Yeni Komünizm

Sistemin Savunmasız Mağdurları: Çocuklar

E-Kitaplar

Editörün Notu: Aşağıdaki yazı web sitemize bu hafta iletilmiş bir okur mektubudur. Kapitalist sistem altında çocukların durumunu ele alan yazı gerçek devrimci çözüm konusunda da net bir perspektif sunmaktadır.

Dünyanın gerçek çelişkilerinin analizi ve çözüm önerilerine ilişkin okurlarımızın görüş ve katkılarını önemsiyoruz. Çalışmalarınızı info@yenikomunizm.com adresimize iletebilirsiniz. Takipçilerimizin dikkatine sunarız.


Çocuklar Bu Kapitalist Sistem Altında Nasıl Yaşarlar?

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hayatlarını idame ettirmeye çalışan insanlar içinde çocukların yaşamaya maruz kaldığı şeyler en acı ve en kabul edilemez olanlardır.

Çocuklar ebeveynlerinin sunabildiği kadarına razı olarak yaşarlar. “Bu sizin kaderiniz” aldatmacasına inandırılırlar. Her gün şehirlerin unutulmuş semtlerinde günlük yaşam kavgası içinde yer alırlar. Erken yaşlarda yan sanayide, inşaatlarda, hizmet sektöründe ve tarım alanında işçilikle tanışırlar. Sistemin yükünü o zayıf omuzlarına alıp aile ekonomilerine katkı sağlamanın derdindedirler. Ve çocuklar ucuz iş gücü olarak görüldükleri müddetçe emek sömürüsü çarklarından da kurtulamazlar.

İlaç sanayisi, yüksek karlar ve sadece elitler için ARGE çalışmaları yürütürken, tedavisi mümkün olan hastalıklardan dolayı milyonlarca çocuk hayatını kaybeder. Çocuklar, savaşlarda, çatışmalarda ve  göç yollarında yetişkinlerle beraber tüm zorluklara göğüs gererler. Katliamların, soykırımların ve asimilasyonun hedefindedirler. Milliyetçililiğin her türlüsünün yaşandığı toplumlarda ayrımcılıktan ötürü pek çok şeyden mahrum kalırlar. Kimi yerlerde ambargodan, kimi yerlerde emperyalist işgalden, kimi yerde gericilerin yürüttüğü çatışmalardan dolayı asla ÇOCUK olamazlar. Fuhuş ve organ mafyasının kıskacında hayatları tehlike altındadır. Kucağına atıldıkları uyuşturucu mafyası sonucunda özgürlükleri kısıtlanır ve bir ömürboyu sabıkalı kalmaya ve bu kimlikle yaşamaya zorlanırlar.

Çocukların yaşadıkları onca olumsuzluk, AKP ve benzeri gerici-faşist baskıcı rejimler altında  kat be kat artar. Hele de ezilen uluslara ve azınlık inanç gruplarına dahilseler daha fazla baskıya maruz kalır ve ayrımcılıktan dolayı pek çok haktan mahrum bırakılırlar.

Kız çocukları!!! Kız çocukları bunca olumsuzluğun üstüne bir de hayatlarının en başından itibaren META ve OBJE olarak görülürler. Ve buna bağlı kalacak şekilde eğitilip toplum içinde “rolleri” yapılandırılır.

Bazı çocuklar elbette bu ölümcül ve tehlikeli hayatın içinde değildir. Fakat onların da çok küçük bir azınlığı hariç iyi bir eğitim ve iyi bir gelecek şansı yoktur. Emek sömürüsüne hazırlanan küçük köledirler. Kapitalist üretim ilişkileri içinde gerici ve geleneksel toplumsal sosyalisazyona tabi olarak büyümek zorunda olmaları da cabasıdır.

Kapitalist Sistemin Anarşik İşleyişi Reformların Dahi Hayata Geçmesine İzin Vermez!

Karl Marx ın da tespit ettiği gibi;

Sınıflı toplumda üretim sürecine hükmeden sınıf, çıkarları doğrultusunda toplumun geri kalanını kendi yönetimi altında emek vermeye zorlar. Ekonomik hayatı yöneten sınıf, toplumun geri kalanını da yönetir.

İşleyen düzen altında tüm bu bezdirici acımasız yaşam koşullarını çocuklar da yaşamak zorundadır. Bu sistem içinde yapılacak herhangi bir iyileştirme, insanlığın yaşam koşullarını gerçekten değiştirmeyeceği gibi çocukların da yaşamları ve yaşayacakları üzerinde bir değişiklik yapmayacaktır. İnsanlığın kurtuluşu gerçekleşmeden çocukların güzel bir hayat yaşaması imkansızdır. Kar etmek ve hayatta kalmak için yalnızca büyümeye şartlanmış olan kapitalizm, çocuklar için parmağını kıpırdatmaz ve asla da kıpırdatamaz.

“Burjuva toplumun getirdiği temel değişim, üretimin toplumsallaşmasıdır. Üretimin bireysel, sınırlı araçları, yalnızca işçi toplulukları tarafından çalıştırılabilecek olan toplumsal üretim araçlarına dönüşmüştür. Üretimin kendisi bireysel operasyonlar dizisi olmaktan çıkıp toplumsal eylemler dizisine, ürünler ise bireysel ürünlerden çıkıp toplumsal ürünlere dönüşmüştür. Bu ürünler gerçekte tek bir sınıfın, yani proletaryanın ürünüdür.

Kolektif, toplumsallaşmış emeğin temelinde yer alan proletarya, fabrikalarda, ağır atölyelerde, madenlerde, sanayileşmiş çiftliklerde ve diğer sanayi-tarım-taşımacılık saklama-dağıtım komplekslerinde üretim gerçekleştirir. Ortak ağlarda ve kapitalizmin ortaya çıkardığı geniş, toplumsallaşmış ve giderek küreselleşmiş üretim araçlarının üretim ağlarında çalışır, önceki kuşaklar tarafından geliştirilen ve aktarılan toplumsal bilgiyi kullanırlar.

Fakat toplumsallaşmış üretimin mülkiyeti, kontrolü ve dağıtımı, görece küçük bir kapitalist sınıfa aittir. Kapitalizmde proletarya tarafından toplumsal olarak üretilen zenginlik özel sermaye biçiminde mülk edinilir, bu durum temel bir çelişkidir.

Kapitalizm, doyumsuzluk veya “sömürme isteği” üzerine kurulu bir sistem değildir. “Temel ilkesi”  kâr güdüsü olan “işçilerden ne koparabiliyorsan kopar” üzerine kurulu bir sistem de değildir. Ücretli emeğin sömürülmesi üzerine kurulu ve devamlı olarak genişleme yönündeki iç ihtiyacın yön verdiği bir üretim biçimidir. Bunu kavramamak, nesnel olarak devrim ihtiyacını inkar etmektir – eğer bu sistem gereksinimle, birikimin yasaları ve zorunluluklarıyla yönetilmiyorsa, o zaman belki de reforme edilebilir…

Büyük ayaklanma potansiyelinin bulunduğu bir geçiş döneminde yaşıyoruz: sürekli değişen küresel kapitalizmle, eşitsizlikler ve küresel göçlerdeki artışlar, çevresel bozulma, insanlığın yarısını oluşturan kadınlara yaşatılan korkunç şeyler… Emperyalizm aşamasındaki kapitalizm, daha yüksek ve kendi sınırlarına şiddetli bir şekilde saldıran bir şeye dönüşmüş bir üretim biçimidir 1

Bütün Bu Yaşananlara Mecbur muyuz?

Devrimci Komünist Parti ABD’den Manifesto’da da belirtildiği gibi İNSANLIK bunları yaşamak zorunda değildir. Bundan kurtulmalıdır ve bu mümkündür.

Bize vaaz edilenin tersine, içinde yasadığımız bu kapitalist sistem, insanlığın büyük çoğunluğunun canını teninden ya ızdıraplı bir süreçle -ya da ani bir darbeyle- ayıran bu hayat biçimi, ne mümkün olan en iyi dünyayı temsil ediyor, ne de mümkün olan yegâneyi.

Asırlar ve binyıllar boyunca günlük yaşamın seyri insanlığın büyük çoğunluğunu ruhen ve bedenen cendereye mahkûm etmiş̧, çekilmez ızdıraplar, katlanılamaz aşağılamalar, şiddet ve yıkım, kör cehaletin ve batıl inançların kara peçesi altında ezmiş̧tir, bu durup acı çeken insanlığın suçu değildir – ne de var olmayan tanrının ya da tanrıların “iradesi” veya değişmez ve değiştirilemez “insan tabiatı”nın sonucudur.

Bütün bunlar, toplumun sömürenler ve ezenlerin hâkimiyetinde bugüne kadar gelişmesinin ifadesi ve sonucudur… ama tam da bu gelişmenin kendisi insanlığı, bugüne dek yasanmış̧ olanın, artık hiç de böyle olması gerekmediği bir noktaya getirmiş̧ bulunuyor– insanlığı, bireysel olarak, ve en önemlisi birbiriyle karşılıklı ilişkileri içerisinde, dünyanın her tarafında, geleneklerin ağır zincirinden kurtulup, bugüne kadar daha önce hiç tecrübe etmediği, hatta tam olarak hayal bile edemediği biçimlerde boy atıp gelişebileceği, tamamen farklı bir hayatın mümkün olduğu bir noktaya getirmiştir. 2

Tek Çare Devrimdir!

İnsanlık tarihinde iki muazzam tecrübe yaşandı; Sovyet ve Çin devrimleri. Bu iki tecrübe bize ancak ve ancak insanlığın tümünü kurtarma perspektifiyle hareket edecek, bilimsel bir yöntem ve yaklaşıma sahip bir komünist devrimle bu sistemin kökten değiştirebileceğini göstermiştir. 3

Elimizde insanlık tarihinin kısa bir dilimine sıkışmış bu iki tecrübe varken, bu sistemin dayattığı akla aykırı vaatlere ve vaazlara kulaklarımızı kapatmalıyız. Bu değerli tecrübelerin bilimsel bir sentezi Bob Avakian tarafından yapılmıştır. Bob Avakian’ın mimarı ve önderi olduğu Yeni Komünizm, bugüne kadar komünizmin kendi bünyesinde mevcut olagelmiş ciddi önemde bir çelişkinin nitel bir çözümlemesini temsil eder ve buna somutluk kazandırır. Bu, esas itibariyle komünizmin bilimsel olan yöntem ve yaklaşımı ile buna ters düşen tarafları arasındaki çelişkinin çözümlenmesidir. 4

Bugün, insanlığı yaşadığı bütün bu gereksiz acılardan kurtarabilecek komünist bilimin yeni bir başlangıç noktasını temsil ve tesis eden yeni komünizm ve bunun mimarı ve önderi olan Bob Avakian var.  Bob Avakian, çığ gibi kopup gelen toplumsal problemlerle mücadele etmeye ve bu sorunlarla mücadele etmek isteyenlere önderlik etmeye hazırdır. Dünyanın her bir yanındaki devrimciler ve bu dünyanın dehşetlerinden kurtulmak isteyen herkesin Bob Avakian’ın yeni komünizmini öğrenmeleri ve bu temelde bir devrim hareketi inşa etmesi gerekmektedir. Nihai amacı komünizm olan ve insanlığı tüm sömürü ve baskı ilişkilerinden kurtaracak olan bir devrimim yegane temelli budur!


“Burada veya herhangi bir yerde yaşamı sonlanmış, kaderi damgalanmış, genç yaşta ölüme sürüklenmiş veya sefil bir yaşama, vahşete maruz bırakılmış, henüz doğmadan sistem tarafından alın yazıları belirlenmiş ve yok sayılmış genç kuşaklarımız bulunuyor. Bütün bunlara artık yeter diyorum.”

 BOB AVAKIAN


1 Raymond Lotta, Anarşinin İtici Gücü Üzerine“. Bilgi için bkz: http://yenikomunizm.com/anarsinin-itici-gucu-uzerine/

2 DKP ABD’den “Komünizm: Yeni Bir Aşamanın Başlangıcı – Devrimci Komünist Parti ABD’den Bir Manifesto“ çalışması Eylül 2008’de yayınlanmıştır. http://yenikomunizm.com/devrimci-komunist-parti-abdnin-manifestosu/

3 Bu iki devrim hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak için yenikomunizm.com web sitesinde yayınlanmış ve Raymond Lotta ile yapılan bir söyleşiden oluşan “Bildiğinizi Düşündüğünüz Şeyi Bilmiyorsunuz: Komünist Devrim ve Kurtuluşa Giden Gerçek Yol: Tarihi ve Geleceğimiz“ makalesini okumanızı tavsiye ederiz. Bilgi için bkz: http://yenikomunizm.com/raymond-lotta-ile-sosyalizm-uzerine-soru-cevap/

4 İnsanlığın Kurtuluşunu Sağlayacak Gerçek Bir Devrim ve Bugünden Kökten Farklı Yeni Bir Toplum İçin Gerekli Olan Bilim, Strateji ve Önderliği Öğrenin! Bilgi için bkz: http://yenikomunizm.com/kategori/yenisentez/

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER