Yeni Komünizm

Trump Halihazırda Seçimlere Müdahale Ediyor ve İktidarda Kalmak İçin Daha Fazla Şiddet ile Tehdit Ediyor

BAsics

Editörün Notu: Aşağıdaki makale, Bob Avakian’ın geçtiğimiz günlerde çevirisi web sitemizde de yayınlanan “Oy Vermek Yeterli Olmayacaktır — Trump/Pence Hemen Şimdi Gitsin Talebi ile Sokaklara Çıkmalı ve Sokaklarda Kalmalıyız” başlıklı çalışmasının 2.bölümüdür.

Kaynak için bkz: https://revcom.us/a/665/bob-avakian-voting-will-not-be-enough-pt2-en.html


Şu Anki Acil Durum, Trump/Pence Rejimini Acilen Gönderme İhtiyacı, Bu Seçimlerde Oy Vermek ve Devrim İçin Temel İhtiyaç Üzerine başlıklı 1 Ağustos bildirisinde şu önemli noktadan bahsettim;

“Bu kritik zamanda bu rejimi iktidardan uzaklaştırmak için şiddet içermeyen ve uygun olacak her yoldan yararlanılmalıdır. Ve eğer Trump/Pence rejiminin devrilmesini talep eden kitlesel protestolara rağmen bu rejim oy verme zamanı geldiğinde iktidarda kalırsa –temel olarak buna dayanmadan- bu rejimin gitmesi için gerekli tüm araçlar kullanılmalıdır ve bu süreç Trump aleyhine oy vermeyi de içermek durumundadır (eğer seçimin fiilen yapıldığını varsayarsak). Açık olmak gerekirse, bu durum kazanma şansı olmayan bazı adaylar için “tepki oyu” vermek demek değildir, Trump’a karşı etkili bir şekilde oy kullanmak Demokrat Parti adayı Biden’e oy vermek anlamına gelir.”

Bununla beraber güçlü bir şekilde şunu da belirttim:

“Bu rejimi devirmek için sadece oy verilmesine güvenmek neredeyse kesin olarak çok kötü, hatta feci sonuçlara yol açacak bir durumdur. Bu durum özellikle de mevcut rejimin halihazırda yaptıkları ve Trump’ın seçimlere ilişkin söyledikleriyle daha da geçerlidir.”

Trump/Pence Rejimi Halihazırda Oyları Bastırmaya Başladı

Trump ve destekçilerinin devamlı olarak zorbalığa başvurmaya devam etmesi, insanların -Trump’ın temsil ettiği her şeyden nefret edenlerin bile- kısa süre önce işlenen zorbalıkları unutmasına neden oluyor. Bununla birlikte Trump’ın posta yoluyla oy vermenin büyük bir sahtekarlığa yol açacağı ve seçimin gerçek sonucunu öğrenmenin haftalar, aylar, hatta yıllar sürebileceği şeklindeki tamamen yanlış iddialara dayanarak seçimin “ertelenmesi” fikrini çoktan “ortaya attığını” unutmamak çok önemlidir. (Not: haftalar, aylar ve hatta yıllar – bu süre zarfında Trump iktidarda kalmakta ısrarcı olacaktır!)

Trump ve destekçileri, pek çok Siyahinin ve Trump’a karşı yoğun bir şekilde oy kullanması muhtemel diğerlerinin oylarını bastırmak için hamleler yapıyor. İşte göze çarpan bir örnek: Florida eyaletinde (ki burası Trump’ın kazanmasının zorlu olduğu bir eyalettir) Cumhuriyetçilerin kontrolündeki yönetim, hüküm giymiş suçluların oy kullanma hakkını geri veren Florida Anayasası’ndaki değişiklikleri baltalamak için çalışma yapıyor. Böylesi bir durum, çoğu Siyahi ve Latino kökenli yaklaşık 800.000 kişinin oy kullanma hakkını elinden alabilir. (1)

Trump’ın görevlileri ve faşist haydutları, özellikle de önemli “savaş alanı” niteliğindeki eyaletlerde “dolandırıcılığa dikkat etme” bahanesi ile sandık yerlerine gitmek üzere örgütlenme sürecindeler. Trump’ın faşist dünyasında yalan söylemek bir yaşam tarzı ve standart işleyiş prosedürüdür. “Kanun ve düzen” dediklerinde, polisin Siyahileri ve Melez halkı katletmesini kastederler. Onlara göre hakikatler  zaten “sahte haberlerden” başka bir şey değil ve onlar yalnızca Trump’ın bilebileceği şeyler olduğunu ve aslında “bilimin bunları bilmediğini” iddia ediyorlar. Dolayısıyla, “seçim sahtekarlığından” bahsettiklerinde, aslında halkın Trump aleyhine oy vermesini kastediyorlar. Trump kampı tarafından örgütlenen bu faşist serserilerin yapmayı planladığı şey, halkın Trump’a karşı oy kullanmasını -tehdit, güç ve şiddet yolu ile- engellemektir.

Michael Cohen -10 yıldan fazla bir süre Trump’ın kişisel avukatlığını ve “tamirciliğini” yapmıştır- Trump’ın iktidarda kalmak için her şeyi yapacağını, hatta ulusal bir acil durum yaratmak için bir savaş başlatacağı uyarısını birden fazla kere dile getirdi. (2) Hem patolojik, hem de belirli bir amacı bulunan bir yalancı olan Trump, COVID-19 pandemisini aslında ne kadar ciddi bir tehlike oluşturduğunu bile bile kasıtlı olarak ve defalarca küçümsedi. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) gibi hükümet organlarını, kendi siyasi amaç ve hedeflerine hizmet etmesi için COVID-19 salgını hakkındaki bulguları ve tavsiyeleri eğip bükmeye zorladı. Seçimlerden kısa bir süre önce, COVID-19 ile ilgili korkunç pervasızlığının açığa çıkmasını telafi etmesi ve kendini bu pandemide halkın “kurtarıcısı” olarak sapkın bir şekilde ilan etmesi giderek daha muhtemel görünüyor. Trump, böyle bir aşının yalnızca etkili olmakla kalmayıp güvenli olup olmadığı da bilimsel olarak belirlenmeden önce, başkanlık yetkisini aşının kullanımına onay verilmesi için baskı yapma maksadıyla kullanacaktır.

Trump, Muhalefeti Şiddetle Bastırdı ve Çok Daha Büyük Bir Şiddetle Tehdit Etti

Unutulmaması gereken bir diğer husus ise, Trump’ın silahlı, beyaz üstünlüğünü savunan fırtına birlikleri tarafından (“İkinci Değişiklik halkı” olarak adlandırdığı) şiddeti haklı çıkarmak ve desteklemekle kalmayıp, açıkça şiddeti teşvik etmesidir. Protestoculara şiddetle saldıran polisleri destekledi ve Washington, D.C., Portland ve diğer şehirlerdeki protestolara saldırmak ve bastırmak için hükümetin silahlı kuvvetlerini kullandı. (Seçimin gerçekte yapıldığını varsayarsak), seçimin gerçek sonucuna bakılmaksızın, Trump’ın kendisini kazanan ilan edeceğine ve iktidarda kalmak için şiddet dahil elinden geleni yapacağına dair halihazırda pek çok kanıt mevcut ve sürekli olarak daha fazla kanıt ortaya çıkıyor. Revcom.us’ta yayınlanan son bir makalede belirtildiği gibi:

“Faşistlerin ne düşündüklerine ve hatta ne planladıklarına bir başka bakış, uzun süredir Cumhuriyetçi bir görevli ve Trump yardakçısı olan Roger Stone’un ağzından geldi. (Temmuz ayında Trump, Kongre’ye yalan söylemekten suçlu bulunan Stone’un 40 aylık hapis cezasını hafifletti.) Stone, online yayınlanan Infowars programında Alex Jones ile bir görüşmede -Jones da Trump yanlısı bir komplo teorisyenidir- Trump’ın Kasım’daki seçimleri kaybetmesi durumunda “sıkıyönetim” ilan etmeyi düşünmesi gerektiğini veya Ayaklanma Yasası’na başvurması gerektiğini belirtti.” (3)

Stone ayrıca, “Başsavcı” William Barr’ı (Trump’ın Adaletsizlik Dairesi başkanıdır, yasadışı baskının baş uygulayıcısı ve rejimin fırtına birliklerinin “komutanıdır”) eğer Trump kaybederse bu “sıkıyönetim” bildirisine göre harekete geçmeye hazır bir gücü şimdiden hazırlamaya çağırdı. Stone’un, Trump’ın seçimi kaybetmesi durumunda görevde kalması için açıkça şiddet kullanmasını istediğini unutmayın.

Ve bu rejimin diğer fanatik destekçileri, hükümet içinde ve dışında, taraftarlarını seçimlere hazırlanırken silahlanmaya çağırıyor. Trump ve onun faşist destekçileri tarafından açıkça ilan edilenleri ciddiye almamak çok büyük bir hata olur.

Bununla birlikte, bu faşist tehditler, şiddet eylemleri ve daha da fazla şiddet uygulamasına yönelik hazırlıklar gerçekten ne kadar tehlikeli olursa olsun, bunlardan korkmak ve bütün bunlara teslim olmak çok daha büyük bir dehşete yol açacaktır.

Trump’ın oyları bastırma girişimlerine aktif olarak ve  kararlılıkla karşı çıkılmalıdır; ve insanlar şimdi ve sürekli olarak harekete geçmeli ve Trump/Pence rejiminin bütün olarak gitmesini talep etmelidir.

Demokratlara Güvenemeyiz, Kasım Ayına Kadar Bekleyemeyiz

Bu dizinin 1. bölümünde Demokratların Trump/Pence rejimini ve destekçilerini niçin faşist olarak tanımlamadıklarının nedenlerini inceledim ve şunları belirttim:

“Bu durum, Trump/Pence faşist rejiminin -tekrar tekrar ve artan bir şekilde- bu sistemin “normlarını” ayaklar altına almalarıyla Demokratların baş etme girişimlerinde ve bunun karşısında ne yapıp ettiklerinde görülebilir. Demokratlar defalarca bu faşist rejimin meydan okuduğu ve tanımadığı ya da faşist hedeflerine boyun eğdirdiği “normları” ve mahkemeler, kongre oturumları ve yargılamalar vb. gibi kurumları kullanmaya çalışarak bununla başa çıkmaya çalıştılar ve Demokratlar defalarca başarısız oldu. Yine de bu rejime karşı çıkmak için bu “normlara” ve prosedürlere başvurmaktan başka bir yol aramayı inatla reddediyorlar. Yaptıkları şey budur ve Trump’ın yaklaşan seçimlerde oyları bastırma yönündeki artan ve yoğunlaşan hamleleri ve açıkça belirttiği gibi seçim sonucu ne olursa olsun iktidarda kalarak kazananı kendisi ilan etme konusundaki kararlılığı karşısında dahi Demokratlar bütün bunları yapmaya devam etme eğiliminde olacaklardır.” (4)

Biden ve Demokratlar, toplumda bu kadar sert çatışma, şiddet ve “kaos” olmasının nedenini -ve defalarca bunda ısrar etmişlerdir- “Trump’ın bizleri birleştirmemesi ve bölmesinde” görüyor. Ancak gerçek şu ki, Trump bu ülkedeki faşist güçlerin “toplanma noktası” ve “mızrak ucu” haline gelirken, iktidar yapıları içinde ve daha geniş olarak da halk kitleleri arasında faşizmin neden bu kadar kuvvetli bir güç haline geldiğinin köklü gerekçeleri ve nedenleri bulunur. Biden ve Demokratlar, hatalı bir şekilde iddia ettikleri gibi “ülkeyi bir araya getiremezler”, çünkü bu faşistlerle -yani “şikayetleri” beyaz üstünlüğü, erkek üstünlüğü, zenofobi (yabancı düşmanlığı), kuduz Amerikan şovenizmi ve çevrenin sınırsız yağmalanması üzerindeki herhangi bir sınırlamaya karşı fanatik nefrete dayanan ve giderek kelimenin tam anlamıyla kaçıkça ifadelerle kendini gösteren- bu faşistlerle “uzlaşma” olamaz. Bu faşistlerin şartlarıyla ve bütün bunların korkunç getiri ve sonuçlarıyla “uzlaşma” olamaz!

Ayrıca şunu da belirtmiştim:

“Ve tüm bunlar, bu seçimin gerçek sonucu her ne olursa olsun (eğer gerçekten yapıldığını varsayarsak), Trump kendisini “kazanan” ilan edip görevden ayrılmayı reddederse, Trump/Pence rejiminin devrilmesini talep eden gerçekten büyük bir seferberliğin yokluğunda, çok büyük olasılıkla Demokratlar’ın Trump’a teslim olma olasılığına işaret ediyor.”

Bu durum, Biden’a oy vermenin yersiz olacağı ve hiçbir fark yaratmayacağı anlamına gelmez. Trump’tan nefret eden pek çok insan, aynı zamanda Biden’a hevesli olmadıklarını da kesin bir şekilde ifade etmiş bulunuyor. “Biden coşkusu” -ya da böyle bir hevesin olmaması- gibi şeyler gerçekten de konunun dışındadır. Ve olayları böyle bir şeye dayandırmak, büyük cehaleti ya da önemli çıkarları kasıtlı olarak görmezden gelmeyi içerir. Biden’a oy vermenin nedeni, Trump’a ve tüm rejimine karşı oy kullanmaktır. Ve bu durum toplumsal adaleti gerçekten önemseyen, faşist bir Amerika’da yaşamayı reddeden, Trump “yeniden seçim yetkisi” alırsa sadece bu ülkedeki halklar için değil tüm insanlık için bunun ne anlama geldiğini önemseyen, bunun gerçek bir felakete neden olacağı hissine sahip herhangi bir kişi için yeterli bir sebep olmalıdır. Bu nedenlerden dolayı, 1 Ağustos Bildirimde de belirttiğim gibi, eğer o noktaya gelinirse -seçim zamanı geldiğinde Trump/Pence eğer rejimi halen iktidardaysa- o zaman Trump’a karşı oy kullanmak doğrultusunda Biden’e oy vermek çok önemli ve gerekli olacaktır.

Bu Bildiride de vurgulandığı gibi, “Bu seçimden çıkabilecek yalnızca tek bir ” iyi “olabilir: Trump’a ve tüm faşist rejime kesin bir yenilgi yaşatmak.” Bunu yapmak, köklü çelişkilerden doğan ve onlarca yıldır güçlenen faşizme “son vermez”. Ancak, 1 Ağustos Bildirisi’nin daha da vurguladığı gibi: Bu rejime kesin bir yenilgi yaşatmak, “Trump/Pence rejiminin temsil ettiği her şeye ve bu sistemin tüm baskı ve adaletsizliklerine karşı mücadeleyi sürdürmek için çok daha iyi koşullar yaratacak ve dünya halklarına büyük bir hediye olacaktır.”

Aynı zamanda, söz konusu Bildiride de belirtilen ve burada ayrıca vurgulanan tüm nedenlerden dolayı -Trump’ın seçimleri gasp etmek için şimdiden yaptığı hamleleri ve o seçimin gerçek sonucu ne olursa olsun iktidarda kalmak için elinden gelen her türlü yolu kullanma kararlılığından, ve aynı zamanda kendi hallerine bırakılan Demokratların Trump’a teslim olma ihtimali gibi nedenlerden ötürü- Kasım ayını beklemek ve oylamaya güvenmek büyük olasılıkla felakete yol açacaktır.

İnsanların çok geç olmadan, şu an gündemde olan şeyin gerçekliğinin gerçekten ve tamamen farkına varması gerekiyor. Pek çok kişi bazen üzücü bir boyun eğme ile Trump’ın ve rejiminin süregiden yalanlar yumağını ve gerçekten canavarca suçlu eylemlerini izledi. Onların bu rejimi, bir kesimi artık şok etmeyecek ve harekete de geçemeyecek noktaya kadar yıpratmış bulunuyor. Ancak bir kişinin öfkelenme ve bu öfkeye göre hareket etme yeteneğini kaybetmesi demek, aslında insanlığını kaybetmesi demektir. Ve karşı karşıya olduğumuz durum göz önüne alındığında, bu durum faşist rejimle ve bu rejimin insanlığı amansız bir şekilde sürüklediği felaketle işbirliği yapmak anlamına gelir.

Her  ne olursa olsun Trump’ın iktidarda kalmasında ısrar eden çılgın fanatizm, bu faşist rejimin temsil ettiği her şeyden nefret eden, bu rejimin insanlık için temsil ettiği gerçek varoluşsal tehdidi kabul eden ve bu rejimin gitmesi gerektiği konusunda haklı bir kararlılıkla ateşlenen kitlelerin bilinçli ve tutkulu yoğunlaşmasıyla karşılanmalı ve ezilmelidir.

Ve bunu gerçeğe dönüştürmek için, bu haklı kararlılık sadece Trump aleyhine oy vermeye yönlendirilemez. Şu anda acilen gerekli olan, RefuseFascism.org tarafından belirtildiği gibi “bu sistemin” normlarının “dışına çıkmak ve sokaklarda kararlı, şiddet içermeyen ancak sürekli mücadelede kitleleri seferber ederek bu rejimin devrilmesini” talep etmektir. Ve:

İhtiyaç duyulan kitlesel seferberlik, seçim sonrasında “bir gecede” inşa edilemez – ve şeyleri Demokratların ısrar ettiği çerçeve ve sınırlar içine hapsederek de inşa edilemez. 

Sokaklara Çıkmalı ve Sokaklarda Kalmalıyız. Sokaklarda Trump/Pence Rejiminin Hemen Şimdi Gitmesini Talep Etmeliyiz!

(Bu dizinin bir sonraki sonuç makalesi büyük bir meseleyi ele alacak: RefuseFascism.org tarafından organize edilen, Trump/Pence rejiminin ŞİMDİ GİTMESİNİ talep eden, şiddet içermeyen ancak sürekli olacak ve devamlı olarak büyüyeyecek kitlesel seferberlik, Trump/Pence rejiminin iktidardan gideceği bir duruma major bir şekilde nasıl öncülük edebilir veya nasıl katkıda bulunabilir?)


1) Bknz:  Florida Moves to Deny Voting Rights to Hundreds of Thousands of People Convicted of Felonies,” – revcom.us

2) Michael Cohen, 2019’da bir kongre komitesi önünde yaptığı ifadede, Trump’ın bu seçimi kazanmaması durumunda Kasım 2020 için planlanan seçim sonuçlarını tanımayı reddetme tehlikesinden bahsetti. Ve yakın zamanda yayınlanan “Disloyal, The True Story of the Former Personal Attorney to President Donald J. Trump” içinde Cohen, Trump’ın iktidarda kalmak için 2019’da Kongre huzuruna çıkmadan önce Kongre’ye yalan söylediğini itiraf etti. Trump’ın faşist yalan makinesi, Cohen’in Trump hakkında ortaya çıkardığı şeylerden ve ortaya koyduğu büyük tehlikelerden uzaklaştırılması için Cohen’in Kongre’ye yalan söylemek suçundan hüküm giymiş bir yalancı olduğu gerçeğine oynadı. Trumpçılar için mesele, kastettikleri yalanlar ve Cohen’in gerçekleştirdiği diğer aşağılık eylemlerdir—Bu durum tam olarak da talimat üzerine ve Baş Yalancı Trump’ın yararına yapıldı.

Trump’ın başkanlığının ilk yılları da dahil olmak üzere on yıldan fazla bir süredir Trump ile (veya onun için) çok yakın çalışan ve muhtemelen Trump’ı herkes kadar iyi tanıyan Cohen, Trump’ın yeğeni Mary Trump’ın söylediklerini doğruluyor: Irkçılık, kadın düşmanlığı (kadınlara yönelik nefret ve aşağılama) ve her yönüyle bağnazlık, Trump’ın varlığının merkezinde yer almaktadır.

3) Trump on Election Night Protests: ‘We’ll put them down very quickly.’” – revcom.us

4) Burada tırnak içine alınan kısımlar “Oy Vermek Yeterli Olmayacaktır — Trump/Pence Hemen Şimdi Gitsin Talebi ile Sokaklara Çıkmalı ve Sokaklarda Kalmalıyız” – 1.BölümDemokratlar Trump ile Gerektiği Şekliyle Mücadele Edemez” makalemden alınmıştır. 

Avatar

Gerçek Bir Devrim ve Kökten Yeni Bir Toplum İçin Gerçek Kurtuluşa Giden Yolda Bilim, Strateji ve Önderlik

Görüşlerinizi Paylaşın

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER