Yeni Komünizm

Sadece Ama Sadece Hakikat

BAsics

Editörün Notu: Devrimin önderi ve Yeni Komünizm’in mimarı Bob Avakian’ın aşağıdaki makalesi 15 Haziran 2020 tarihinde revcom.us web sitesinde yayınlanmıştır.

Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/652/bob-avakian_anything-but-the-truth-en.html


Bob Avakian Siyahi Halka Karşı Katliamlarla İlgili Tüm Yalanları, Tahrifatları, Aldatmacaları ve Çarpıtmaları Ortaya Koyuyor

Özellikle Siyahi halka karşı işlenen cinayetler ve polis terörünün keskin bir şekilde ortaya çıktığı durumlarda, inlerinden sinsice çıkıp ikiyüzlü bir şekilde siyahilerin birbirlerine karşı işledikleri suçlardan ve Siyahilerin birbirlerini öldürmelerinin istatistiksel olarak polis tarafından öldürülen Siyahilerden daha çok olduğundan bahsederler. Her ne hikmetse en aleni şekilde ırkçı olanlar bir anda Siyahilerin birbirlerinin öldürmeleriyle ilgilenir hale gelirler! Bu insanlar çok kritik bir hakikati yani polisin hükümet sisteminin bir parçası olduğunu, devlet aygıtının, insanları “koruyup hizmet etmek” iddiasıyla beraber, aslında devletin bir baskı aracı oldukları hakikatini reddederler. İşte bu yüzdendir ki, Siyahi halktan birisi bir suç işlediğinde -ki pek çoğu suç işlememektedir- “adalet sistemi” tarafından çok sert bir şekilde cezalandırılırlar (tabi eğer polis tarafından katledilmezlerse!) fakat aynı şekilde eğer polis bir Siyahi erkeği veya kadını öldürürse, cinayeti işleyen polis çok nadir olarak bir suçlamayla karşılaşır ve eğer karşılaşsa bile çoğu kez bütün suçlamalardan kolaylıkla kurtulur veya çok hafif cezalar alır. Bunların hepsi Siyahi halkın ezilmesinin bu sistemin, kapitalist-emperyalist sistemin üstüne inşa edildiğinin ve onun tarafından uygulandığının bir yansımasıdır.

Devam edelim:

Düpedüz ırkçı insanlara ya da bu ırkçı düşünceleri farklı şekillerde benimseyen insanlara, her yıl siyahilerin öldürdüğü siyahi sayısının polisin katlettiklerinden çok daha fazla olduğunu söyleyerek polis cinayetlerini bir kenara atmaya çalışanlara son bir şey söyleyeceğim. Daha önce de pek çok konuşmamda ve yazımda belirttiğim üzere, bu durum da bu sistemin bir ürünüdür, bu insanlar üzerinde “işleyen” sistemin ürünüdür. Siyahi kitleleri; yoksulluk, haysiyetsizlik ve umutsuzluk koşulları altında yaşamaya iten ve onlara devamlı bir şekilde “kurtlar sofrası” mentalitesini pompalayan da baştan sona bu acımasız sömürü ve baskı sistemidir. [1]

Siyahi halkın şu anda acımasızca ezildiklerinin ve korkunç bir şekilde acı çektiklerinin, inanılmaz rakamlarda birbirlerini öldürdüklerini görmek herhangi iyi bir insanı üzüntüye sürüklerdi ve zaten sürüklemelidir de. Çünkü ancak bu şekilde bütün bunların daha derin nedenleri anlaşılabilir ve bunu değiştirmek için harekete geçilebilir. Devamlı olarak “Siyahilerin kendi arasındaki” suçların istatistiklerini aktaranlar gerçekten de Siyahi halk ve özellikle de birbirlerinin trajik rakamlarda öldüren Siyahi gençlik için anlamlı bir şey yapmak istiyor olsalardı, bu gençleri, bu sistemi alaşağı etmek için devrime kazandırmaya çalışan bizlere katılırlardı. Çünkü bütün bunların temel sorumlusu bu sistemdir ve ancak bu sistemin koşullarının kökünden değiştirilmesi ve de bu düşünce biçimlerinin değiştirilebilmesi ile anlamlı bir şeyler yapılabilir.

Ancak bu aleni ırkçılar ve “Siyahi muhafazakarlar” bütün bunlara son vermekle ilgilenmiyorlar. Ortaya attıkları bütün önermeler-bariz veya üç kağıtçı- bunların hepsi, beyaz üstünlüğü üzerine kurulmuş ve ancak Siyahi halkı ezerek ve terörize ederek işleyebilecek olan kapitalist-emperyalist sistemi güçlendirmek için uğraşıyorlar.

Sistemin silahlı uygulayıcıları olarak, sistematik bir şekilde şiddet kullanan ve cinayet işleyen polisten dikkati başka bir yöne çekme girişimi de Siyahi halkın baskıcı ve ezilmiş koşullarda gerçekten neden yaşadığının anlaşılamaması için ortaya atılan çarpıtma zincirinin sadece bir parçasıdır. Bundan daha önce 1960’larda , insanlar kitlesel olarak bu baskıya karşı ayaklandıklarında, bu baskıcı sistemin savunucuları, Siyahi halkın mevcut durumunun sebebinin “Siyahi ailenin yok olması” olarak lanse etmişlerdi. Bu da Siyahi halkın yaşadığı sefil şartların sorumlusunun aslında kendileri olduğunu söylemenin bir başka yoluydu. Ve bu sapıkça ‘’analiz’’ günümüze kadar devam etti.  Ancak pek çok Siyahi annenin ölümcül yoksulluk koşullarında kendi başlarına bırakılmaları- çaresizce ve kahramanca çocukları için çabalamaları- bu, Siyahi halkın çekmek zorunda kaldığı, zorlandığı yüzyıllık kökleri olan bir baskının, Siyahi halkın her alanda ayrımcılığa maruz kaldığının ve vahşi eşitsizliklerle karşı karşıya bırakıldığının semptomudur.

Jim Crow ayrımcılığı ve Ku Klux Klan terörü zamanlarında, Siyahi ailelerin büyük çoğunluğu iki ebeveyne sahipti, peki en korkunç şekillerde baskıya maruz kaldıklarını tartışmaya açabilecek olan var mı?! O zamanlarda, sözde “Siyahın, Siyaha karşı suç işlemesi” Siyahi hayatının şimdiki gibi büyük bir parçası değilken ama binlerce siyahi linç edilirken, o zamanın yöneticileri ve Siyahilerin sömürülmesinden ve baskılanmasından çıkarları bulunan insanlar, Siyahi halkın linç edilmesiyle ilgili seslerini yükselttiler mi? O zamanların Rudolph Giulianis’i veya Candace Owens gibi dalkavukları o aralar neredeydiler, bütün baskılara ve teröre bir son vermek için bir talepte bulunmuşlar mıydı? Bu soru kendi cevabını içeriyor. Daha önce de belirtmiş olduğum gibi: 1960’lardan beri polis, Jim Crow ayrımcılığı ve de Ku Klux Klan teröründen çok daha fazla Siyahiyi katletmiştir.

Siyahi halkın Amerika’daki yüzyıllardır süren kabusunu, yalanlarla, çarpıtmalarla, tahrifatlarla, apaçık ortada olan hakikati gizlemeye çalışanlar hep oldu. Belki bunu yapmanın, Siyahi halkın devamlı olarak maruz kaldıkları vahşice baskıların belirli bazı biçimleri değişti ancak bu baskılar devam ediyor çünkü bu sistem bunun üzerine inşa edilmiş durumda. Ve bu ancak bu sistem alaşağı edilerek, radikal derecede farklı ve çok daha iyi bir sistem hayata geçirilerek; son tahlilde, bu baskıların yerine en temel ve kritik amaçlarından ve zorunluluklarından biri olarak bütün bu baskılara sonsuza kadar bir son vermek olan bir sistem sayesinde bütün bunlar değişebilir.


[1] Bob Avakian – “Polis Cinayetleri ve Linç – Lanet Olsun Bütün Bu Sisteme! Bu Şekilde Yaşamak Zorunda Değiliz!”

Avatar

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER