolayı da daha ötesini görebilmeyi, toplumu iyi bir yönde dönüştürmeyi görebilmeyi zorlaştırmaktadır der. Dolayısıyla bu şeyden kurtulmak durumundasınız! Ve çoğunluğu dindar olan izleyici kitlesine, özellikle de en çok baskı görenlere – devrimci süreç için en önemli olan ve ileriye doğru en çok adım atması gereken insanlara bunu doğrudan söyler. Bu şekilde konuşarak halka yeterince saygı duyduğunu göstermektedir, onlara stratejik güveni tamdır.

Cornel ile birlikte çalışırken, çok fazla deneyimi olan, çok fazla alanda çalışma yapmış, pek çok farklı felsefeyi analiz etmiş donanımlı bir entelektüel ile çalışma yürütmektedir. Ve BA bu sürece de saygı gösterir. Ancak yine de durumu olduğu gibi açıklayacaktır, kanıt sunacaktır. İncil’de gerçekten ne deniyor? Dinin rolü nedir? Haydi bunu kavrayalım!

Bazı kişiler diyecektir ki, peki, fakat benim tüm bunları duymam gerekmiyor, çünkü ben zaten Tanrı’ya inanmıyorum. Doğrusu sizin de bütün bunları dinlemeniz gerekiyor, niçin biliyor musunuz? Çünkü dünya çapında milyarlarca insan herhangi bir dinden derin bir şekilde etkileniyor, ve gerçeğe bir prizmadan, mercekler aracılığıyla belirli bir inanç ile yaklaşıyor. Bu bir çerçevedir, bir başka ifade ile bu teorik bir çerçevedir, bu gezegendeki çoğu insan dünyayı anlamak, neyin yanlış olduğunu kavramak, ne yapılıp ne yapılamayacağını görmek için bu çerçeveyi uygulamaya çalışır. Din konusu hem ABD’de hem de tüm dünyada çok büyük bir meseledir. Dolayısıyla Bob Avakian, Diyalog’da bir yandan Cornel ile iyi bir yöntem, samimi iyi bir yöntem izleyerek cebelleşir, çünkü bu kişiler birbirine saygı duyan, birbirlerine ve izleyicilere karşı çok belirgin farklılıkları olduğunu dürüst bir şekilde söyleyecek kadar da birbirlerini seven insanlardır. İlkeleri ve tutarlılıkları olduğu için, bu önemli farklılıkları öne sürüp aydınlatacak ve böylece izleyicilerin evlerine döndüklerinde veya gittikleri zaman bu meseleleri kendi başlarına daha iyi kavramalarını sağlayacak yetenektedirler.

Bununla birlkte, Bob Avakian’ın esneklik kısmı ile örneklendirdiği şeyin şu olduğunu düşünüyorum: Bakın iyi dinleyin, bu devrimci süreç çok zengin, karmaşık ve çeşitlilik içeren bir süreçtir, bu sürecin geniş çaplı, çok çeşitli insanı kapsaması gerekiyor. İşin aslı Bob Avakian’ın her seferinde vurguladığı noktalardan biri, devrim sürecinde ve devlet gücünün gerçekten ele geçirileceği evrede devrime dahil olan pek çok insanın halen dindar olmayı sürdürecek olmasıdır! ABD gibi bir ülkede bu şüphe götürmeyecek kadar doğrudur. İnsanların çoğu devrim ve sosyalizm için farklı biçimlerde mücadeleye katılsalar dahi dinlerini terketmeyecek, çoğu bundan tamamen kopamayacaktır. Ve bu durum, gerçeğin materyalist bilimsel bir kavrayışına sahip olmanın, bunun ne kadar karmaşık olduğunun, sürecin ne kadar karmaşık olduğunun yalnızca bir örneğidir. Bununla birlikte, devrimci süreçte giderken sizinle aynı düşüncede olmayan insanları görüşlerinizi gizleyerek kandıramazsınız. Hayır, bu yapmamanız gereken bir şey. Aksine, devrimci bir komünist olarak bu farklılıklar noktasında dürüst olmalısınız. Eğer toplumu insanlığın ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürme isteğinizde ciddiyseniz, savunduğunuz sürecin, stratejik önderliğe yardım etmesi gerektiğini, bu sürecin pek çok farklı ve önemli meselede sizinle göz göze gelmeyecek çok farklı insanları kapsayacağının farkına varacaksınızdır. Ve tüm bir yol boyunca, insanlar ortak düşmana karşı mücadele ederken, iktidarı ele geçirme sürecinde ve yeni bir toplumun yeni kurum ve organlarını inşa edebilmek için giderek biraraya gelseler de durum böyle olacaktır.

Bob Avakian, tüm bunların hepsini, bir kerede, gerçek ve samimi şekilde ve Cornel West gibi birine karşı (bu hislerin fazlasıyla karşılıklı olduğuna inanıyorum) çok içten bir şekilde gerçekleştirirken, aynı zamanda farklılıklardan bahsetmenin önemi ve toplumu gerçekten daha iyisi ile değiştirebilmek için niçin tutarlı bir bilimsel yöntem ve yaklaşım uygulanması gerektiği konusunda da son derece açık bir tutum ortaya koymuştur. Ve evet, insanlara dobra dobra niçin dinden -bütün dinlerden- vazgeçmekleri gerektiğini anlatır, çünkü ilerleyebilmeleri için bu gereklidir. Şu bir gerçek ki, dünyadaki bütün dinler çok uzun bir dönem önce insanların henüz anlayamadıkları şeyleri açıklayabilme çabası ve şu an aşılan çeşitli ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla bizzat insanlar tarafından uydurulmuştur. Dünyanın her yerinde, insanlar, hem doğal hem de toplumsal dünyada anlayamadıkları şeylerden kaynaklı boşlukları doldurabilmek için, ayrıca ölüm ve kayıplar gibi durumlarla başedebilme mekanizmaları oluşturabilmek için farklı doğaüstü inanç setleri üretmişlerdir. Bütün bir yaşamın nasıl geliştiğini anlayabilmek, bizzat insanın önceki varolan türlerin uzunca serisinden nasıl evrildiğini anlayabilmek için eğer bilimsel bir bilginiz yoksa, nasıl geldiğimizi açıklayabilmek için muhtemelen bir çeşit üstün doğaüstü güce ihtiyaç duyarsınız! [Gülerek] Dünyadaki her dinin bu açılardan bazı ortak noktaları bulunur. Bununla birlikte hepsinin farklı yaratılış mitleri ve bunun gibi şeyleri bulunur. Ve farklı kutsal kitapları, peygamberleri ve bunun gibi şeyler içerirler. Bob Avakian şunu söylüyor, haydi artık biraz ciddi olalım, gerçekten İncil’i bir açalım ve ne söylediğine bir bakalım. Dogmatik bir devrimci, ne olacak ben Tanrı’ya inanmıyorum ve dinin insanlar için kötü olduğunu düşünüyorum, dolayısıyla bu durum beni ilgilendirmiyor der. Fakat BA bunun yerine, din dünyada çok önemli bir problemdir, bu çok önemli bir mesele, milyarlarca insan bir tür tanrıya veya bir çeşit dine inanıyor, ve bu durumun farkında olmamız gerekiyor diyor. Ve bu konuda ödevini de yapıyor. Çalışma yapıyor. Baştan sona İncil’i okuyor. İncil’i biliyor. Bir çok insandan farklı olarak içinde ne olduğunu size söyleyebilir. Ve bu dini güçlerin meselesinin ne olduğunu size anlatabilir. İnsanın bu dinleri nasıl uydurduğunun tarihine yönelik size bir şeyler anlatabilir. Ayrıca insanların kilisede, camide, tapınakta veya benzeri bir yerde öğrendikleriyle ahlaki bilinç temelinde niçin motive oldukları hakkında konuşabilir. Aynı zaman, bilimsel bir şekilde size buna bağlı kalmanın zararlarını da gösterebilir. Din gerekli bir şey değildir. Bundan kurtulabilirsiniz. Bırakırsınız ve gider. Bu tarz eski düşünme biçimlerini terk edebilirsiniz ve bütün insanlığın çıkarları doğrultusunda dünyayı dönüştürmenin felsefi ve bilimsel yöntemini benimseyebilirsiniz, ki bu tamamen yaşam dolu, keyifli, canlı aynı zamanda sanat ve kültür dolu bir şeydir, hiçbir şekilde ölü ya da soğuk bir şey değildir, dini ve doğaüstü tuzakları ve bunlarla birlikte gelen bütün o eski şeyleri taşımak zorunda değilsiniz.

Avatar

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER