Yeni Komünizm

2021 Yılında Ne Oldu ve Bundan Sonra Ne Yapacaksınız? 2021 Yılına Dair Bir Kronoloji

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Kişisel planlar ve hedeflerin ötesinde (bu yıl sigarayı bırakıyorum, bu yıl diyet yapacağım, bu yıl çok çalışacağım vs.) yeni bir yıla girerken önümüzde bulunan zorlukları değerlendirmemiz, doğru bir yöntem ve yaklaşımla hareket etmemiz gerekiyor. Bu aynı zamanda geride bıraktığımız seneye de materyalist bir bakışı gerekli kılıyor. Neler yaşandı? Bunlar ne kadar gereksiz acılara yol açıyor? Bütün bu yaşananların ve halk kitlelerinin çektikleri acıların temel sebebi neden bu sistemdir?

Bütün bunları cevaplamada yeni bir yıla girerken oryante edici bir özelliği olması açısından sizlerle bu kronolojiyi paylaşıyoruz. Kronolojide özellikle Türkiye’de toplumsal fay hatlarına denk gelen olaylara değinmeye çalışsak da bu kısa çalışmayı sadece Türkiye özgülüyle kısıtlamaktan da imtina ettik. Bunu yapmamızdaki temel sebep dünyayı, maddi gerçekliği bir bütün olarak gerçekten cereyan ettiği biçimiyle anlama zorunluluğumuzun yöntem ve yaklaşımımızın temellerinden birisini oluşturması ve aynı zamanda yapmak istediğimiz devrimin sadece Türkiye’de veya bölgede yaşayan insanlar için bir devrimden ziyade, dünya devriminin ilerleyebilmesi için bir devrimci üs olması gerekliliğinden; önce bütün dünyanın, bütün insanlığın çıkarlarının düşünülmesi gerektiğinden kaynaklanıyor.

Kronolojide yer alan bütün olayların altında konuya dair daha önce web sitemizde yayınlanmış çalışma kolektifilimiz tarafından yazılmış veya başta Devrimci Komünist Parti ABD (RCP USA) ve dünya çapındaki yeni komünizm taraftarı devrimci örgütler tarafından kaleme alınmış çeviri yazılara yer verdik. Okura tavsiyemiz kronolojide yer alan olayları ve tavsiye edilen yazıları okuması ve gireceğimiz yeni yılda bu meseleler üzerine daha derin bir şekilde düşünmesi, tartışması ve bütün bunların devrimin temeli, mümkünlüğü, arzulanabilirliği ve zorunluluğu ile olan temel ilişkisini sürekli olarak anlamaya çalışmasıdır. Takipçilerimiz açısından ise bu konularda yetkinleşmek, yetkinleşmek ve daha fazla yetkinleşmek önümüzdeki dönemde çok ciddi bir devrimci sorumluluk olarak kendisini dayatmaktadır.


4 Ocak Boğaziçi Direnişi:

Başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve pek çok başka üniversiteden ilerici, devrimci öğrenciler atanmış rektör Melih Bulu’ya karşı protesto eylemine başladı. Ayağa kalkarak kokuşmuş gericiliğe karşı öfkesiyle bilenen gençlik rejimin zayıf noktasını oluştururken devrimin de temellerinden birisini oluşturuyor. Bu öfkenin acil bir şekilde bilimsel bir yöntem ve yaklaşımla; yeni komünizmin yöntem ve yaklaşımıyla birleştirilmesi ihtiyacıysa girmekte olduğumuz 2022 yılında kendisini çok daha akut bir şekilde hissettiriyor.

https://yenikomunizm.com/bogazici-genclik-ve-direnis-uzerine-oryantasyon-notlari/

https://yenikomunizm.com/bogazici-bir-direnisin-kronolojisi/

https://yenikomunizm.com/bogazici-direnisi-sapkin-lgbt-ve-gerici-iktidara-dair/

6 Ocak ABD’de Faşist Darbe Girişimi:

Trump taraftarı faşistler ABD’de Capitol binasını basarak başarısız bir darbe girişiminde bulundular. Bob Avakian bu darbe girişimini daha sonra yazdığı Devrimin Temel Yol Haritası yazısında Nazi rejiminin önderi Hitler’in başarısız ‘’Birahane Darbesine’’ benzetti; her iki darbe de hakim sınıflar isteksiz ve gayriciddi yargılamalar yaparak süreci sulandırmıştır bunun sonucu Almanya’da Nazilerin iktidarı; Holokost ve II. Dünya Savaşı olurken ABD’de yükselen faşizmin durdurulup durdurulamayacağı bugün sadece ABD halkları için değil ama bütün bir insanlık için varoluşsal bir anlam ifade ediyor.

14 Ocak DSÖ Salgın Heyeti Çin’e Ulaştı:

Dünya Sağlık Örgütü heyeti salgının merkezi olan Çin’in Wuhan kentine inceleme heyeti gönderdi. Heyet raporunda hastalığın çok yüksek ihtimalle aracı bir hayvan ile insanlara bulaştığı açıklandı. Küresel iklim krizi, gıda tekellerinin kontrolüne giren ‘’gıda egemenliği’’, tarım ve orman alanlarının yok edilmesi sebebiyle özellikle Üçüncü Dünya ülkelerinde insanlar yabani hayatla normalden çok daha fazla temas yaşıyorlar. Bilim insanları ileride bu nedenle daha pek çok bölgesel ve küresel salgının yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

20 Ocak Joe Biden’ın Tescil Töreni:

Joe Biden ABD Başkanı olarak ve Kamala Harris’te Başkan Yardımcısı olarak tescillendi. Trump/Pence faşist rejiminin seçim yenilgisi ile beraber Biden hükümeti göreve başladı. Biden’ın göreve başlaması dört yıllık Trump iktidarıyla bir tezat oluştursa da Biden’ın göreve başlama konuşmasında değindiği ABD’nin özünde ‘’iyi’’ olduğu ve sistematik ırkçılığa karşı savaşacağı iddiaları, kadınların baskı altına alınmasına karşı geleceği gibi dalavereler bütün bunları doğuran, besleyen ve gerektiren kapitalist-emperyalist sistemi sonsuza dek saklayamaz ne de faşizmin örgütlü güçlerini kavanoza kapatamaz. Biden’ın göreve başlamasından bu yana geçen bir yıl da bizlere Bob Avakian’ın tahlillerinin maddi gerçekliğe ne kadar tekabül ettiğini bir kere daha göstermektedir. Biden geçen süre zarfında iddiasında bulunduğu ‘’ulusu birleştirme’’ çağrılarında sefil bir şekilde başarısız olmuştur. Öte yandan ABD’de faşistler devlet iktidarına sahip olmamalarıyla beraber örgütlü bulundukları-eyalet hükümetleri, belediyeler, medya, sivil toplum- aracılığıyla saldırılarına hız kazandırmışlardır.

26 Ocak COVID-19 Vaka Sayıları 100 Milyonu Geçti:

Dünya çapında COVID-19 vakaları 100 milyonu geçti. İnsanlık 2021’in sonuna geldiğimiz şu zamanda hala gereksiz acılarla yüz yüze gelmeye devam ediyor. COVID-19 biyolojik bir patojen olsa da; bir salgının yönetimi, kamu sağlığıyla ilgili atılan adımlar, kitlelerin temel ihtiyaçlarının bir salgında nasıl karşılandığı, aşıya ve ilaca erişim, dünyanın sağlığa erişimdeki bu derece bölünmüşlüğü üretimin biçimine, bir tek sisteme işaret eder: Kapitalist-emperyalist sistem!

1 Şubat Myanmar’da Darbe:

Myanmar’da Batı yanlısı Aung San Suu Kyi faşist bir askeri darbeyle devrildi. Kitleler darbeye karşı direnişe geçti. Çin destekli cunta yönetimiyle çatıştı. Yüzlerce kişi öldürülürken on binlerce kişi yaralandı. Güneydoğu Asya’daki bir ucuz işgücü, süper sömürü ‘’cenneti’’ ve uluslararası uyuşturucu ticaretinin geçiş noktası olan Myanmar’da yaşanan bu darbe dünya çapında keskinleşen çelişkiler ve kutuplaşmalarda Çin’e mercek tutmanın önemine de işaret ediyordu.

https://yenikomunizm.com/myanmardaki-kanli-darbeyle-ilgili-oryantasyon-notlari/

https://yenikomunizm.com/emperyalistler-arasi-kutuplasma-tirmanirken-cine-mercek-tutmanin-onemi/

13 Şubat Faşizmin Gare Hezimeti:

‘’Fetihçi’’ faşist rejim 10 Şubat günü PKK’ye karşı başlattığı askeri harekatta Gare’de hezimete uğradı. Bu durum rejimin bütün bölgede estirdiği iğrenç şoven küstahlığa sert bir darbe vurdu. Rejim yaşadığı hezimet karşısında yoğun bir baskı dalgası başlatarak HDP mensubu yüzlerce kişiyi derdest etti. Kürt ulusunun meşru siyasi hakkı üzerindeki şoven baskıyı güçlendiren rejimin yanında sözde muhalefet Kemalist burjuvazi bu hezimeti bir ‘’başarısızlık’’ olarak yorumlayarak dünya görüşünü ve düşünüş biçimini de bir kez daha ortaya sermiş oldu.

16 Şubat Teksas’ta Soğuktan Ölen Evsizler:

Emperyalizmin merkezi ABD’de Teksas’ta dondurucu soğuk nedeniyle yollar kapandı, enerji ve temel ihtiyaçlara erişim kesilirken donarak ölen insanlar oldu. İnsanların bu şekilde ölmeleri; barınma, sağlık, beslenme gibi insanın en temel ve zorunlu ihtiyaçlarının dahi meta ilişkilerine indirgendiği bu iğrenç sistemin en aşağılık dışavurumlarından birisi olarak 2021 yılında da kendisini gösterdi. Bununla beraber konut sorunu ve bu temel ihtiyaçların metalaşması ABD’ye özgü bir sorun değil, Türkiye’de de 100 bin civarı evsiz insanın olduğu tahmin ediliyor. Bu sistemin temel problemlerinden olan konut sorunu daha fazla acıya yol açarak ilerlemeye devam ediyor.

https://yenikomunizm.com/sistemin-kahredici-suclarindan-biri-evsizler/

15 Mart Yemen’de İnsanlık Krizi Felaket Boyutlara Ulaştı:

Yemen’de hala devam eden savaşın kendisi Yemen’de 130.000 can aldı ve geçtiğimiz haftalarda insani krizi çok daha ölümcül bir hal almaya başladı. Dünya Gıda Programı (WFP), Yemen’in ‘’modern tarihin en büyük kıtlığının’’ sınırında olduğu uyarısını yapıyor. Ülkenin büyük bir bölümü açlık ve yıkımla beraber “yeryüzündeki cehennemin” kıyısında. WFP’ye göre 5 yaşının altındaki 400.000 Yemenli çocuk bu senenin sonunda akut kötü beslenmeden ölecek. Yemen’de yaşanan bu insanlık suçu için websitemizdeki şu kısa makaleye bakabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/yemen-kitlesel-aclik-ve-hastaliklar-her-gecen-gun-agirlasiyor/

20 Mart İstanbul Sözleşmesi Feshedildi:

İslamcı/Türkçü faşist rejimin önderi Erdoğan, İstanbul Sözleşmesinin feshedildiğini açıkladı. İslamcı gericilerin “Aileyi koruyamadan kadına yönelik şiddeti önleyemezsiniz” anlayışı, korumak istedikleri “kadının” nasıl bir kadın olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu gericilerin kadına reva gördükleri orta çağ ideolojisinin günümüz koşullarında almış olduğu biçimdir. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ise tam da bu temelde gerçekleşmektedir. Kadınların ve LGBTQ bireylerin, dinsel patriyarka tarafından baskı ve sömürü altına alınması istenmektedir. Ayasofya İmamı, Mehmet Boynukalın’ın “İslam’a göre yönetim erkeğin hakkıdır” çıkışı tam da bu söylediklerimizi doğrular nitelikte kendisini bir kere daha göstermektedir.

21 Mart Neval El Seddavi Hayatını Kaybetti:

Nevâl El-Seddavi, sevilen Mısırlı yazar, doktor ve kadın hakları savunucusu, 21 Mart’ta Kahire’de hayatını kaybetti. Kadınların sömürülmesi konusundaki gerçekleri korkusuzca, hevesle ve bir sanatçı dokunuşuyla herkese gösterdi. Adına Arap ülkelerinde ve dünyada “Mısır’ın en radikal, seküler, feminist kadını” ve “kadınların özgürleştirilmesinde bir öncü” şeklinde övgüler yağdı. Women at Point Zero [Sıfır Noktasındaki Kadın], The Hidden Face of Eve [Havva’nın Saklı Yüzü], Memoirs from the Women’s Prison gibi 50’den fazla kurgu ve kurgusal olmayan kitap yazdı. Eserleri düzinelerce farklı dile çevrildi ve kalpleri ve de zihinleri harekete geçirdi. Bu değerli entelektüelin kendisi ve çalışmalarıyla ilgili websitemizdeki çeviri makaleyi okuyabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/neval-el-seddavi-yazar-ve-omru-boyunca-kadin-haklari-savunucusu/

23 Mart Süveyş Kanalı Krizi:

Ever Given gemisi Süveyş Kanalında sıkıştı. Birkaç saatlik bu sıkışma küresel lojistik zincirinde çok ağır aksamalar meydana getirirken kapitalist-emperyalist sistemin bir hayli küreselleşmiş doğası da farklı bir şekilde ortaya çıkmış oldu.

4 Nisan Emekli Amirallerin Bildirisi:

104 emekli amiral, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Kanal İstanbul ve Kemalist ilkelere atıfta bulundukları bir bildiri yayınladılar. Bu durum uzun zamandır toplumun derin ve geniş kesimlerinde bir yıpranmışlığın söz konusu olduğunu da ortaya çıkartmaktadır. Daha fazla insan, kadınlar, gençler ve de özellikle genç kadınlar, rejimin baskıcı uygulamalarını ve yapısını artan oranda sorgulamaktadır. Hakim sınıfların “muhalif” kesimleri hem bu potansiyelin olası bir sistem karşıtlığı temeline kaymasını önlemek hem de devletin “kurucu unsuru” olan Kemalizm’in, yeni koşullar altında ve yeniden “toplumu bir arada tutan tutkal” olmasını istemektedirler. Mevcut kutuplaşma -bir yanda eski gerici rejimin “yeni” temsilcileri Kemalistler, diğer tarafta ise İslamcı Türkçü faşist rejim- iki gerici klik arasında halkı bir “seçim” yapmaya zorlamaktayken bugün çok açık bir şekilde ihtiyacımız olan iki burjuva kliği arasında seçim yapmak değil ama ihtiyacımız olan gerçek bir devrimdir.

https://yenikomunizm.com/amiraller-yeniden-lutuf-beklentisi-ve-derinlesen-celiskiler-uzerine/

13 Nisan İsrail Filistin Halkları Üzerindeki Gerici Baskısını Yoğunlaştırdı:

İsrail kitlesel bombalamalarını ayrım yapmaksızın Gazze’de Filistinlileri katletmek için yoğunlaştırıyor. Ölenlerin düzinelercesini çocuklar oluşturdu. Batı Şeria’da ve İsrail’de polisler ve faşist çeteler kudurmuşçasına saldırdılar. Filistinliler ise bu saldırılara ve Kudüs’te yapılmaya çalışılan etnik temizliğe karşı direndiler. İsrail’in işgal edilmiş Filistin toprakları üzerindeki etnik temizliği bu sefer hiç olmadığı kadar geniş bir bölge de yaşandı. İslami köktendinci Hamas ve gerici İsrail arasında daha sonra yapılan ateşkes antlaşması ise ABD emperyalizminin amansızca savunduğu ve müttefiki olarak tanımladığı İsrail’in işgali ve sistematik katliamları son bulmuş değil. Bu katliamlar, İsrail’in ABD emperyalizmiyle ilişkisi ve bu yıl yaşanan olaylara dair websitemizde bulunan bu yazıları okuyabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/israilin-katliamlari-artiyor-filistinlilerin-direnisi-genisliyor/

https://yenikomunizm.com/filistinlilerin-katilce-ezilmeleri-surerken-bir-ateskes-butun-bunlar-nereye-cikiyor/

28 Nisan Kolombiya Halkları Derin Yoksulluğa Karşı Sokağa Çıktı:

2 Mayısta hükümet geri adım atsa da protestoların yoğunluğu arttı ve Brezilya’dan sonra Güney Amerika’nın en kalabalık ikinci ülkesi olan Kolombiya’da hızla yayıldı. Kolombiya’nın başkenti Bogotá’daki bir protestoda görev yapan bir öğretmen, dışarıya çıkanların sadece vergi artışıyla ilgili olmadığını söyledi: “Bu, yolsuzluk, eşitsizlik ve yoksullukla ilgili. Ve biz gençler bundan bıktık.” New York Times, 5 Mayıs’a kadar Kolombiya’nın bazı şehirlerindeki bölgelerin “savaş alanlarına dönüştüğünü” bildirdi. Ülke çapına yayılan eylemlerde Bob Avakian’ın mimarı olduğu yeni komünizmin taraftarları GCR/Grupo Comunista Revolucionario, Colombia (Kolombiya Devrimci Komünist Grubu) üyeleri de eylemlerde aktif bir şekilde yer aldı ve bir açıklama yayınladılar. Hem açıklama metnini hem de Kolombiya’da yaşanan olaylarla ilgili analiz yazısını websitemizden okuyabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/kolombiyali-yoldaslardan-mesaj-var-isyan-etmek-icin-daha-fazla-sebep/

19 Nisan Mars’ta İlk Helikopter Uçuşu:

Mars’ta ilk helikopter uçuşu gerçekleştirildi. Mars’a iniş yapan Ingenuity (Beceri) isimli helikopter yaklaşık 3 metre yükseldi ve 30 saniye havada kaldı, bu Mars gezegeninin öngörülemeyen ve belirsiz uçuş koşulları ve Mars’ta atmosferin son derece ince olması nedeniyle inanılmaz bir başarıydı. Bütün bu süreç keşfetmenin ve insanın huşu ihtiyacının yansımasının güzel bir örneğidir. Nitekim bilim her şeyin neden böyle olduğunu, değişimin dinamiklerinin neler olduğunu; keşfetmeyi, açıklamayı hedefler. Bilimin temel amacı; bilinmeyeni bilinene, esrarengiz olanı kavranabilen, açıklanabilen ve gösterilebilene dönüştürmektir. Dünya ve evrenle ilgili bildiğimiz hakikatler arttıkça ve gerçekliği gerçekten gerçekte olduğu şekliyle araştırmaya devam ettikçe materyalizmimizde ustalaşabiliriz. Bugün gezegenimiz ve diğer gezegenler hakkında daha fazla hakikate ulaşmak aynı zamanda metotsal ve epistemolojik bir önemde bulunmaktadır.

20 Nisan Derek Chauvin Hüküm Giydi:

George Floyd’u kameraların önünde vahşice katleden aşağılık Chauvin’in cinayetten hüküm giymesi ulusal baskıya karşı milyonların kitlesel direnişi sayesinde olmuştur. Böylesi aşağılık bir ırkçının hüküm giymesi ve bunun kitlesel eylemler sonucu gelmesi pozitif bir şey olmakla beraber dünya çapında ulusal baskının son bulamayacağı ve adaletin tam olarak tecil edilemeyeceği de yine bu yıl Jacob Blake’i vuran polisin yargılanmaması ile ortaya çıkmıştır. Ve belki de en önemlisi sokakları dolduran milyonlar aslında devrimin mümkünlüğünün temeline dair çok şey söylüyordu.

https://yenikomunizm.com/bidenin-adalet-departmani-kararini-verdi-jacob-blakeyi-7-kez-vuran-polis-icin-suclama-yok/

15 Mayıs Hindistan’da İnsanlık Krizi:

Hindistan dünyanın en çok aşı, ilaç ve medikal malzeme üreten ülkelerinden biri olmasına rağmen hastanelerinde yeterli yatak ve oksijen olmaması, ilaca erişim sorunları ve yaygın aşılamanın olmaması nedeniyle bilim karşıtı faşist Modi rejiminin de tırmandırdığı insani bir krizle karşı karşıya kaldı. Bu sistemin küresel çaptaki işleyişinin bedelini Hindistan temel kitlelerinden gelen yüz binlerce insan hayatlarıyla ödedi. Bilim insanlarının uyarılarına rağmen dünya çapında yaygın aşılama yapılmaması, emperyalist ülkelerin aşı istiflemesi, faşizm, ‘’ben fenomeni’’ ve pek çok problemli düşünüş biçiminin kesişim noktası olarak ortaya çıkan ‘’aşı karşıtlığı’’nın güçlenmesi ve COVID-19’un mutasyona çok müsait bir virüs olması sebebiyle daha hızlı yayılan ve daha öldürücü olan Delta varyantı ortaya çıktı.

https://yenikomunizm.com/hindistan-dunya-insanlik-testinden-geciyor-kitleler-can-cekisiyor/

30 Mayıs Müsilaj Krizi:

Sanayi ve turizm burjuvazisinin çöplüğüne dönen Marmara Denizinde müsilaj görülmeye başlanırken elimizde bu krizle ilgili bulunan her üç parametrede; deniz şartları, aşırı ısınma ve atıklar; bu sistemin gezegeni yağmalamasına, bu sistemin anarşik örgütlenmesine işaret ediyor.

https://yenikomunizm.com/bu-sistem-gezegeni-mahvediyor-marmara-denizinde-musilaj/

17 Haziran HDP’nin İzmir Merkezine Silahlı Saldırı:

17 Haziran sabahı silahlı ve örgütlenmiş olduğu bariz bir faşist HDP’nin İzmir’deki merkezine girerek HDP’li Deniz Poyraz’ı katletti ve etrafa mermiler yağdırdı. Bu yaşanan organize saldırı 24 Haziran seçimlerinden sonra yaşanan süreçle 12 HDP milletvekilinin vekilliklerinin düşürülmesi, HDP’li belediyelere adeta sömürge valilikleri biçiminde kayyumların atanması ve bazı belediyelerin mazbatalarının verilmeyerek, seçim sonuçlarının tanınmaması, rejimin HDP üzerindeki baskısının boyutunu apaçık göstermektedir. Öbür yandan ise bu faşist rejimin azgın şovenizminin ulaşabileceği tehlikeli boyutları da bariz bir şekilde belli etmektedir. Yine geride bırakmak üzere olduğumuz bu yıl bu çirkin saldırının yanında sık sık HDP’nin kapatılması ile de gündeme geldi. Rejimin Kürt ulusunun her türlü siyasi hakkını gasp etmesi de hem derinleşen çelişkileri hem de rejimin niteliğini göstermektedir. Daha detaylı bir tartışma için sitemizdeki yazılara bakabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/andimiz-hdpnin-kapatilmasi-tartismasi-ve-hakim-siniflar-uzerine/

23 Haziran Kanada’da İsimsiz Bir Mezarda Yüzlerce Çocuğun Ölü Bedenleri Bulundu:

Bölgede ‘’çoğu Yerli halktan çocuklar olmak üzere’’ 751 ceset bulunduğu açıklandı. Bu haber tam da 28 Mayıs’ta Kanada’nın batısındaki bir eyalette başka bir Yerliler için eyalet okulunda yine isimsiz ve işaretsiz 215 çocuk cesedinin bulunması üzerine geldi. Kanada’nın her tarafında 100 yıldan uzun süre boyunca bu yerleşim okulları faaliyetteydi. Kanada’nın ilk başbakanı olan Sir John A. Macdonald, 1883 yılında azgın beyaz üstünlenmeci hedeflerini belirtmişti: ‘’Çocukların okulları yerleşim yerlerinde olunca çocuklar ebeveynleriyle yaşıyorlar, ebeveynler ise vahşi oldukları için okuma yazmayı öğrenseler bile eğitimleri ve düşünce biçimleri Yerli gibi oluyor.’’ Dolayısıyla Macdonald çocukların ‘’ebeveyn etkisinden’’ koparılması ve ‘’Beyaz adamın yaşam tarzı ve düşünce biçimini öğreneceği’’ okullara koyulması gerektiğini söylüyordu. 150.000 kadar Yerli bu okullara gitti; kendi dillerini konuşmaları ve geleneklerini uygulamaları engellendi. Bu yaşanan korkunç olayla ilgili websitemizde bir çeviri yazı yayınlandı:

https://yenikomunizm.com/kanada-isimsiz-bir-toplu-mezarda-yuzlerce-yerli-cocugun-olu-bedenleri/

4 Temmuz Richard Lewontin Öldü:

Richard Lewontin 92 yaşında hayatını kaybetti. Lewontin, Harvard Üniversitesinde evrimsel biyolog ve nüfus genetikçisiydi. 50 yıl boyunca çalışmaları bu alanlara çok önemli katkılarda bulundu. Özellikle her şeyin kalıtımsal olduğu, biyodeterminist düşünüş biçimi, sosyobiyolojik düşünüş biçimi gibi problemli yaklaşımlara karşı geliştirdiği bilimsel ve sistematik eleştirilerle, ABD devletinin savaş suçlarına karşı tavır almasıyla Lewontin bilim dünyası için önemli bir aydındı. Kendisiyle ilgili sitemizde yer alan çeviri yazıya burada ulaşabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/richard-lewontinin-anisina-ve-bugun-icin-bazi-dersler/

11 Temmuz Dünya Açlık Raporu:

Bir yardım kuruluşu olan Oxfam’ın ‘’Açlık Virüsü Çoğalıyor’’ raporu yayınlandı. Rapora göre dünya genelinde her dakika 11 kişi açlık nedeniyle hayatını kaybediyor. Gerçekten temel bir ihtiyacın metaya indirgendiği bu sistem de gıdaya ulaşımı olmadığı için ölen her bir insan bu sistemin suçları listesini daha da uzatmaya devam ediyor.

12 Temmuz Küresel Beslenme Raporu Açıklandı:

Birleşmiş Milletler, Küresel Beslenme Raporunu açıkladı. Rapora göre dünya çapında 811 milyon aç insan var. Dünyanın neredeyse 1/7’si AÇ. Bunu bir düşünün! Eğer bu raporda belirtilen neredeyse bir milyar insanın çektiği acılar gereksiz değilse o halde neye gereksiz acı demeliyiz? Eğer bunun çözümü gerçekten mümkünse o halde neden ihtiyacımız olan devrim hareketini inşa etmede yanımızda değilsin?

15 Temmuz Karadeniz’de Sel Felaketleri:

Aşırı hava olayları, ormansızlaştırma ve çarpık yapılaşma nedeniyle yani kısacası küresel iklim krizinin vurduğu Karadeniz bölgesinde ağır bir sel yaşandı.

17 Temmuz Avrupa’da Sel Felaketleri:

Almanya ve Belçika’da yaşanan sel felaketinde çok sayıda ölü oldu. En az 174 kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor. Bilim insanları aşırı hava olaylarının küresel iklim kriziyle beraber olma sıklığının artacağının kaçınılmaz olduğunu söylüyor.

25 Temmuz Kuyucuk Gölü Kurudu:

Küresel iklim krizi bu sefer de Kuyucuk Gölü’nü vurdu. Kuyucuk Gölü resmen kurudu.

28 Temmuz Orman Yangınları:

49 ilde 299 ormanda, orman yangınları yaşandı. 9 kişi yangın sebebiyle öldü, yüzlerce kişi yaralandı ve hektarlarca orman küle döndü. Bu yangınlar “doğal” ya da “lokal” değildir. Yangının nedenleri dünya kapitalist-emperyalist sisteminde yatmaktadır. Geçtiğimiz son on yıllarda bariz bir şekilde kendini gösteren iklim değişikliği, dünyanın ısınması, yeşil alanların kurumasına yangınların oluşmasına sebebiyet veren temel faktördür. İklim değişikliğinin bir felaketin eşiğine gelmesi, kapitalist-emperyalizmin yapısı ve işleyişi sonucunda gerçekleşmektedir. Kapitalizm için doğa bir “çıktı” değildir; kar elde etmek için “ucuz” enerjiye dayanmak ve daha fazla karbon salınımına neden olmak, kapitalizmin vazgeçemeyeceği bir husustur. Bu ise Sibirya’dan Avustralya’ya, Kuzey Amerika’dan Yunanistan’a, Brezilya’dan Türkiye’ye kadar her yıl devasa yangınların çıkmasına neden olmaktadır. Yangınlar, bu acımasız sistemin işleyişinin “sıcak yüzüdür”. Aynı gün Eber Gölü’de resmen kurudu.

https://yenikomunizm.com/orman-yanginlari-cevresel-felaketin-habercisidir-kapitalist-emperyalizmin-gezegeni-yok-etmesini-sadece-gercek-bir-devrimle-durdurabiliriz/

10 Ağustos Altındağ Olayları:

Suriyeli gençler ve Türkiyeli gençler arasındaki münakaşanın ardından Altındağ’da gericiler ‘’göçmen avına’’ çıkarak örgütlü linç girişiminde bulundular. Suriyelilere ait pek çok ev ve işyeri talan edildi. Araçlar ise tahrip edildi. Bölgede yaşayan Suriyeliler korku içerisinde evlerinde ne olacağını beklerken yaşanan olay basit bir ‘’reaksiyon’’ veya da ‘’bir güruhun’’ toplumsal çelişkilerden azade gerçekleştirdiği bir eylem değildi. Bu olay açık bir şekilde ırkçı, faşist ve yabancı düşmanı temelde gerçekleştirilmiş bir saldırıydı! Ve bu üç unsur, bu ülkenin kuruluş harcında bulunmaktadır!

https://yenikomunizm.com/multecilere-yonelik-saldirilar-ve-koruklenen-yabanci-dusmanligina-yonelik-oryantasyon-notlari/

15 Ağustos Taliban İktidarı Ele Geçirdi:

İslamcı köktendinci ve gerici Taliban, Afganistan’ın başktenti Kabil’de Cumhurbaşkanlığı Sarayına girdi.

https://yenikomunizm.com/wp-content/uploads/2021/11/edergisayi1.pdf

18 Ağustos Tuz Gölü Kurudu:

Tuz Gölü resmen kurudu.

20 Ağustos Afganistan Yeni Komünist Hareketi (JAKNA) Kuruluşunu İlan Etti:

Bütün dünya devrimin yakıcı ihtiyacını hissederken özellikle Afganistan gibi İslami köktendinci gericiliğin iktidar olduğu bir ülkeden gelen böylesi bir haber bu senenin güzel haberlerinden birisi oldu ve enternasyonal saflarda umutla karşılandı. JAKNA kuruluşunu

Afganistan’daki bir grup yeni komünizm destekçisinden Afgan erkek ve kadınlarına, Afgan işçilere, emekçilere, aydınlara ve ilericilere mesajımız şudur:

Kırk yıllık kalıntılara karşı mücadeleyi güçlendirin, niceliksel ve niteliksel olarak bunun ötesine geçin. Doğru çizgiye dayalı bir örgüte ihtiyacımız var. JAKNA/NCMA’nın çekirdeğinin saflarında -kararlı bir örgütün bu kıvılcımında- siz kitlelere her şeyden çok ihtiyacımız var.

*Taliban’dan, IŞİD’den ve Mücahidlerden nefret edenler;

*Kırk yıllık ABD ve Rus emperyalizminden ve onların bölgesel paralı askerlerinden nefret edenler;

*Her türlü baskıdan, ayrımcılıktan ve sömürüden nefret edenler;

*Henüz bu dünyanın yıkımına ve çirkinliğine boyun eğmemiş ve boyun eğmeyecek olan sizlersiniz.

Yeriniz bu çekirdeğin saflarındadır. Katılmanız için, Komünist Devrim için, bundan daha azı olmayacak bir süreç için Partinizi inşa etmek için kapımız sizlere açıktır! Afganistan ve geleceği fethetmek için!

26 Ağustos Kuruyan Göller Raporu:

Ortaya çıkan raporlara göre Türkiye’deki göllerin %60’ı kurudu.

11 Eylül Başkan Gonzalo (Abimael Guzman) Hayata Veda Etti:

11 Eylül 2021’de, Peru Komünist Partisi başkanı Gonzalo olarak da bilinen Abimael Guzmán, Lima dışındaki bir deniz üssünde bulunan yeraltı hapishanesinde -29 yıl boyunca tek başına tutulduğu ve sınırlı mahkeme işlemleri dışında topluluk önünde konuşma özgürlüğünden yoksun bırakıldığı yerde- yaşamını yitirdi. Gonzalo, 1980 yılında Peru’nun kırsal alanlarında Maoist devrimci bir halk savaşı başlatan Partido Comunista del Peru’nun (PCP) lideriydi. Bu silahlı mücadelenin nihai hedefi, Peru toplumuna egemen olan baskıcı sınıf güçlerinden arınmış komünist bir toplum kurmaktı. Bu süreç onların Maoizm anlayışları tarafından yönlendiriliyordu. Bu devrimci savaş, emperyalizme karşı uluslararası mücadele ve dünya çapında komünizm için yürütülen bir savaştı. Başkan Gonzalo bütün teorik açmazlarına ve problemli çizgisine rağmen düşmanın elinde bir devrimci olarak öldü. Dünya komünist hareketi için değerli bir devrimci olan Gonzalo’nun neler yaptığını, siyasi çizgisini ve teorik problemlerini bununla beraber ABD hakim sınıflarıyla işbirliği içerisindeki gerici Peru hükümetinin onu nasıl tutsak aldığını websitemizde yayınlanan yazılardan okuyarak öğrenebilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/abimael-guzman-baskan-gonzalonun-olumu-uzerine/

https://yenikomunizm.com/peru-komunist-partisi-lideri-abimael-guzmani-baskan-gonzalo-anarken/

13 Eylül Öldürülen Çevre Aktivistleri:

Bir insan hakları kuruluşu olan Global Witness rekor sayıda çevre hakkı savunucusunun öldürüldüğünü açıkladı. Açıklanan bu raporda bir yıl içerisinde 227 çevre aktivistinin katledildiği bilgisi yer alıyordu. Çevre krizi hızlandıkça buna karşı direnişte hızlanıyor. Ancak anlaşılması gereken çok çok temel bir gerçek var. Kapitalist-emperyalist sistemin doğası çevre krizini durduramadı, durduramıyor ve durduramayacak. Sistemin çelişkileri kapitalistler için başka zorluklar yaratırken çevreyi korumaya çalışan ve özellikle Üçüncü Dünyada mücadele yürüten aktivistlere karşı aleni şiddet kullanmaktan ve onları katletmekten çekinmiyorlar.

20 Eylül Barınamayanlar Hareketi İlk Nöbetine Başladı:

Ülke genelinde ağırlaşan şartlar ve derinleşen yoksullaştırmaya beraber rejim tarafından çizilen kalıplara girmesi beklenen ve girmedikleri takdirde sürekli ötekileştirilen üniversite öğrencileri barınacak yer bulmakta çektikleri zorluklara, barınabilecekleri yurtların ucuz fiyatlarla tarikatlara ve farklı İslamcı kuruluşlara peşkeş çekilmesine, insanlık dışı şartlarda kendilerine fahiş fiyatlardan kiralanmaya çalışılan özel işletmelere ve özel sektör yurtlarının yüksek fiyatlarına, kendilerinin en temel hakkı barınma hakkının dahi metalaştırılarak temin edilmemesine karşı meşru bir hareket başlattılar. Barınamayanlar hareketi ilk eylemini 20 Eylül’de bir parkta uyuyarak gerçekleştirdi ve bütün ülkeye BARINAMIYORUZ diyerek haykırdı. Eylem alanı genişledikçe İslamcı/Türkçü faşist rejim gençlerin üzerine kuduz bir şekilde saldırdı. Çoğunu gözaltına alarak yıldırmaya çalıştı. Bugün hala eylemler devam ediyor. Meşru mücadelelerinde gençlerin yanındayız. İnşa ettiğimiz devrim hareketinin temel direklerinden birisi de öğrenci gençliği olmalıdır. Bugün gelinen noktada hem bu sistemin suçlarını hem de bu faşist rejimin suçlarını görebiliyorlar. Bu gördükleri, görebildikleri ve bilenmiş öfkeleri acil olarak yeni komünizmin yöntem ve yaklaşımıyla tanıştırılmalı ve bir devrim hareketinin temel direklerinden birisi haline gelmelilerdir.

6 Ekim Paris İklim Antlaşmasının Kabulü:

Türkiye Paris İklim Anlaşması’nı onayladı. Öncelikle şunu söyleyelim: İhtiyacımız olan ne faşistlerin içi boş ve ikiyüzlü açıklamalarıdır ne de Paris İklim Anlaşması gibi sistem içi ‘’çözüm’’ önerileridir. İhtiyacımız gerçek bir devrimdir. Bu antlaşmaların krizden çıkış için neden bizi bir yere ulaştıramayacağı ve öte yandan Erdoğan’ın antlaşmaya yönelik açıklamalarının analizi için sitemizde yer alan yazıya bakabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/paris-iklim-anlasmasi-ve-cevre-dusmani-fasist-rejimin-ikiyuzlulugu/

10 Ekim Afrika’da Milyonlar Ölümle Karşı Karşıya:

Hava kirliliği sebebiyle Afrika kıtasında sadece 2019 yılında 1 milyon 91 bin kişinin öldüğü belirlendi.

26 Ekim Irak ve Suriye Tezkereleri Uzatıldı:

Faşist rejim Irak ve Suriye’deki askeri güçlerinin kalış sürelerini tezkere ile iki yıl daha uzattı.

31 Ekim Glasgow İklim Zirvesi Başladı:

Çevre saati işliyor. Kapitalist-emperyalist sistemin temsilcileri bütün bir insanlığı felakete sürüklüyor. Bütün bunlar olurken Glasgow’da toplanan iklim zirvesini büyük bir panayır olarak niteleyebiliriz. Zirvenin sonunda çıkan şey şu oldu: ‘’Bekle ve ertele’’ sonra biraz daha bekle ve biraz daha ertele. Sistemin temsilcileri petrol sondajında da kömür üretiminde de aynı şeyi söylediler: Bekle ve ertele. Bununla beraber Türkiye’de bu panayırda yerini alarak verimsiz sübvansiyonlar ve iklim kredilerinden payını alıp yalanlarına ve çevreyi zehirlemeye devam etti. Glasgow süreci ve İslamcı/Türkçü faşist rejimin bu panayırda oynadığı rolle ilgili websitemizde çıkan yazılara bakabilirsiniz:

https://yenikomunizm.com/glasgow-iklim-sacmaligi-basladigi-yerde-sona-eriyor-gezegeni-yok-etmek-icin-yesil-isik/

https://yenikomunizm.com/kapitalist-emperyalist-sistemin-glasgow-konferansinda-yuksekten-atip-tutmalarina-dair/

https://yenikomunizm.com/glasgow-rezilligi-ne-curetle-iklim-liderligi-iddiasinda-bulunuyorlar/

https://yenikomunizm.com/glasgow-iklim-konferansi-devletleri-insanlari-ve-de-gezegeni-degerlendirmeye-aliyor/

https://yenikomunizm.com/dunya-yanarken-ve-egemenler-glasgowda-keman-calarken-insanlik-icin-tamamen-farkli-bir-gelecek-isteyenlere-cagri/

https://yenikomunizm.com/glasgowa-geri-sayim-varolussal-kriz-zamaninda-farkli-bir-gelecege-asilmak/

https://yenikomunizm.com/rejim-fiyasko-glasgow-panayirinda-gorevini-tamamladi/

12 Kasım Kanada’da Aşırı Sıcaklar:

Kanada’da küresel iklim krizi nedeniyle yaşanan aşırı sıcaklıklarda solunum güçlüğü yaşayan bir kadına ‘’iklim değişikliği’’ teşhisi kondu. Kanadalı kadın dünyada ‘’iklim değişikliği’’ teşhisi konan ilk kadın oldu. Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre her yıl milyonlarca insan küresel iklim krizinin birincil ve ikincil etkileri sebebiyle ölüyor, sakat kalıyor veya hayat boyu devam edecek rahatsızlıklarla karşı karşıya kalıyor.

16 Kasım Üç Suriyeli İşçi Yakılarak Öldürüldü:

İzmir’de üç Suriyeli işçi yakılarak öldürüldü. Bu ırkçı cinayetler bir ayı geçen bir süre boyunca gizlendiler ve ancak aynı yılın Aralık ayında ortaya çıkartılabildiler. ‘’Bu akşam o Suriyeliler ölecek’’ şeklinde mesajlar yazan ırkçı katilin teknik takibe alındığı ama gözaltına alınmadığı anlaşıldı. Üstüne üstlük cinayetlerin ortaya çıkmasının örtüldüğü ve zanlının ancak iki Türkü daha öldürdükten sonra yakalandığı ortaya çıktı. Bu korkunç olay uzun yıllar boyunca faşist bir linç kültürü yaratan, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve göçmen karşıtlığını harlayan hakim sınıf kliklerinin en aşağılık suçlarından birisi olarak kayda geçti.

25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü:

İstanbul’da on binlerce insan Kadına Karşı Şiddetle Mücadele için bir araya geldi. Yeni komünizm taraftarları eylemde aktif bir şekilde yer alırken eylemciler polisin agresif saldırısıyla karşı karşıya kaldılar.

27 Kasım Omicron Varyantı:

COVID-19’un yeni varyantı Omicron açıklandı.

29-30 Kasım Aşırı Hava Olayları:

Marmara, Ege ve Karadeniz’de şiddetli fırtınalar yaşandı. 7 kişi fırtına sebebiyle ölürken 50’yi aşkın kişi yaralandı.

17 Aralık Türkiye’nin Döviz Krizi, Dolar Tarihi Yeni Rekor Kırdı:

Dolar/TL bandında bir doların 18 TL’yi aşması ile yeni bir rekor kırıldı. Bu aynı zamanda derinleşen ekonomik kriz ve yoksullaşmanın ulaştığı boyutu çok daha agresif bir şekilde tırmandırdı. Türkiye 2018 yılından beri çok yüksek enflasyon, daimi artan borçlar, İslamcı ideoloji temelinde karşılık bulan faiz politikaları, kur dalgalanmaları ve inşaat sektörü balonunun patlaması ile beraber ekonomik krizde. Kapitalist sistem altında ‘’rasyonel’’ bir ekonomik planlama olmamakla birlikte bu sistemin yaşattığı gereksiz acılar faşist bir rejimin altında milyonlar için felaket seviyelere ulaşmış bulunuyor.

20 Aralık Türkiye’nin Enflasyon Krizi:

Anaakım burjuva liberal ekonomist Steve Hanke Türkiye’deki gerçek enflasyonun %136 olduğunu açıkladı. Asgari ücrete sözde zam yapan gerici rejim en başta temel kitleler olmak üzere izlediği insanlık dışı politikalarla hayatı milyonlar için zindana çeviriyor.

21 Aralık Türkiye’de 2021 yılında 382 Kadın Öldürüldü:

Şiddet nedeniyle ölen kadınlar için dijital anıt olan anitsayac.com’un verilerine göre 2021 yılı içerisinde 382 kadın öldürüldü.


Sonuç:

Dünyada yüzlerce, binlerce, on binlerce, milyonlarca insan ölüyor. Gereksiz şekillerde, gerçekten önlenebilir şekillerde ölüyorlar. Küresel iklim krizi gittikçe hız kazanıyor, varoluşsal eşiğe gidiyoruz. Türler yok oluyor, soyları tükeniyor, biyoçeşitlilik ve gezegenin zenginlikleri yok ediliyor. Kadınlar öldürülüyor, ortaçağ ideolojilerine tabi kılınmaya çalışılıyor veya özgürleşmelerinin önlerine bin türlü engel konuluyor. İnsanlar yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlanıyor, ölmemek için ölümü göze alıyorlar. Kimisi Sahra çölünün kavurucu sıcağında kimisi Akdeniz’in derinlerinde dünyada sadece anılar olarak kalıyorlar. LGBTİQ+ bireyler sadece cinsel kimliklerinden ötürü, ataerkinin kalıplarına uymadıkları için de “sapkın” ilan ediliyorlar, dünyanın her bir tarafında baskıya, ötekileştirmeye, fiziksel ve psikolojik şiddete, cinayete kurban gidiyorlar. Dünyanın yarısından fazlası yarısından azı için kölece çalıştırılıyor, sömürülüyor ve devamlı üretmek zorunda bırakılıyor. Dünyanın her bir tarafında hakim ulus şovenizmi güçleniyor, faşizm güç kazanıyor; yabancı düşmanlığı, ırkçılık, etnomerkezci düşünceler ve dini ideolojiler aleni ve örtük türlü biçimde karşımıza çıkıyor, hız kesmeden büyüyor ve gelişiyor. 2021 yılı bütün bu acıların sürdüğü ve büyüdüğü bir yıl oldu. Bu sistem altında geçen her bir yıl daha fazla acı anlamına gelecek. Milyonlar için milyarlar için kitleler için, insanlık için gereksiz acılar anlamına gelecek.

Ancak bu cehennemden bir çıkış yolu var. Dünya çapında baskının olduğu her yerde milyonlar sokaklara akın ediyor. Dünyaya güçlü şok dalgaları gönderiyorlar. ABD’den, Kolombiya’ya, Hindistan’a, Türkiye’ye bütün Avrupa’ya yayılan bu şok dalgaları insanların bütün bu gereksiz acılardan kurtulmak istediklerinin güçlü bir habercisidir. Ve bugün bu gereksiz acılardan kurtulabilmek gerçekten de mümkündür. Evet, bir devrim yapabiliriz; ve evet bir devrim yapmak zorundayız. Bugün bütün bu acılardan kurtulabilmemiz için güçlü bir devrim hareketini inşa etmemiz, devrim yapmamız ve mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. Yeni bir yıla girerken Bob Avakian’ın söylediği şu temel hakikat kendisini çok daha yakıcı bir şekilde hissettiriyor:

‘’İki seçeneğimiz var; ya bütün bunlarla yaşamaya devam edeceğiz  ve gelecek kuşakları da-eğer bir gelecekleri olacaksa- aynısını hatta daha beterini yaşamaya mahkum edeceğiz. Veya devrim yapacağız!’’

Yeni Komünizm

Bizler, devrimin önderi Bob Avakian'ın mimarı olduğu Yeni Komünizm‘in takipçileriyiz. Bob Avakian'ın devrimci önderliğini takip eden ve Yeni Komünizm temelinde dünyayı gerçekte olduğu haliyle anlama ve onu değiştirme sorumluluğunu üstlenenleriz. Detaylı bilgi için bkz: Biz Kimiz?

Dünyada devamlı olarak yaşanan dehşetlerin ve son derece gereksiz acıların ortadan kaldırılması hem mümkün hem de son derece gereklidir. Bob Avakian'ın devrimci önderliğini ve geliştirmiş olduğu Yeni Komünizm'i öğrenerek kazanma şansı olacak gerçek bir devrim hareketini birlikte inşa ediyoruz. Yeni Komünizm'in teorik çerçevesine ilk kez giriş yapacaklar başlangıç noktası için web sitemizde bu bölümde yer alan makaleleri inceleyebilir, ayrıca Bob Avakian'ın Türkçeye çevrilmiş eserlerine buradan ulaşabilirler. Görüş, katkı ve desteklerinizi bekliyoruz.

#DevrimDahaAzıDeğil

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorum
Satıriçi Geribildirim
Bütün yorumları gör

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER

ACİL DURUM KAMPANYASI