Editörün notu: Bu bildiri Afgan ve İranlı kadınların oluşturduğu Osyan (Farsça isyan) hareketinin 18 Mart tarihli bildirisidir. İngilizcesi için tıklayınız.
Hepimiz hatalar yaparız bazen ağır hatalar da yaparız hem kişisel anlamda hem de siyasi ve sosyal anlamda. Bir rejim gibi siyasi bir temsili olmaksızın savaş gibi bir durumda ufak bir rolü olsa da siyasi veya sosyal hatalar yapan sıradan bir insanın dahi siyasi sorumluluğu kabul etmesi, hatasını bulup düzeltebilmesi gerekir ki bir daha benzeri hatalar yapmayalım.
Hatalar yapmak ve bu hataların sorumluluğunu üstlenmek bizi zayıf veya güvenilmez yapmaz. Aksine, insan olarak kendimizi düşünebildiğimizi, eleştirebildiğimizi ve sorumluluk alabildiğimizi gösterir. Pozitif bir sosyal değişiklik noktasında ciddi olan herkesin bu noktada yeteneklerini kullanabilmesi ve diğerlerini de aynısını yapmaya teşvik edebilmesi gerekir.
Bu neden şimdi çok önemlidir? Çünkü İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırısı başlamadan önce pek çok insan ya bu savaşı İslam Cumhuriyetine karşı meşru bir öfkeyle birlikte romantik bir fikir olarak destekliyordu ya da savaşa karşı güçlü bir muhalif duruş sergilemiyordu. Ancak bugün İran’ın 18 günü aşkın süredir bombalanmasının, halkın günlük ihtiyaçları için kritik önemdeki binalar dahil 42.000 sivil binanın yok edilmesi ve 1354 sivilin öldürülmesi sonrasında pek çokları savaşın çirkin gerçekliğini anlamaya başladı.
Manoto TV ve Iran International (Avrupa ve ABD bazlı haber kanalları) İran içerisindeki her şeyi normalmiş ve İran halkı mutluymuş gibi göstermeye çalışsa da İran’ın içindeki gerçeklikten kaçış yoktur: Yakınlarını, sevdiklerini, yerlerini henüz kaybetmemiş, yerinden edilmemiş olanlar için dahi temel ihtiyaçların fiyatları uçmuş durumdadır. Hiçbir şey şu an normal değildir. Bu savaş korkunç ve yıkıcıdır.
ABD çıkarları için yürütülen bu savaş kolaylıkla İran içindeki 92 milyon insanın ve dünyadaki milyonlarcasının daha hayatını kolaylıkla yok edebilir. Birleşmiş Milletlerin Gıda Programı Orta Doğu’da devam eden savaşın, ticaret ve ekonomi kesintisinin dünyada 45 milyon insanın daha akut açlıkla yüzleşmesine sebebiyet verebileceğini belirtmiştir. BM’ye göre Sahra Altı Afrika ve Asya’daki insanlar şu an en kırılgan noktadadırlar.
Bu çılgınlık değil midir? ABD ve İslam Cumhuriyeti’ne göre değildir. Onlar bu savaşı ne pahasına olursa olsun sürdürmeye hazırlar. Ancak bizim gibi sıradan insanlar neden böylesi bir suçu övünçle karşılasın ki?
Hürmüz Boğazını açmak ve Trump’a bu girişiminde diğer güçlerin de katılması ABD için o kadar önemli ki şayet Çin işbirliği yapmazsa ABD’nin orta seviye nükleer silah kullanma ihtimalinden bahsediliyor.
Dünya öylesi kritik bir durumdaki böylesi silahların kullanılması ve konuşlandırılması normalleşti. Bu insanlık için gerçek bir tehlikedir ve eğer bunun üzerine dün düşünmediyseniz bugün düşünmeye başlasanız iyi olur. Çünkü yarın çok geç olabilir.
Bu savaş ve savaş çığırtkanı bu sistem olabilecek en kısa sürede durdurulmalıdır. Bunun için hepinize ihtiyacımız var: İnsan hayatına değer veren, özgürleşmiş bir gelecek için umudu olan, İran’da ve dünyada yaşamaya değer; katliamların, idamların, yoksulluğun, savaşların, bombardımanların ve iklim krizinin olmadığı bir hayat isteyen herkese ihtiyacımız var. Şayet dün ABD ve İsrail’in kısa sürede İslam Cumhuriyet’inden kurtulabileceğini düşünüyorduysanız bugün bu emperyalist güçlerin bizi nasıl yıkımın eşiğine getirdiğini görebilirsiniz. Peki sizi kırmızı çizgileriniz nerede çekiliyor?
Hatalarınızı sonuna kadar sürdürmeniz gerekmiyor. Bugün kendinizi savaş çığırtkanlarının saflarından ayırın. Evet bunu yapmak cesaret istiyor. Bu cesarete sahip olduğunuzu kanıtlayın!