Yeni Komünizm

Kürtaj Nedir ve Kadınlar Neden Seçme Hakkına Sahip Olmalıdır? Yaşam Her Zaman Korunamaz ve Korunmamalıdır

Editörün Notu: Aşağıdaki makale ilk kez 23 Ocak 2005 yılında Revolutionary Worker yazarlarından A.S.K. tarafından kaleme alınmıştır. “Yaşam Her Zaman Korunamaz ve Korunmamalıdır” kitabının yazarı olan A.S.K., devrimci mücadelenin yanı sıra bilimsel deneyler mücadelesinde de deneyimli bir yazardır. Bu makale, 25 Mart 2019 tarihinde yeni bir giriş kısmı eklenerek yeniden yayınlanmıştır. Geçtiğimiz günlerde revcom.us web sitesinde bir kez daha yayınlanan bu ufuk açıcı yazının çevirisini, tüm dünyada kürtaj hakkı başta olmak üzere kadınların en temel haklarına karşı ağır bir saldırının kendini gösterdiği yükselen faşizm dalgasının ve uygulamalarının gündemde olduğu bu günlerde okurlarımızın dikkatine önemle sunarız.

Kaynak için bkz: What Is an Abortion and Why Women Must Have the Right to Choose (revcom.us)


Kadınların kendi bedenlerini kontrol etme haklarını ortadan kaldıran gerici yasa rüzgarı artık gündemde. Kentucky ve Mississippi, fetal kalp atışı tespit edildikten sonra (çoğunlukla altı haftalık hamilelikten sonra ve birçok kadın hamile olduğunu bilmeden çok önce gerçekleşir) kürtajı yasadışı ilan eden en son eyaletler oldu. Bu yaşananlar, son derece kadın karşıtı bir duruşa ve son derece bilim karşıtı bir çöp yığınına dayanmaktadır. Bu mesele karşısında, okuyucularımızın kürtajın gerçekte ne olduğu konusunda bilimsel bir anlayış edinmelerinin ve bunu başkalarına yaymasının oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz.


Bir fetüsün bir çeşit yaşam formu olduğu doğru mudur? Elbette öyledir. Canlı hücrelerden oluşur, büyür ve enerji işler, olgunlaşma ve çoğalma kapasitesine sahiptir, genetik bir sisteme sahiptir vb.

Kürtaj bu yaşam formunu yok eder mi? Evet kesinlikle.

Peki o zaman, kürtaj bir insanı öldürmek anlamına gelmiyor mu? Kesinlikle bu anlama gelmiyor.

Bir fetüs henüz bir insan değildir. Daha çok bir tohum veya bir insan filizi gibidir. “Canlıdır”, ancak bu aynı zamanda bir kadının vücudundaki diğer tüm hücreler için de geçerlidir. Henüz kendine ait bir hayatı yoktur. Henüz kadının uterusundaki yaşamından ayrı bir yaşamı yoktur.

Başka bir deyişle, başka bir yaşamı korumak ve zenginleştirmek için bir yaşamı öldürürüz. Peki ya kadının hayatı ne olacak?

İstenmeyen bir gebeliği sürdürmek zorunda kalan bir kadının hayatı tehlikeye girer. Riskli ve sağlıksız koşullarda kürtaj yaptırmak zorunda kalabilir. Ve eğer hamileliğe devam etmek zorunda kalırsa, hayatı zayıflar ve bozulur.

Toplum tarafından kendisine aslında değersiz olduğu söylendiği için gururu ve öz saygısı elinden alınacaktır. Henüz tam bir bebek bile olmayan gelişmemiş bir hücre demeti dahi kadından daha fazla saygı görür ve daha fazla değere sahiptir! Kendi bedenini ve kendi üremesini kontrol etmesine izin verilmediğinden, anne olup olmayacağına veya ne zaman olacağına karar vermesine izin verilmediğinden aslında bir köleden daha fazla özgürlüğü yoktur.

Bir kadın (ne sebeple olursa olsun) hamileliğini sonuna kadar sürdürmek istemiyorsa, hamileliği güvenli ve kolay bir şekilde sonlandırma özgürlüğüne sahip olmalıdır. Bu daha büyük bir iyilik durumu için, kısmi bir yaşam formu olmuş bir fetüse nazaran daha fazla değer vermemiz gereken kadının sağlığı ve genel esenliği için böyledir. Ve insanlığın daha büyük iyiliği için böyledir. Kadınların köleleştirilmemesi tüm insanlığın çıkarına değil midir?

“Yaşam hakkı” taraftarları bunu hiç de öyle görmüyor. Bu kişiler, ceninin hayatının, rahminde olduğu kadının hayatından daha önemli ve daha değerli olduğunu apaçık ortaya koyuyorlar. Kadının kürtaj hakkını zorla elinden almak isteyen bu kişiler, toplumsal açıdan bakıldığında aslında gaddar ve kuduz kişilerden başka bir şey değildir.

Öte yandan bilimsel bir bakış açısından ele aldığımızda, bu kişiler aynı zamanda cahil aptallar veya bazı hesapları olan yalancılardır.

Fetüs Bir Bebek Değildir — Kadın Vücudunun Bir Parçasıdır!

Kullandıkları resimleri gördünüz mü? Bu resimleri bir inceleyin. Bu resimler genellikle doğmaya neredeyse hazır olan fetüslerin şişirilmiş resimleridir (ama gerçek şu ki, ABD’deki kürtajların yüzde 90’ından fazlası hamileliğin ilk üç ayında yapılmaktadır).

Bu resimler aslında kadınların kürtaj yaptığı fetüslerin, birinin kollarında tutulmaya, sarılmaya ve geğirmeye hazır adeta sevimli küçük bebekler gibi hissetmenizi sağlamak için tasarlanmışlardır. Ama değillerdir! Ne alaka? Fetüslerin, sanki hâlâ bir kadının vücudunun içinde değilmişçesine, sanki kendi başlarına etraftaymışlar gibi nasıl rahat bir şekilde resmedildiklerini fark ettiniz mi? Peki kadın tüm bunların neresinde? Çoğu okul ders kitabında bile size rahim içindeki bir fetüsün çizimlerini veya fotoğraflarını gösterirler, ancak parçası olduğu kadını göstermezler! Kadının orada olduğunu bile unuttururlar!

Kurtarma Operasyonu tiplerinin yaptığı şeylerden biri de, birçok insanın kendi bedenleri hakkında içinde tutuldukları -vücudun içinde ne olduğu, hamileliğin nasıl geliştiği vb.- cehaletten yararlanmaktır. Bir fetüsün nasıl geliştiğiyle ilgili gerçeğin ne olduğuna bir göz atalım. Gerçek şu ki, hamilelik belli bir zaman alan süreçtir. Ve bu süreç, dış güçler tarafından yönlendirilen gizemli bir olay da değildir. Kadın vücudunun normal süreçlerinin bir parçasıdır. Sperm sağlamak dışında bu süreçle hiçbir ilgisi olmayan erkeğin bir parçası değildir. Ne kilise, ne hükümet, ne başka birinin bir parçası değildir. Her şey kadının içinde gerçekleşir.

Yumurta değişir, bir fetüse dönüşür, dokuz ay boyunca değişmeye devam eder, çünkü kadının fizyolojisi (vücudunun çalışma şekli) bu değişiklikleri gerçekleştirir. Hamileliğin ilk üç ayında (kadının son adet döneminden itibaren 1 ila 13 hafta) neler olduğunu gözden geçirelim:

Her şey bir yumurta hücresi ve bir sperm hücresi ile başlar. Her yumurta hücresi ve sperm hücresi canlıdır. Yaklaşık 30 yıllık bir süre boyunca bir kadın her ay yumurtalıklarından bu canlı yumurta hücrelerinden bir veya daha fazlasını salgılar. Bu durum, yaşam boyunca çok fazla yumurta hücresi demektir! Bir erkek her boşaldığında 200 ila 400 milyon canlı sperm hücresi salgılar! Ve bu kesinlikle çok sayıda canlı hücredir! Elbette çoğu zaman hepsi ölür. İşin komik kısmı, aslında yumurta ve sperm “canlı” olsalar da, yaşam hakkı taraftarları her birini “kurtarmaya” çalışmazlar!

Bir kadının vajinasında salınan sperm hücrelerinden yalnızca biri bile uterusa girer, ardından iki fallop “tüpünden” (rahmin her iki tarafında bulunur) birine veya diğerine ulaşır, olgun bir yumurta hücresine girerse bu durumda döllenme olabilir. Bu durum, yumurta ve spermin kaynaştığı ve sonucun döllenmiş yumurta olduğu anlamına gelir. Döllenmiş yumurta tüpten aşağı itilir. Yumurta bir hücre olarak başlar, ancak kısa süre sonra iki hücreye, ardından dört hücreye bölünür ve bu böylece devam eder. Uterusa geri döndüğünde (yalnızca küçük bir armut büyüklüğünde kaslı bir yapıdır), yumurta bu cümlenin sonunda kullanılan nokta işaretinden aslında çok daha küçüktür.

Hamileliğin devam edebilmesi için bu minik yumurtanın uterusun kenarlarına yapışması gerekir. Eğer yapışmazsa (implantasyon), kadının bir sonraki döngüsünde adet kanıyla uterustan yıkanır. Bu durum gerçekleştiğinde -yani bir tür “spontan kürtaj” durumu yaşanınca- döllenmiş yumurtanın boyutu çok küçük olduğu için kadın bunu bilemez. Eğer yumurta kadının uterusuna yapışırsa, bu durum kadının bir sonraki regl olmasını engelleyecek hormonal değişiklikleri tetikler. Hamilelik testlerinin çalışma şekli, kadının hamile olup olmadığını anlamak için bu hormonları kadının kanında veya idrarında ölçmeleridir.

İmplante edilen yumurta artık embriyo olarak adlandırılıyor ve hücreler farklı pozisyonlara hareket etmeye başladıkça şekli değişmeye başlar. Hücreler “farklılaşmaya” başlar. Bu durum, farklı işlevler üstlenmeye ve daha sonra vücudun farklı bölümleri haline gelecek olan farklı türde dokular oluşturmaya başladıkları anlamına gelir. Örneğin, bazı hücreler aynı olmak yerine deri hücreleri, kalp hücreleri veya göz hücreleri haline gelecektir.

Hamileliğin üç haftasında, tüm embriyo halen yalnızca 2 mm (2 milimetre) uzunluğunda veya yaklaşık “o” harfi büyüklüğündedir.

Plasenta, kadının rahmindeki bazı dokuların ve kadının embriyosunun birleşiminden oluşur. Embriyoyu kadının kan dolaşım sistemine bağlayan kan damarlarından zengin bir doku kütlesidir. Tüm hamilelik boyunca, göbek bağı yoluyla fetüs plasentaya bağlı kalacaktır.

Plasenta, embriyonun veya fetüsün tüm hamilelik boyunca kadının vücudunun büyük bir parçası olduğunu göstermeye yardımcı olur. Embriyo kendi başına besin alamaz, kendi atıklarını temizleyemez, hatta kendi başına nefes alamaz. Kadının kanından plasenta ve göbek bağı yoluyla oksijen ve çözünmüş gıda besinlerini (ve bazen toksik maddeleri) alır. Aynı şekilde atıklarından da kurtulur, atılmak üzere kadının kan dolaşımına karbondioksit ve üre verir.

Tek bir canlı hücrenin vücuttan bağımsız olarak yaşayamayacağı gibi, embriyo da kadın vücudundan bağımsız olarak yaşayamaz, çünkü kadın vücudunun bir parçasıdır.

Dört haftalık hamilelikten sonra embriyo bir nebze iribaş şeklinde görünür. Hatta balık gibi solungaç yarıkları ve kemikli bir kuyruğu vardır! Bunlar, birçok farklı hayvan türünün embriyoları tarafından paylaşılan özelliklerdir ve ortak evrimsel tarihimizi yansıtırlar. Embriyo şimdiden yaklaşık 5 mm uzunluğundadır. Şundan daha küçüktür: “ooo”

Hamileliğin üçüncü ayında artık fetüs olarak adlandırılan embriyo, kolları, bacakları, cinsel organları, parmakları ve ayak parmakları büyüdükçe biraz daha “insan” gibi görünmeye başlar. Pek çok değişim geçirir, ama iç organları, kasları, iskeleti ve sinir sistemi halen çok gelişmemiş durumdadır. Her şey halen yalnızca 25 mm uzunluğundadır. Yani yaklaşık şu uzunluktadır: “oooooooooooooo”

İlk Trimester Evresinde Düşük (Son adet döneminden itibaren 1 ila 13 hafta)

ABD’de yapılan kürtajların yüzde 90’ından fazlası hamileliğin bu ilk üç ayında yapılır.

Bunu gerçekleştirmek için en iyi zaman budur. En kolay ve en güvenli zamandır. Hastanede yapılmasına da gerek yoktur, bir klinikte yapılabilir. Uyutulmanıza gerek yoktur.

Yapılma şekli, bir pipet boyutundaki esnek bir tüpün vajinaya ve rahme yerleştirilmesidir. Bu tüp, bir emme pompası ile bir şişeye bağlanır. Pompa açıldığında, küçük bir elektrikli süpürge gibi davranır ve rahmin içeriğini emer. Embriyo veya fetüs halen çok küçük olduğu için ortaya çıkan şey esas olarak kana benzer. Kürtaj genellikle çok acı verici de değildir. Kadın rahmine RİA (bir doğum kontrol yöntemi olan rahim içi araç uygulaması) takılmasına benzer ve “kramplar” hissedilebilir. Her şey sadece 5 ila 15 dakika sürer ve sonra da biter. Kadın bir süre dinlenir ve sonra evine gidebilir.

Hiç şüphe yok ki bir kadın hamileyse ve hamile olmak istemiyorsa, son adetten sonraki ilk üç ay içinde bir kliniğe gidip kürtaj yaptırmak için elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Ne kadar çabuk olursa o kadar iyidir. (1)

İkinci Trimester Evresi (Son adetten bu yana 14 ila 24 hafta)

Bu evre, fetüsün oldukça büyüdüğü bir zamandır. Beşinci aydan itibaren kadın, halen yaklaşık sekiz inç uzunluğunda olmasına rağmen, tekme atıldığını hissedebilir. Doğumdan sonra emzirmeyi kolaylaştıran genetik olarak programlanmış bir emme refleksi nedeniyle parmağını emebilir. İç organların, kemiklerin ve kasların gelişmesi devam eder. Altıncı ayda hızla büyür, yaklaşık bir fit uzunluğa ulaşır.

Ancak bunun halen “tamamlanmamış” olduğunu ve daha birçok gelişmenin devam etmesi gerektiğini anlamak önemlidir. Bu üç aylık dönemin sonunda bile, özel tıbbi önlemler olmadan kadının rahminin dışında yaşayamaz. Beyni halen yeterince şekillenmemiştir. Akciğerleri hava almaya hazır değildir. Halen kadının vücudunun bir parçasıdır ve tamamen kadının bedensel süreçlerine bağlıdır.

İkinci trimesterde kürtaj halen yapılabilir. Ancak bir kadının bunu yapacak doktor veya hastane bulması bir hayli zor olabilir. Rahim daha yumuşak ve fetüs daha büyük olduğundan, yırtık veya “delikli” bir rahim veya enfeksiyon gibi tıbbi komplikasyon olasılığı daha yüksektir. Bu ikinci trimester kürtajlarda, iyi bir tıbbi bakım almak oldukça önemlidir.

Bu sonraki kürtajları yapmanın farklı yolları vardır. Bazen bir doktor kadının rahmine salin solüsyonu enjekte eder. Bu solüsyon fetüsü öldürür ve kadının vücudunun doğum yapmasına neden olur. Fetüs, canlı bir bebek gibi dışarı atılır. Bazen bir doktor enjeksiyonu yapar ve ardından ölü fetüsü “iletmek” için kadını yalnız veya bir hemşire ile bırakır. Bu durum, ilgili herkes için acımasız ve zordur, ayrıca tamamen gereksizdir. Başka yöntemler de mevcuttur.

İkinci trimester kürtajları için en iyi prosedür, dilatasyon, kürtaj ve tahliyenin bir kombinasyonunu içerir (buna D ve E denir). Rahim girişi gerilerek açılır (dilatasyon) ve rahim metal bir halka ile kazınır (küretaj) ve emilerek boşaltılır (tahliye). Bu çok daha iyi bir prosedürdür: Kadının doğum yapmasına neden olan “başlatma” kürtajlarından çok daha güvenlidir, kadın ve sağlık personeli için daha az üzücüdür. D ve E kürtajları hamileliğin 12 ila 16 ila 24 haftaları arasında yapılabilir.

Kürtaj çok daha kolay (fiziksel ve duygusal olarak), daha güvenli ve daha ucuz olduğuna göre, hamileliğin ilk üç ayında neden herhangi bir kadın bundan sonra kürtaj yaptırır? Cevap, bazen hamilelik testlerinde hatalar yapılmasıdır veya bazen bir kadının hap alırken veya RİA kullanırken hamile kalması, sonrasında hamile olduğunu hemen anlamamasıdır. Bazen kendi geri düşüncelerinden dolayı kürtaja karşı çıkan erkeklerin veya aile üyelerinin baskılarına karşı savaşmak zorunda kalırlar. Bazen ne yapacağını bilmeden, öncelikle kendi cehaletiyle, korkularıyla ve bilgi eksikliği ile mücadele etmesi gerekir. Çoğu zaman gecikme durumu parasızlıktan kaynaklanır ve bu gerçek bir suçtur. Giderek artan bir şekilde, bekleme süreleri dayatan eyalet yasaları ve kırsal alanlarda kürtaj imkanlarının olmaması, ikinci trimester evresinde pek çok kadının kürtaj yaptırmasına neden olmaktadır.

Kürtaj yaptırmaya zorlanan kadınların büyük bir kısmı genç, yoksul veya beyaz olmayan kadınlardır. Bu durum, beyaz olmayan kadınların nasıl çifte baskıya maruz kaldıklarının bir başka örneğidir. Reşit olmayan kadınları kürtaj yaptırmadan önce ebeveyn izni almaya zorlamak için yasalar çıkarılması, kesin olarak daha fazla gecikme ve daha fazla “geç” kürtajın yaşanmasına neden olur, bunun acımasız bir sonucu olarak kendini gösterir.

İlk üç aylık dönem kürtajları teşvik edilmeli ve bunları kolaylaştırmak için her şey yapılmalıdır, bununla birlikte kadınların istenmeyen bir gebeliği herhangi bir zamanda sonlandırma hakkının gözetilmesi, ve kadınlara o sırada mevcut olan en güvenli ve fiziksel ve duygusal olarak en az zahmetli kürtajları sağlamak oldukça önemlidir.

Üçüncü Trimester Evresi (Son adetten bu yana 25 hafta veya daha fazla)

Kürtaj, bir kadının hayatını kurtarmak için acil durumlar dışında, üçüncü trimesterde nadiren yapılır. Bu gibi durumlarda doktorun rahmi keserek açması ve fetüsü ve plasentayı çıkarması gerekir, bu girişimler büyük bir ameliyat olarak kabul edilir.

Fetüs, hamileliğin bu son üç ayında halen çok fazla gelişme yaşar. Hızla büyüme devam eder. Ancak yedinci ayda, iç organları henüz yeterince gelişmediği için erken doğarsa fetüsün hayatta kalma şansı çok azdır. Bu gibi durumlarda, doktorlar fetüsün kuluçkasını bitirmeye çalışmak için özel önlemler almak zorundadır. Son organ oluşumu sekizinci ve dokuzuncu aylarda gerçekleşir. Bu evre akciğerlerin gelişimini tamamladığı zamandır. Akciğerler tamamlanana kadar fetüs uterus dışında bağımsız olarak hava soluyamaz.

Ayrıca bu süre zarfında birçok yeni beyin hücresi oluşur ve beyinde büyük sinir bağlantıları gelişir. İnsanlarda beyin gelişiminin çoğu doğumdan sonraki altı ay içinde gerçekleşmeye devam eder. Ancak dokuz aylık hamileliğin sonunda, fetüs doğacak kadar gelişmiştir ve kadının vücudunun, pelvik kemiklerini geçemeyecek kadar büyümeden fetüsü dışarı atması gerekir! Kadının vücudu artık doğum sürecine girer, uterus kaslarını kasar ve nihayetinde tam olarak oluşmuş fetüsü dışarı iter.

Fetüsü kadın vücuduna bağlayan göbek bağı kesilir kesilmez kadından fetüse oksijen beslemesi kesilir ve yenidoğan ilk bağımsız nefesini alır. Bu onun bağımsız bir insan olarak ilk eylemidir. Artık gerçekten bir “bebektir”. İlk kez gerçekten ayrı bir yaşam varlığı ve aynı zamanda ayrı bir sosyal varlıktır. Bu andan itibaren o gerçekten ayrı bir insandır ve bu şekilde ele alınmalıdır.


1. RW Editörlerinden Not: RU-486 ilacı da bir başka kürtaj yöntemidir. Kürtaj hapı adı verilen bu ilaç, embriyonun “açılmasını” ve adet döneminin başlamasını tetikleyerek embriyonun uterustan dışarı atılmasına neden olur. Yalnızca hamileliğin en başında kullanılabilir. Kürtaj karşıtı güçler bu yönteme saldırıyorlar ve yöntemin güvenilirliği hakkında yalan yanlış bilgi ve histeri yayıyorlar. Sağcıların saldırdığı bir başka alan da acil kontrasepsiyon veya cinsel ilişkiden sonraki ilk üç gün içinde alınan bir hap olan “B Planı”dır. B Planı kürtaj hapı değildir. Temel olarak, kadının adet dönemi ile ilgili olarak hapın ne zaman alındığına ve kadının ne zaman cinsel ilişkiye girdiğine bağlı olarak yumurtanın döllenmesini durdurarak, yumurtlamayı geciktirerek veya döllenmiş bir yumurtanın rahme yerleşmesini önleyerek çalışan yüksek dozlu sıradan doğum kontrol haplarıdır. Sağcılar, kadınların zamanında ulaşabilmeleri için bu hapı eczanelerden reçetesiz alabilmelerini engellemeye çalıştılar, ve yasal olarak zorunlu olmalarına rağmen tecavüz mağdurlarına hapı vermeyi reddeden hastaneler ve eczaneler hareketi ortaya çıktı.


Yaşam Nedir?

1. İşin aslı -ister canlı ister cansız- dünyadaki her şey “yıldızlardan” kaynaklanır.

2. Yeryüzündeki canlılar tipik olarak bir veya daha fazla canlı hücreden oluşurlar. Dünyadaki tüm yaşam formları birbiriyle ilişkilidir ve bu gezegende yaşayan ilk tek hücreli canlıların torunlarıdır.

3. Tüm farklı canlı veya organizma türlerinin ortak noktaları şunlardır:

*Enerjiyi büyütme ve işleme yeteneği
*Çoğalma yeteneği
*Değişimi kapsama (gerçekleştirme ve “kabul etme”) ve onu nesiller boyunca aktarma yeteneği.

4. İnsanoğlunun gezegendeki diğer tüm yaşam formlarıyla pek çok ortak noktası vardır. Bizi “farklı” yapan aslında “canlı” olduğumuzu kanıtlayan şeyler değildir. Bizi farklı veya “özel” yapan şey -yaşam koşullarını sosyal yollarla değiştirme yeteneği ile- tüm hayatımız boyunca diğer insanlarla uyum içinde yaşayarak ve mücadele ederek diğer türlerden daha yüksek bir dereceye kadar evrimleşmiş olmamızdır. Bu durum -yani sadece yaşamaktan ziyade insan toplumunun bir parçası olma durumu- bizi insan yapan şeyin temelini oluşturur.

Yeni Komünizm

Bizler, devrimin önderi Bob Avakian'ın mimarı olduğu Yeni Komünizm‘in takipçileriyiz. Bob Avakian'ın devrimci önderliğini takip eden, Yeni Komünizm temelinde dünyayı anlama ve değiştirme sorumluluğunu üstlenenleriz.

#DevrimDahaAzıDeğil

0 0 oy
Makaleye Oy Ver
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorum
Satıriçi Geribildirim
Bütün yorumları gör

YENİ KOMÜNİZM HAKKINDA GÖRÜŞLER

ACİL DURUM KAMPANYASI