Yeni Komünizm

‘’Made In the USA’’: Muz Cumhuriyetleri

BAsics

Çarşamba günü, eski başkan George W. Bush, Trump’ın faşist çetelerinin 2020 seçimlerini tersine çevirme girişimini şu sözlerle kınadı: ‘’Seçim sonuçları muz cumhuriyetlerinde böyle tartışmalara neden olur bizim demokratik cumhuriyetimizde değil.’’ Unutmayalım ki bunları söyleyen eski başkanla, Irak’a karşı yalanlara dayanarak savaş başlatan, kendi hükümetini ve toplumun geniş kesimlerini paramparça bir halde bırakan, arkasında koca bir ölüm mirası, yıkım ve dengesizlik bırakan eski başkan aynı kişilerdir.

Bush, “muz cumhuriyeti” göndermesi yapan politikacılardan ve siyaset ‘’uzmanlarından’’ sadece bir tanesidir. Herkes Trump’ın darbe girişimini kınamalıdır. Ancak bu yapılırken “muz cumhuriyeti” terimini kullanmak emperyalizmin iğrenç kibrini ve ikiyüzlülüğünü gösterir.

‘’Muz cumhuriyeti’’ ne anlama geliyor?

Muz cumhuriyeti ağırlıklı olarak siyasi istikrarsızlıktan sallanan, seçimlerin (eğer olurlarsa) geniş bir şiddet kullanımıyla beraber yaşandığı, hükümetlerin yasal süreleri dolmadan genelde darbelerle karşılaştıkları ezilen ve yoksul ülkeleri tanımlamak için kullanılan; hakaret ve aşağılama içeren bir tanımlamadır.

Bir ülkenin ‘’muz cumhuriyeti’’ olmasına neden olan nedir?

Bu ifade ilk kez Amerikalı bir yazar olan O. Henry tarafından, ABD’nin domine ettiği Honduras ve komşu Orta Amerika ülkelerini tanımlamak için kullanılmıştır. Amerika’nın yönetimi buralarda darbeler ve işgallerle dayatılmıştır, bu yolla kendi çıkarlarına hizmet eden rejimler inşa etmişlerdir. Ve ABD’nin ‘’çıkarları’’ halkların ağırlıklı olarak tarıma dayandığı bu ülkeleri, United Fruit Company (şimdi Chiquita markası) gibi şirketlere kahve ve muz gibi birkaç mahsul elde edilebilen devasa plantasyonlara dönüştürmek olmuştur. Bunun yapılabilmesi için nüfusun büyük çoğunluğunu teşkil eden küçük ölçekli köylüler topraklarından zorla sürülmüş ve yok pahasına bu plantasyonlarda çalıştırılmışlardır. Bunun sonucu ise bu şirketlerin ve ABD ekonomisinin cebine akan devasa karlar olmuştur. Bunun adı ise ‘’süper kardır’’, kendi ülkesindeki çalışanlardan emilebilecek karın çok daha fazlasını ifade etmek için kullanılır.

Bu ülkelerde Amerika tarafından desteklenen rejimler yağmayı acımasız bir şekilde, baskılar ve terör ile sürdürmüştür. Ve bunun karşılığı olarak ABD bu rejimleri, derebeylerinin buyruklarını yerine getirmeyi sürdürerek varlıklarını arttırdığı sürece korumuştur.

Büyük halk kitleleri ezilip terörize edilirken, korkunç yoksulluklarla mücadele ederken, ‘’sadakatleri’’ yabancı işgalcilere olan bir avuç gangster tarafından yönetilen bu ülkelerin ‘istikrarlı’’ bir konumlarının olmaması tabii ki büyük bir sürpriz değildir.

‘’Muz savaşları’’ olarak bilinen periyot da ABD, Honduras’ı 1903 ve 1925 yılları arasında tam yedi kez işgal etmiştir. 1980’li yıllarda Amerika’da eğitilmiş, desteklenmiş ve finanse edilmiş ölüm mangaları yüzlerce işçi liderini, öğrenciyi ve din aktivistini katletmiştir. 2009 yılında ise Obama yönetimi Honduras’ın liberal eğilimli popülist başkanına karşı askeri darbeyi desteklemişlerdir.

Honduras’ın komşusu olan Guatemala’da aynı şekilde acı çekmiştir. 1952 yılında reformist Arbenz hükümetinin başlattığı toprak reformu gibi politikalar United Fruit Company’nin çıkarlarını ve ABD’nin ‘’komünizme’’ karşı yürüttüğü savaşı tehdit etmiştir. Başkan Truman aynı yıl bir darbeye yetki vermiş ama bu darbe başarısız olmuştur. Takipçisi başkan Eisenhower 1954 yılında başka bir darbeye yetki vermiş, ABD’nin işgal tehditleri altında gerçekleşen darbe toprak reformunu tersine çevirerek şiddet dolu bir rejimi ülkenin başına geçirmiştir. Darbeyi takip eden on yıllar boyunca yüzbinlerce Guatemalalı köylü baskıcı rejim tarafından katledilmiştir. 1963 yılında ise seçimler Kennedy hükümetinin desteklediği bir askeri darbe yüzünden iptal olmuştur.

Küresel bir sömürü, baskı ve tahakküm zinciri- ve ne yapmalı?

ABD parazitçe yapılanmış bir besin zincirinin en tepesinde oturmaktadır, bu zincirin adı kapitalizm-emperyalizmdir. ABD’nin ‘’muz cumhuriyetleri’’ diyerek dalga geçtiği ülkelerde ekonomik tahakkümün yanı sıra siyasi tahakküm de sürüp giderken bu ezilen ülkelerden inanılmaz bir varlık akışı gerçekleşir (https://www.revcom.us/a/547/empire-of-exploitation-world-of-misery-and-revolution-en.html). Milyarlarca insanın bu şekilde ırgat gibi çalışmaya, açlığa ve korkuya zincirlenmesi Amerikan’ın ‘’refahı’’ için olmazsa olmaz bir ekonomik temel sağlar. Bu ‘’refah’’ Üçüncü Dünya ülkelerinin çoğunu karakterize eden korkunç açlıklar ve hastalıklardan çok uzaklardadır. Ve tabii ki bütün bunlar (limitli) demokratik haklara, siyasi stabiliteye, barışçıl hükümet değişimi vb. diğer ayrıcalıkların temeline katkıda bulunur. Aksi yönde ise sözde ‘’muz cumhuriyetlerindeki’’ bu siyasi istikrarsızlık direkt olarak emperyalist tahakküme, nüfusunun büyük çoğunluğunun korkunç derecede yoksul koşullarda yaşatılmasına bağlıdır.

Bu yağma Amerikan toplumunun muazzam asalaklığının da kaynağıdır.i ABD ekonomisi on yıllardır meta üretiminden kayda değer ölçüde uzaklaşarak şu an da ‘’görünmez’’ insanlar tarafından, düşünül(e)meyen mekanlarda üretilen metaların ithalatı, kontrolü, organizasyonu, dağıtımı, dolaşımı, satışı ve tüketilmesinin merkezindedir. Yani eğer bazı ülkeler ‘’muz cumhuriyeti ‘’ ise o halde ABD tam bir ‘’muz imparatorluğudur’’.

Adalet ve insanlığın çıkarlarını umursayan insanlar ‘’Amerika’yı ‘’muz cumhuriyeti’’ olmaktan uzak tutmak’’ mücadelesinin dar ufkundan çıkarak bunun yerine ‘’muz cumhuriyetlerinin’’ ve ‘’muz imparatorluklarının’’ olmadıkları bir dünya hayal etmeli ve bunun için mücadele etmelidirler!

Kaynak: https://www.revcom.us/a/682/banana-republics-made-in-usa-en.html


i Bkz. https://www.revcom.us/a/649/these-imperialists-make-the-godfather-look-like-mary-poppins-en.html#acseries

Bob Avakian’ın Atılımlar – Marx’ın Tarihsel Atılımı ve Yeni Komünizm ile Daha İleri Bir Atılım kitabında belirttiği gibi Amerikan toplumundaki parazitlik inanılmaz düzeyde gelişen küresel kapitalizm ile alakalıdır :

‘’Bu da, modern kapitalist emperyalizmin asalaklığına; özellikle ABD’de globalleşen kapitalizmin dayandığı büyük çaptaki üretimin artışına ve bilhassa Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Asya’nın Üçüncü Dünyasında yer alan ter atölyelerinden elde edilen büyük kâr oranının sürdürülmesine, öte yandan kapitalist-emperyalizmin “evi” konumundaki ülkelerdeki finans alemi ve finansal spekülasyonlardaki artan kapitalist aktiviteye ve “en üst” (temel fiziksel materyallerin üretimine yönelik olmayan) yüksek teknoloji, hizmet sektörü ve ticaret (online pazarlamanın artan rolü de buna dahildir) çevresine dayanmaktadır. Lenin’in de ifade ettiği gibi, bu durum ABD gibi toplumların tümüne “asalaklık damgasını” vurur; ve yine, burjuva üretim ilişkilerinin toplumsal emeğin doğal, nihai ve ebedi ilişkileri olduğunu varsayan teoriler ve gözlemler, bugün ABD gibi bir ülkede olduğu şekliyle yüksek derecede asalaklık ile belirginleşen burjuva ilişkilerin entelektüel tezahürleridir.’’

Yeni Komünizm

"Enternasyonalizm - Önce Tüm Dünya Gelir" - Bob Avakian

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER