Yeni Komünizm

Net Sıfır Karbon Emisyonu: Yeni Başlayanlar İçin Emperyalist Sahtekarlıkları 

BAsics

Editörün notu: Aşağıdaki yazı revcom.us sitesinde yayınlanmış küresel iklim krizine emperyalistlerin cevaplarından birisi olan ‘’Net Sıfır Emisyon’’ aldatmacasına yönelik bir okur mektubudur. Takipçilerimizi hem revcom.us sitesinden çevirdiğimiz hem de kendi yazdığımız yazılarla küresel iklim kriziyle ilgili bilgilendirmeye, meseleyi doğru bir yöntem ve yaklaşımla kavramaya ve buna karşı harekete geçebilmenin stratejisini vermeye devam ediyoruz.


Küresel ısınma ile ilgili revcom.us sitesini yakından takip ettim ve hem bunun bilimini hem de kapitalist-emperyalist sistemin bu krizi nasıl varoluşa getirdiğini öğrendim. Sizlere Devrim Daha Azı Değil (RNL-Revolution Nothing Less) şovunun videosunu iklim krizinin temellerini anlamak için izlemenizi öneririm. Bu yazıda küresel ısınmayla ilgili gerçek çözümleri gizleyen ve aslında fosil yakıt kullanımını ebedileştiren bir aldatmacaya değineceğim. Bu saçmalığın adı net sıfır karbon emisyonudur. 

Joe Biden bağırarak Amerika’nın enerji hedefinin ‘’2050 yılına dek net sıfır sera gazı emisyonu’’ olduğunu ilan etti. John Kerry, Biden’ın sözde ‘’iklim elçisi’’ dünya liderleriyle görüşerek ‘’hem Amerika’yı hem de bütün dünyayı net sıfırın yoluna çekmeliyiz’’ dedi. Çevreci hareketlerde dahil olmak üzere pek çok insan bunu gerçekten ileriye yönelik bir adım olarak gördüler. Ancak bu kesinlikle yanlış! 

Bu yazıyı yeni başlayanlar için ‘’net sıfırın’’ küresel ısınmaya neden bir çözüm olmadığı ve aslında sorunun bir parçası olduğunu anlatmak için yazıyorum. 

 

Net Sıfır Ne Demek? 

Birleşmiş Milletler şöyle diyor: Basitçe net sıfır atmosfere yeni salınımlar yapmadığımız anlamına gelir. Salınımlar devam eder ancak atmosferden yeterli miktarda absorbe edilerek bu durum dengelenir.’’ Burada net sıfır karbondioksit salınımının fazlaca düşürüldüğü ama elimine edilmediği ve atmosfere pompalanan karbon havadan alınan karbonla dengelenebilirmiş gibi resmedilmiştir. 

Yani ‘’net sıfır’’, havaya salınan karbondioksit miktarının havadan alınanla eşit olması anlamına geliyor. Musluk açılıyor ve su küvete dolmaya başlıyor (karbon emisyonu atmosfere salınmaya başlıyor). Aynı anda tıpa da kısmen açık ve su dışarı akmaya başlıyor (atmosferden karbon ayıklanıyor). Küvetimizdeki ‘’net sıfır’’ örneği, içeriye girenin dışarıya çıkanla aynı olması prensibine dayanıyor yani küvetteki su miktarı değişmiyor. 

Sadece bir şeyi hatırlatalım, ‘’su seviyesini’’ aynı tutmak yeterli DEĞİL. Yani net sıfırla ilgili elimizdeki ilk problem bu: Atmosferdeki karbon miktarı radikal şekilde azaltılmıyor ve bunun çevre üzerinde çok kötü sonuçları olacak. 

Net sıfır ile ilgili ikinci problem ise sanki atmosfere karbon salmaya devam etmek iyi bir şeymiş ve bu gelecek için verilmiş bir söz ile sağlanacakmış gibi şart koşmasıdır. Bu iğrenç bir aldatmacadır. 

Küvet analojisine geri dönelim. Eğer küvete çok fazla su koymaya devam ederseniz tıpadan da fazla su gelmeyecektir. Ancak daha sonra şöyle diyeceksinizdir ‘’Evet bunun biraz taşma yapabileceğinin farkındayız ama biliyorsun ki net sıfır için çalışıyoruz ve gelecekte bu akışı yavaşlatacağız.’’ Yani başka bir deyişle şu an karbon emisyonunu düşürmek için geleceğe yönelik taahhütte bulunduğumuz sürece ciddi ve esaslı adımlar atmayabiliriz . İşte kapitalist-emperyalistlerin duruşu tam olarak budur. 

 

Net Sıfırı Nasıl Başarmayı Planlıyorlar? 

Net sıfır planlarının genelde iki ayağı oluyor

A-) Birinci ayak, fosil yakıt yakmadan elektrik üreterek karbon emisyonunu-solar enerji, rüzgar ve hidroelektrik ve araba motorlarını elektrikli yapmak gibi başka metotlar- ile düşürmeye dayanıyor. 

Peki işler gerçekte nasıl işliyor buna bir bakalım. 1990 yılında kömür ve doğalgaz (bunlar karbon yayan yakıtlardır) Amerika’daki elektriğin %65’inden sorumluydu. Bundan 30 yıl sonra, güneş ve rüzgar enerjisi üretmenin maliyeti radikal şekilde düşmüşken ve bunlar fazlasıyla elektrik üretmek için kullanılıyorken 2020 yılında kömür ve doğalgaz Amerika’daki elektrik üretiminin %60’ından sorumludur-yani 1990 yılından sadece %5 daha az. 

Yani başka bir deyişle Amerika’da enerji sistemine daha fazla güneş ve rüzgar enerjisi dahil edilmektedir ancak bu devasa fosil yakıt temelinin yanında ince bir katmandan öteye geçememektedir. Aslına bakılırsa son 30 yılda başka bir şey daha olmuştur. Amerika dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticisi olmuş ve o şekilde de kalmıştır. 

Biden ve şürekasının fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bol şerbetli cümlelerine rağmen Amerika’nın şu an bulunduğu ‘’yol’’ budur. Ve Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre Amerika’nın (Biden yönetimi altında) karbon emisyonu bu yıl %7 artacaktır-bu olurken gezegen, tarihteki en ciddi ikinci karbon salınımını yaşayacaktır. Fosil yakıtların kapitalist-emperyalizm sistemi için neden bu kadar karlı bir işleyişe sahip olduğunu anlamak için Raymond Lotta’nın https://revcom.us/a/645/50-years-since-earth-day-1-en.html yazısına bakınız. 

B-) Net sıfırın ikinci ayağı ise havadan karbonu çıkartmak için kullanılacak, atmosferdeyken karbonu yakalayacak ve zemine enjekte edecek teknolojileri içerir. 

Öncelikle böyle bir teknoloji mevcuttur. Ancak bu teknoloji büyük ölçüde gelişmemiştir ve yine büyük ölçüde etkililiği kanıtlanmamıştır. Hatta pek çok bilim insanı böylesi bir teknolojinin atmosferdeki büyüyen karbon miktarı üzerinde kayda değer bir etki yaratacak seviyede geliştirilip hemen kullanılabileceğinden şüphelidir.  

Karbon çıkartılmasının bir hayli öne çıkartılan taslaklarından birisi Bio-enerji ile Karbon Yakalama ve Depolama olarak adlandırılır. İlk önce devasa ağaç plantasyonları kurulur (ağaçlar havadan karbonu emer ve köklerinde, dallarında depolarlar); daha sonra bu ağaçlar kesilir ve enerji üretmek için kesilen parçalar yakılırlar; yakım işleminden ortaya çıkan karbondioksit yakalanır ve yeraltında depolanır. Ancak daha önce de söylediğim gibi karbon ‘’Yakalama’’ teknolojisi bir hayli şüphelidir.  

Bununla birlikte bütün bu süreç kuraklıkla karşı karşıya bir gezegende inanılmaz rakamlarda su gerektirir. Ayrıca bu taslak gezegenin biyoçeşitliliğine ve gıda üretimine zarar verecek seviyelerde toprağa ihtiyaç duyar. Küresel olarak böylesi bir proje için; kapitalist-emperyalist dünya ekonomisinin devam eden salınımının hepsini emebilecek ağaç plantasyonları yaratmak gibi şeyler için ihtiyaç olunan alan devasadır. Dünyanın Dostları’nın (Friends of the Earth International) yayınladığı bir araştırma şu an havadaki karbonun sadece yüzde beşinin emilmesi için iki tane Hindistan kadar alana plantasyon yapılması gerektiğini öngörüyor.  

Küvet analojimize geri dönecek olursak; taahhüt ettikleri gibi bir ‘’tıpa’’ henüz mevcut değil ve küvetin içerisinde bulunan su miktarı şu anda küveti tehdit ediyor. 

 

Emperyalistler Neden Net Sıfırı Benimseyip Öne Çıkartıyorlar? 

Emperyalistler net sıfırı benimseyip öne çıkartıyorlar çünkü şu an da insan toplumunun bulunduğu izlekteki korkunç durumdan acil ve radikal bir kopuş talep etmiyor. Ve işlere olduğu gibi devam ederken sanki iklim kriziyle ilgileniyormuş ve değişiklikler yapıyormuş görüntüsü veriyor. 

 

Net Sıfırın Asya, Afrika ve Güney Amerika- Küresel Güney- Ülkeleri Üzerinde Nasıl Bir Etkisi Olacak? 

İlk olarak, Küresel Güney’in atmosfere saldığı karbon miktarı emperyalist ülkelerinkinden çok daha azdır. Ancak daha şimdiden iklim krizinin ağır yükünden daha fazla nasip almaktadırlar. Yükselen su seviyeleri şehirlere zarar vermekte; tarım alanları kuraklıkla cebelleşmekte ve fırtınalar ekilebilir alanları çöllere çevirmektedir. Böylesi vahim bir tabloya cevap vermek için net sıfır yetersizin ötesindedir.  

Bununla birlikte çoğu net sıfır taslağı özellikle de Küresel Güney’deki halklar için inanılmaz derecede yok edicidir. Örneğin Fransız enerji şirketi Total, Afrika’da devasa ağaç plantasyonları kurmak için şu an yerli halklar Pigmeler ve Bantu çiftçilerini yerlerinden edecek pazarlıklar içerisindedir. 

Umarım değindiğim noktalar insanların neden ‘’net sıfırın’’ tehlikeli ve zararlı bir aldatmaca olduğunu anlamasına yardımcı olur.


Çevre kriziyle ilgili ek makaleler:

http://yenikomunizm.com/gezegenimizim-yagmalanmasi-cevre-krizi-ve-gercek-devrimci-cozum/

http://yenikomunizm.com/ekolojik-talan-hes/

http://yenikomunizm.com/ekolojik-talan-avcilik/

http://yenikomunizm.com/ekolojik-talan-madenler/

http://yenikomunizm.com/kapitalizm-emperyalizm-gezegeni-yok-ediyor-insanlik-yalnizca-devrimle-onu-gercekten-kurtarma-sansini-yakalar/

Yeni Komünizm

"Enternasyonalizm - Önce Tüm Dünya Gelir" - Bob Avakian

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER