Yeni Komünizm

Radikal Bir Değişiklik Geliyor: Bu Özgürleştirici mi, Yoksa Köleleştirici mi Olacak? Devrimci mi, Yoksa Gerici mi Olacak?

BAsics

Editörün Notu: Bob Avakian’ın aşağıdaki makalesi 8 Haziran 2020 tarihinde revcom.us web sitesinde yayınlanmıştır. Çevirisini okurlarımız için aktarıyoruz.

Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/651/bob-avakian-radical-change-is-coming-en.html


Trump/Pence rejiminin deliliklerine cevap olarak bir tür “normalliği” düşünmekten kendilerini alıkoyamayanlar. Unutun bunu, çünkü bu gerçekleşmeyecek!

Ve kimse bu sistemin ‘’normalliğine’’ dönmek istememeli. Bu sistemin “normalliği” her zaman Siyahi halkın ve diğer etnitiselerden halkların barbarca baskılanmasını ve bu baskının uygulanabilmesi için sistemli teröre, şiddette ve katliama maruz kalmasını içeriyordu. Bu sistemin “normalliği” her zaman, göçmenlere, kadınlara, LGBTQ bireylere karşı acımasız ayrımcılığı, ikiyüzlülüğü ve şiddetti içeriyordu. “Öteki” kabul edilen herkesin “aşağılık” ya da “yabancı” olarak damgalanmasını içeriyordu. Her zaman haksız imparatorluk savaşlarını, insanlığa karşı devamlı işlenen suçları içeriyordu. Şimdiyse çevreyi yok etmesi ve nükleer savaş tehdidiyle bütün insanlığın varoluşuna karşı bir tehdit oluşturuyor.

George Floyd’un canice -polis tarafından cezalandırılma korkusu olmadan, dokunulmazlık havasında ve Siyahi halkın ve diğer ezilen halkların bitmek bilmeyen katlediliş zincirinin bir parçası olarak- katledilmesine karşı eylemler, bu duruma karşı öfkenin dışa vurumu, sadece Siyahi halkı değil, bütün etniklerden, cinsiyetlerden ve dünyanın her yerinden halkları bir araya getirdi. Bu durum bütün politik ortamı ve kültürü çok pozitif bir biçimde Trump/Pence rejimini ve onun faşist “temelini” etkilemeye başladı. Ve bu öfkeli dışa vurum, bu sistemin şiddet dolu gerçeğini, bu sistemin “normlarının’’ mümkün tek gerçek olduğu şeklindeki iddiayı ve herkesin kendi çıkarını düşünerek, “kendisi için en iyisini” yapma şeklindeki normları zorlamaya başladı.

Beklendiği üzere, hızlı bir şekilde değişen bu durum karşısında Trump tehditlerle, zorbalıkla ve şiddetli bir baskıyla karşılık verdi. Bunun yanında, diğerleri yani bu sistemi temsil eden ve böyle öfke anlarında durumu “pasifize” etmek isteyen, süreci zararsız hale getirmeye çalışan ve “ehlileştirmek” isteyenler ise bir kez daha anlamsız reformlardan bahsederek, daha “yumuşak” ancak halen acımasızca kitleleri ezen ve bu baskıya karşı ayağa kalkan herkesi bastıran bir “kanun ve düzen” versiyonunun savunusunu yapmaya başladılar. İşlerin olduğu gibi, bundan önceki haline, bu sistem altındaki boğucu rutine dönmek istemenin -bu haklı isyan ve öfke patlamasından önceki haline dönmek istemenin- ileride yüksek ihtimalle krizi tırmandıracağını bilmek de önemlidir. Yönetici sınıfların bir kesimini temsil edenler, örneğin CNN kanalından Chris Cuomo, şimdilerde “yeni bir normale” duyulan ihtiyaçtan söz ediyor… bu “yeni normal” sözde daha “adil” olmalıymış.

Ancak bu sistemin, sistematik adaletsizlik dışında, burada ve dünyanın her tarafındaki insanlar için devam eden öfke ve dehşet olmaksızın bir “normali” bulunmuyor.

Ve Trump/Pence faşist rejimi -şu an iktidarın önemli mevkilerini kontrol eden ve fanatik takipçi kitlesini güçlü ve tutarlı bir biçimde mobilize eden bu rejim- “yeni bir normali”, bu sistemin canavarca baskılarını daha da barbarca bir aşırılıkta uygulamak dışında kabul etmeyecektir. Olayları Kasım ayında planlanan seçimlerle acısız, kargaşalık olmadan çözmeyi düşünenlere şunu belirtmek gerekiyor, öncelikle böyle bir seçimin yapılıp yapılmayacağı kesin değil. Çok belirgin bir olasılık var ki, Trump bir bahane bularak seçimleri “ertelemek” isteyecektir. Bu koronavirüs veya başka bir şey olabilir. Evet, COVID-19’u seçimleri iptal etmek için bahane olarak kullanmak, Trump/Pence rejiminin bu krizle baş etmedeki bütün umursamazlığı göz önünde bulundurulursa riyakarca olacaktır, fakat bu riyakarlığa kim şaşırır ki?!

Seçimler gerçekleşse dahi, Demokrat Parti’nin karakterinden dolayı Trump’ın “muhalefet” Joe Biden karşısında kazanmasına ilişkin büyük bir şansı var.

Ve her şekilde Trump kaybetmesi halinde seçimlerin “hileli” olduğunu söylemek için sahayı hazırlıyor. Son seçimlerde, ortaya çıkan sonuçlara rağmen, eğer kaybederse bunu reddedeceğini söylediğini bir hatırlayın. Şimdi kendisi Michigan ve başka eyaletlerde insanların mail aracılığıyla oy vermesinin büyük bir aldatmaca olduğunu iddia ediyor. Aslına bakılırsa bu sadece legal değil aynı zamanda koronavirüs koşulları düşünülürse çok daha makul bir durum. Aynı zamanda Trump ve Cumhuriyetçi Parti oyları bastırmak, özellikle de kendileri aleyhine oy verecek kesimlerin oylarını bastırmak için çoktan harekete geçtiler. Ve bunların hepsi büyük ihtimalle, seçim zamanı yaklaştıkça daha da büyüyerek devam edecek.

Daha da ötesi, eğer seçimler gerçekleşir ve Trump kaybederse, Trump sonuçları kabul etmeyi reddeder ve kendisinin hala başkan olduğunu söylerse, Trump’ın bütün o faşist takipçileri -yani şimdiden silahlarla yürüyüşler düzenleyen, seçilmiş görevliler de dahil olmak üzere insanları tehdit eden bu kesimler-  eğer Trump seçimleri “aldatmaca” ilan eder ve Trump tarafından bu yarışı desteklemeye davet edilirse ne olacak zannediyorsunuz? 2016 seçim kampanyasında rakibi Hillary Clinton’ı nasıl tehdit ettiğini hatırlayın. Trump’ın açık bir şekilde polis ve ordu arasında, motorcular arasında ve ‘’sert’’ insanlar arasında ne kadar çok desteği olduğundan bahsettiğini hatırlayın. Ve daha şimdilerde Trump, polis şiddeti ve katliamlarına karşı süren protestoları bastırmak için orduyla şiddetli bir şekilde olayları bastırmakla tehdit ediyor.

Eğer seçimler bir şekilde gerçekleşir ve Trump kaybeder ve hatta seçim sonuçlarını kabul ederse, bu MAGA şapkalı destekçileri silahlarla ayaklanmasa bile gerçekten de basit bir şekilde gideceklerini ya da pasif bir şekilde köşelerine çekilip sonraki seçimi bekleyeceklerini mi zannediyorsunuz?

Kasım ayında planlanan seçimlerde ne olursa olsu iyi bir şey olmayacaktır. Gerçekten de korkunç şeyler olmaya yakın. Eğer ki bu rejimle olanlardan ve gerçek tehditlerden bıkanlar, COVID-19 koşulları olsa bile kararlı ve güçlü bir şekilde bu rejimi iktidardan devirmezlerse, etraflarında ne olup bittiğine bakmadan öylece Kasım ayında planlanan seçimleri beklerlerse, emin olun hiç de iyi şeyler olmayacak. [1]

Daha da derine inelim, yüzleşilmesi gereken temel bir gerçek var, Trump son derece legal (bunlar illegaldir) biçimler kullanarak iktidarda kalmaya devam etse dahi, unutulmamalıdır ki bu faşist rejim iktidara bir askeri darbeyle veyahut bu “yüce demokrasinin” herhangi bir maddesini ihlal ederek gelmemiştir, ancak tam da bu sistemin “normal işleyişi” ile iktidara gelmiştir. Ve bu sistemin “normal işleyişi” devam ettikçe; dünya ve halk kitleleri çevresel yıkım, savaşlar, yerinden etmeler, çaresiz göç durumları, süregiden devasa eşitsizlikler, sömürülerle bu sistemin ‘’DNA’sına işlemiş olan’’ canice baskılarla birlikte kasıp kavrulacaktır.

Çünkü bütün bunlar:

En temel haliye söylemek gerekirse bu “normala dönme” nosyonu kitlelerin maruz kaldıkları kapitalist-emperyalist sistemin doğası ve işleyişi gereği infilak edecek bir illüzyondan ibarettir. [2]

Bundan bir süre önce, kadınların mevcut koşulları ile ilgili konuşurken, Amerika ve dünya ekonomisindeki değişiklikler ile şu noktaya parmak basmak istemiştim:

Kadının toplumdaki rolü sorunsalı kendisini günümüzün ekstrem koşullarında çok daha akut bir şekilde ortaya koymaktadır, bu günümüz Amerikasında patlamaya hazır bir bombadır.

Ve:

Bütün bunların en radikal biçimde ve ekstrem bir şiddet olmadan çözüme ulaşmasını düşünmek akla yatkın değildir. Şu soru sorulmalıdır: Bu çözüm radikal devrimci bir çözüm mü olacak, yoksa radikal gerici bir çözüm mü olacak? Köleliğin zincirlerinin sağlamlaşması mı olacak, yoksa bu zincirlerin en kati bağlantılarının kırılmasıyla ve de bütün kölelik biçimlerinin toptan ortadan kalkabileceğinin fark edilmesi ile mi olacak? [3]

Bu bir hakikattir. Çok önemli olmakla birlikte, sadece kadın meselesi için değil, fakat aynı zamanda bu sistem altında ezilen, aşağılanan ve de gaddarlığa maruz kalan herkes için geçerlidir. Bu durum sadece Amerika’daki bir hakikat değil, kapitalist-emperyalist sistem tarafından tahakküm altında tutulan, birbirine sıkı sıkıya bağlı, öte yandan inanılmaz derecede eşitsiz olan bütün bir dünya için de geçerli olan bir hakikattir.

Kurumsallaşmış ırkçılığa ve polis terörüne karşı kendisini dışa vuran bu harika ve kararlı direnişe, bütün bunların ve sürekli olarak devam ettirilen adaletsizliklerin bir şekilde bu sistemin doğasıyla ilgili olduğunu düşünen insanların sayısının artması damgasını vuruyor. Bunlarda devrimin potansiyelini görebiliriz, baskı zincirlerinin kırıldığı, radikal bir şekilde farklı ve çok daha iyi ve yepyeni bir temeldeki bir dünyanın potansiyelini görebiliriz. Yapılması gereken şey ise bu potansiyeli gerçekliğe dönüştürmek, daha çok insanı George Floyd’un katledilmesine karşı ve hayatın pek çok farklı alanından mücadele eden insanları öne çıkarmaktır. Ki bu insanlar kararlı bir şekilde bütün bu baskılara bir son vermek istesinler ve bu kapitalist-emperyalist sistemin kendisinin birbirine bağlı olan bütün dehşetlerin kaynağı olduğunun bilimsel bir kavrayışına erişebilsinler, ve böylece bu sistemi alaşağı edip çok daha iyi bir dünyayı hayata geçirmenin ihtiyacı ve ilhamıyla harekete geçebilsinler.


[1] Bu makalede, Trump/Pence faşist rejiminin ortaya koyduğu tehlikeler ve Kasım ayında yapılması planlanan seçimlere ilişkin bahsedilen noktaların çoğu, Coco Das tarafından yazılan dikkat çekici “The Worst-Case Scenario is Continuing to Accept a Fascist America”  makalesi içinde belirtilmektedir. RefuseFascism.org ve revcom.us sitelerinden erişebilirsiniz.

[2] Bob Avakian; “Ölümcül ‘Normallik’ İllüzyonu ve İleriye Doğru Devrimci Yol”, Kaynak için bkz: http://yenikomunizm.com/olumcul-normallik-illuzyonu-ve-ileriye-dogru-devrimci-yol/

[3] Bu alıntı ve bir üzerindeki alıntı, Bob Avakian’ın ilk olarak 1985’te yayınlanan “Çözümlenmemiş Çelişkiler, Devrimin İtici Güçleri”  çalışmasının üçüncü bölümü “Yeni Sentez ve Kadın Meselesi: Kadınların Kurtuluşu ve Komünist Devrim — Daha Fazla Atılım ve Radikal Kopuşlar” içindendir. Revcom.us web sitesinde yer almaktadır. İkinci alıntıya vurgu eklenmiştir.

Avatar

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER