Bob Avakian: New York Times Eğer “Bizimse”, Savaş Suçlarını Desteklemekte Israr Ediyor

Editörün notu: Aşağıda yer almakta olan yazı 11 Mayıs 2026 tarihinde Bob Avakian tarafından yazılmış ve revcom.us sitesinde yayınlanmıştır. Orjinal metin için tıklayınız.


New York Times, Donald Trump’ın İran’a savaş açma biçimini eleştirdi ancak aynı zamanda Trump’ın bu savaşta başarısız olmasını ummanın kötü olduğu çünkü bunun durumu daha da kötü hale getireceği noktasında ısrar ediyor! Şu meseleyi netleştirelim: ABD ve İsrail’in İran’a haksız ve herhangi bir provakasyon olmaksızın savaş ilan etmesi hem uluslararası hukuk bağlamında hem de anlamlı her türlü tanımlama bağlamında majör bir savaş suçudur. (Bu savaşın bütün haksızlıklarının yanında ABD ve İsrail, İran’a savaşı başlattığında İran, ABD ile görüşmeler halindeydi ve görüşmelere katılan “nötral güçlerin” ifadelerine göre görüşmelerde yol alınıyordu.) Savaşın başlatılmasıyla birlikte ABD ve İsrail, kasti bir şekilde sivilleri hedef alarak kitlesel ölçekte daha büyük savaş suçları işlemeye devam etti (bunların üstüne Trump açıkça soykırımcı imalar içeren İran medeniyetini yok etmek gibi ahlaken çürümüş tehditler savurdu).

Ancak yine de New York Times’a göre bu savaş suçlarının başarısız olmasını istemek kötü bir şey!

Çünkü biliyorsunuz ki bu canavarca savaş suçları “bizim” tarafımızdan yani ABD emperyalizmi tarafından işleniyor. Bu durum 2017’de bir konuşmamda (Trump/Pence Rejimi Gitmeli!) bahsettiğim BTS yani Büyük Totolojik Saçmalığın güçlü bir yansıması. BTS, ABD’nin iyilik için bir güç olduğu ve dünyada ABD ne yaparsa yapsın (savaş suçları da dahil) iyi olacağı veya en azından desteklenmesi gerektiği çünkü ABD’nin iyilik için bir güç olduğu (ve ondan daha kötü güçler buna karşı çıkıyorlar) şeklindeki döngüsel argümandır. Bu mantığın içerisine hapsolunduğunda ne kadar soykırımcı ve canavarca olursa olsun ABD yani “iyi insanlar” tarafından işleniyorsa bu suçlar desteklenir!

Örneğin 3 Mayıs tarihli sayısında New York Times editörlerinin büyük bir endişesi var, şu başlığı atıyorlar: “ABD, İkinci Seviye Bir Güç Olan İranla Bir Çıkmaza Girdi”:

New York Times aynı zamanda şu konuda da ısrarcı:

Amerikan ordusu için tablo o kadar da kötü değil. İran Savaşı ordunun düşman gedeflerini bulup yok etme konusunda inanılmaz yetenekleri olduğunu gösterdi.

Aynı New York Times sürekli olarak ABD ordusunun daha da korkunç bir yıkıcı güç olmak için daha fazla geliştirilmesi gerektiğini yazdı. Ne için? Objektif olarak dünyanın en canavar ezici gücünün yani ABD emperyalizmine hizmet etmek için.

Aynı New York Times ABD emperyalizminin başlıca propaganda araçlarından biri, “ana akım” kapitalist-emperyalist hakim sınıfların bir temsilcidir. Bununla beraber faşist Trump rejimiyle pek çok ortak noktası da bulunur. Örneğin ABD ordusunun inanılmaz yıkım gücü ve bunun daha da yıkıcı hale getirilmesi için Trump rejimiyle aynı yaygarayı tekrarlar.

Baskıya, Dünyanın En Baskıcı Gücü Son Vermeyecek

 ABD’nin İran savaşı İran’ın İslam Rejiminin korkunç baskıcı bir güç olması dolayısıyla makul kılınmaya çalışılamaz. Evet İslam Rejiminin son derece barbarca bir rejim olduğu doğrudur ve biz Dev-Kom’larda sürekli olarak bunu teşhir etmeye ve karşısında konumlanmaya devam ediyor, kırk yıldır iktidarda olan bu rejime karşı İran halkının mücadelesini net bir şekilde destekliyoruz. Ancak aynı zamanda şu da doğrudur: ABD, kuruluşundan bugüne kadar savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda İran rejiminin işlemeyi dahi düşünemeyeceği suçlar işlemiştir.

ABD, süregiden savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarının yanında tiranca katil rejimlere desteğini de sürdürmüştür. Buna Orta Doğu’da karanlık çağların gerici devleti Suudi Arabistan ve korkunç derecede baskıcı Mısır devleti ve Filistin halkını soykırıma uğratan İsrail’de dahildir. (revcom.us sitesinde yer alan Amerikan Suçları yazı dizisi ABD’nin tarihi boyunca hem dünyada hem de “evinde” sürekli olarak işlediği bu savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarını detaylı bir şekilde analiz ediyor.)

Peki ya ABD’nin İran’a karşı bu savaşında soykırımıcı ve apartheid devleti İsrail ile yan yana bir şekilde uyum ile çalışması ne anlama gelmektedir?

ABD’nin suçlarından birisi de İran’da halk oyuyla meşru olarak seçilmiş Mussadık hükümetini 1953 yılında darbeyle devirmesidir. Bu darbe sonucu ABD’nin de desteğiyle iktidara gelen İran Şahı, 1970’lerin sonlarında İran halkının kitlesel ayaklanmasıyla devrilene kadar İran halkı üzerinde bir terör ve işkence hükümdarlığı kurmuştu (Şahın bu ayaklanmaya cevabı binlerce insanı katletmek oldu). Bu uzun süreli ve ABD destekli Şah rejiminin korkunç hükümranlığı şu an İran’ı yöneten İslami köktendinci tiranların iktidara gelebilmesi için de uygun koşullar sağlamıştır. ABD’nin bu eylemlerinin gerçeği —ki bu, yüzyıllar öncesine dayanan İran halkına yönelik sömürgeci ve neo-kolonyal emperyalist baskıların tüm bu uzun tarihinin parçasıdır— Trump ve diğer faşistlerin, “47 yıldır” İran’ın ABD’ye karşı “savaş açtığı” yönündeki iddialarına ve kitle katili Trump’ın, İran rejiminin insanlığa yaptığı korkunç şeyler nedeniyle İran’ın daha fazla cezalandırılması gerektiği yönündeki şaşırtıcı derecede ikiyüzlü argümanlarına verilen cevaptır! (Bütün bunların gerçek tarihine daha derinlikli olarak revcom.us üzerinden erişebilirsiniz.)

Uluslararası hukuka geri dönecek olursak-ki Trump faşist rejimi bunu reddetmeye ve çiğnemeye kararlı- başka bir ülkeye sırf o ülkenin yönetimini sevmediğiniz için saldırmak bir savaş suçudur. Bu sapkın mantığa göre herhangi bir ülke başka bir ülkenin yönetimini “baskıcı” olarak nitelendirip o ülkeye savaş açabilir.

ABD ve Wakanda

Bu meseleye “eve” getirmek için “Kara Panter” filmindeki mitik Afrika ülkesi Wakanda’yı düşünelim. Hikayede Wakanda’nın en güçlüsü de dahil bütün düşmanlarını yenebilecek bir askeri gücü yaratabilecek temeli vardır. Şayet argüman, bir ülkenin başka bir ülkenin yönetimini baskıcı nitelendirip saldırabilmesiyse, o halde Wakanda gerçekten var olsaydı; ABD’nin Afrika kökenli halklara yüzyıllardan bugüne kadar uyguladığı korkunç baskılardan ötürü ABD devletini devirmeye karar verseydi? “Wakanda’nın” bu mantığı nasıl reddedilebilir?

“Wakanda” gerçek olmayabilir ama emperyalizmin hakimiyetinde ve onunla ilişkili ezici güçlerin altında korkunç şekilde acı çeken halk kitleleri gerçekten varlar.

Sonuç olarak: Hayır, New York Times; savaş suçlarının başarılı olmasını ümit etmek özellikle de bu savaş suçları dünyanın en büyük emperyalist yok edicisi ABD ve o ülkenin halkları adına yapılıyorsa yanlıştır ve onlara karşı çıkmak devrimci bir ifade olduğu kadar temel ahlaki bir gereksinimdir.

Ve siz: Faşistler ve diğer emperyalistler; başka baskıcıların devrilmelerinin haklı ve zorunlu olduğu konusundaki ısrarınız konusunda dikkatli olun!


Yakında: Bağımsızlık Bildirgesi Üzerine bir seri: Tekrar Eden Suçların Hizmetinde Tarihi ve Gerçeği Çarpıtmak ve Yeniden İcat Etmek

Daha sonra: İç Savaş Döneminde Siyahi Halk Neden ABD Ordusuna Katıldı ve Bunun Şu An İle Ne İlgisi Var?