Yeni Komünizm

Kadınların Öfkesini, İnsanlığın Kurtuluş Mücadelesi İçin Açığa Çıkarın!

Kadınları öldürüyorlar!

Kadınlar tacize maruz kalıyorlar!

Kadınlar tecavüze uğruyorlar!

Kadınlar verili ahlak normları tarafından devamlı olarak aşağı çekiliyorlar!

Kadınlar dinci ve milliyetçi gericiliğin birincil hedefi haline dönüştürülüyorlar!

Kadınlar bu ataerkil düzen tarafından sömürü ve baskısı altında yaşamaya zorlanıyorlar!

Ama kadınlar yılmıyorlar, teslim olmuyorlar, baş eğmiyorlar! Gerici güruhların, çetelerin, İslamcı tarikatların kısacası bu düzen ve onun gerici rejimi tarafından temsil edilen tüm “resmi” kurumların şeytanileştirme politikalarına karşı isyan ediyorlar.

Kadının bu caniyane saldırılara karşı baş kaldırışı sadece bu coğrafya ile sınırlı değil. Patriyarka bu sisteme içkin bir sorundur ve bu sistemin ismi kapitalist emperyalizmdir. Her bir özgülde farklı biçimler almakla birlikte -ki bu biçimler bazı coğrafyalarda dehşetengiz sonuçlar doğurmaktadır- kadının baskılanması ve sömürü altında tutulması, çok önemli bir toplumsal sorundur. Gerici ataerki ile kadının kurtuluşu arasındaki mücadele hattı daha da belirginleşiyor. Bu yüzden Arjantin’den Hindistan’a Meksika’dan Polonya’ya, Türkiye’ye kadar birçok yerde kadınlar, bu sistemin ölümcül sonuçlarını reddediyor ve kadının toplumdaki “geleneksel” rolü ve konumuna karşı isyan ediyorlar.

Bob Avakian’ın da söylediği üzere;

“Kadınların ezilmesi ve onların kurtuluşu için verilen mücadele, tüm boyutlarıyla, hem bu ülke içinde hem de bir bütün olarak dünyada stratejik bir sorun olarak, her türlü baskı ve sömürünün kökünü kazıma ve bütün insanlığın kurtuluşu için yürütülen genel mücadelede hayati bir önem oynayabilecek ve oynaması gereken bir şey olarak görülmelidir.”

“Birini hariç tutarak bütün zincirleri kıramazsınız. Hem erkeklerin kadınlar üzerindeki baskısını devam ettirmek isteyip, hem de sömürüden ve baskıdan kurtulmak istediğinizi söyleyemezsiniz. Hem insanlığın yarısını köleleştirip, hem de insanlığı özgürleştirmekten bahsedemezsiniz. Kadınlara yönelik baskı, toplumun efendiler ve köleler, ezenler ve ezilenler şeklinde bölünmüş olmasıyla doğrudan bağlantılıdır ve tüm bu koşullara son vermeden kadınların kurtuluşu imkansızdır. Kadınlar yalnızca devrim yaparken değil, bu devrimin tamamında muazzam bir rol oynayacaktır. Proleter devrimin sağlam bir gücü olarak kadınların öfkesi tamamen açığa çıkarılmalıdır.”


Bu Sistem Kadınların Baskı Altına Alınması Olmadan Yapabilir Mi?

Temel Bir Soru, Cevaba Bilimsel Bir Yaklaşım

Bütün sosyal meselelere hangi üretim araçları ile işaret ediyoruz?

Toplumda meydana gelen değişikliklere binaen sorulması gereken en temel soru budur. Ve bu soruya verilecek cevap son tahlilde gerekli ve arzulanabilir olduğu anlaşılan hangi değişikliklerin yapılacağı noktasında da tayin edici olur. Neden? Çünkü üretimin biçimi-temel ekonomik ilişkiler ve ekonomik sistemin temel dinamikleri- bir toplumun karakterinin, baskın sosyal ilişkilerinin, siyasetinin ve ideolojisinin ne olacağı noktasında tayin edicidir.

Bu durumu belirli bir meseleye uygulamak için, kapitalist-emperyalist sistemin, kadının baskı altına alınması olmadan yapıp yapamayacağı sorusuna bir cevap verebilmek, bir karara varabilmek için bazı kritik soruların cevaplanması gerekmektedir:

Bu sistem altında, verili temel ilişkileri ve dinamikleri ile, kadının doğum yapmak ve çocuğa bakmak konusundaki rolü, ailenin temel karakteri ve rolü, ve de kapitalizmi karakterize eden meta üretimi ve mübadelesi, bütün bunlar ve bunlara ek olarak ifadesini siyasi ve ideolojik üstyapıda bulan pek çok direkt ve direkt olmayan ifadeler nasıl radikal bir şekilde değiştirilerek kadının baskı altına alınması yok edilebilir?

Bu toplumu tahakkümü altına alan, kadınları en acımasız ve şiddetli şekilleri de dahil olmak üzere bin bir farklı şekilde baskı altına alan ve aşağılayan tiksinç toplumsal ilişkiler ve kültür, kadının aşağılanması ve baskı altına alınmasını bitirebilecek bir şekilde bu sistemin sınırları dahilinde nasıl dönüştürülebilir?

Bütün bunlar bu sistemin fazlasıyla küreselleşmiş doğası, temel ilişkileri ve dinamikleri de düşünülecek olursa, yalnızca Amerika gibi spesifik bir ülkede değil, yalnızca bir kısım insanlar için -özellikle daha varlıklı ve imtiyazlı olanlar için- değil;  bütün bir insanlık için küresel ölçekte aşılabilir?

Kadının baskı altına alınmasının tarihsel olarak ve bugün tamamıyla toplumun sahipler ve köleler, sömürenler ve sömürülenler olarak bölünmüş olmasıyla iç içe geçmiş olduğu çoktan ortaya çıkarıldı. Aynı zamanda bugün dünyada kadının mevcut durumu ve bunun günümüzün baskın sistemi olan kapitalizm-emperyalizmin temel ilişkileri ve dinamikleri ile nasıl bağlantılı olduğunun analizi ve sentezi de yapılmalıdır. Ancak bunun yapılması sürekli ve tutarlı bilimsel bir yöntem ve yaklaşım gerektirir. Ve bütün samimiyetimle ikna olduğum bir şey varsa o da böyle bir bilimsel analizin ve sentezin -burada sorulan bu temel sorular da dahil edilerek- kadının kurtuluşunun bu sistem içerisinde gerçekleşmesinin imkansız olduğu şeklindeki temel anlayışı güçlendirecek ve derinleştirecektir, ve bu kurtuluş nihai olarak ve tamamıyla ancak ve ancak dünyanın komünizme devrimci ilerleyişi ile mümkün olabilir.

Eğer birisi çıkıp da kadının baskı altına alınmasının kapitalist-emperyalist sistem içerisinde çözülebileceğini söylerse, bu argümanı sunmalarına izin verin. Ancak sunacakları bu argüman, burada sormuş olduğum kritik bazı sorulara cevap verebilmek zorundadır.

#8MARTDÜNYAKADINLARGÜNÜ

#DEVRİMDAHAAZIDEĞİL

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER

ACİL DURUM KAMPANYASI