Editörün notu: ABD’de 2 Kasım Salı günü ara seçimler gerçekleşmiş Trump’ın desteklediği adaylar ağır bir mağlubiyet yaşamıştır. İki senedir yasama, yürütme ve yargıda büyük ölçüde kontrolü bulunduran faşistler seçim sonuçlarıyla beraber sadece başkanlık makamı ve Yüksek Mahkeme’de kontrole sahiptir. Seçim sonuçları ve dinamikleri incelenmesi ve analiz edilmesi gereken sonuçlara sahiptir ancak ilerici cephenin yaşadığı zafer sarhoşluğu bu sistemin caniyane suçları ve bu suçların bir başka temsilcisi olan Demokrat Parti’nin niteliğini gölgemekte insanları yürütülmesi gereken anti-faşist mücadeleden uzaklaştırmaktadır. Canavarın kalbinde ABD’de hem Trump rejimine karşı anti-faşist mücadeleyi örgütlemeyi hem de gerçek bir devrim için mücadele yürüten Dev-Kom’ların seçimlerden sonra çıkan ilk yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz.
Salı günü gerçekleşen seçimlerin sonuçları ulusal çapta Trump’a karşı bir reddedişti. İnsanlar; siyasi amaçlarla seçim bölgelerinin değiştirilmesi, hileli düzenlemeler, oy verme merkezlerinde ICE polislerinin kullanılma tehditleri, Demokrat Parti politikacılarının tehdit edilmesi; seçimlerin yasal ve yasal olmayan sayısız yöntemle geçersizleştirilmeye çalışılması ve MAGA adaylarıyla Trump’ın kendisinin yürüttüğü anti-komünist, trans ve Müslüman karşıtı, ırkçı, kadın düşmanı nefret ve yalan kampanyasını mağlup etti.
İnsanların çoğu zafer sarhoşu. Her ne kadar Yüksek Mahkeme ve başkanlık makamı hala faşistlerin elinde olsa da Kongre’nin Demokratların kontrolüne geçmesi Trump’a bazı sınırlar koyacak. Ancak insanların umutlarının aksine “mavi tsunami” toplumdaki keskin ayrımların üstesinden gelemeyeceği gibi çözümlemek bir kenara bu sistemin kabuslarına seslenemeyecek.
Faşistler Bir Gerileme Yaşadı Ancak Faşizmin Çok Daha Derin Kökleri Var
Bu faşizm ve egemenler arasındaki bu keskin ve uzlaştırılamayan çelişkiler kapitalist-emperyalist sistemin derin çelişkilerinin bir sonucudur. Yeni komünizmin mimarı ve devrimci önder Bob Avakian geçtiğimiz bahar ayında yayınlanan majör konuşması “İnsanlık Uçurumun Eşiğinde: Uçurumun Eşiğine Mi İtileceğiz Yoksa Bu Delilikten Bir Çıkış Yolunu Mu Öreceğiz?” içerisinde bu konunun kalbine indi:

Bu faşizm, kapitalizm-emperyalizm sisteminin kendi sınırlarına dayandığının yoğunlaşmış bir ifadesidir. Bu ülkede “herkes için özgürlük ve adalet” olduğu ilan edilmektedir ancak Siyahiler ve beyaz olmayanlar üzerinde vahşi eşitsizlik ve acımasız kelimenin tam anlamıyla ölümcül baskıların olduğu bir tarih ve devam etmekte olan gerçeklik vardır. Cinsiyet ve toplumsal cinsiyete dayalı baskı da devam etmektedir. Henüz emperyalist güçler arasında topyekûn bir savaş olmasa bile bu sistem özellikle Üçüncü Dünya ülkelerinde devam eden savaşların, çevresel yıkımın ve yağmanın temel nedenidir ve bunların tümü, çok sayıda göçmenin ABD’ye (ve diğer kapitalist-emperyalist ülkelere göç etmesine neden olmaktadır. Tüm bunlar, bu sistemin temel ilişkileri, dinamikleri ve itkileri içerisinde yer alır ve bunlardan kaynaklanır, bu sistem ise tüm bunlara olumlu bir cevap veremez. Aynı zamanda baskının olduğu yerde direnişin de olacağı gerçeği vardır. Bu sistemin baskıcı ilişkileri ve eylemlerine karşı haklı direniş ve isyan, halkın bazı kesimleri ve hakim sınıflar arasında faşizmin cazibesini güçlendirmiştir. Bu kesimler, sadece temel baskıcı ilişkilerin değil bunların en aşırı ifadeleri ve aşırılıklarının da acımasızca uygulanmasına gerektiği noktasında kararlıdırlar.
Bu “sistemin temel ilişkiler, dinamikler ve itkileri” neden Siyah bir kadının vali, Müslüman birinin Senatör ve trans birinin Temsilci olarak seçilmesinin temel olarak bu grupların maruz kaldıkları baskıyı bitirmeyeceğini açıklar. Ancak bu seçim zaferleri yüksek olasılıkla sıkı faşistlerin bütün bu “farklılıkların”, “Amerikan hayat tarzını” parçaladığı fikrini alevlendirecektir.
Demokrat Parti Bu Sistemin Bir Partisidir: Faşistlerle İhtiyaç Duyulan Şekilde Savaşmaz ve Savaşamaz
Demokrat Parti, küresel bir sömürü ve baskı sistemi olan kapitalizm-emperyalizm sisteminin çıkarları için mücadele eder. Hem Demokrat Parti hem de Cumhuriyetçi Partili başkanlar İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana geçen 80 yılda bu sistemin çıkarları için on milyondan fazla insanın ölümünden sorumludurlar. Bunu direkt olarak yapmadıklarında ise “müttefikleri” ve kuklaları yoluyla yapmışlardır. Tıpkı Demokrat Biden ve Harris’in Gazze’de İsrail’in Filistinlilere uyguladığı soykırımı finanse edip silahlandırması gibi.
Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü gayrimeşru ve canavarca savaş bu seçimlerde belirleyici bir faktör olmuştur. Apartheidçı ve soykırımcı İsrail devleti ile beraber ABD binlerce İranlıyı öldürmüş ve önemli sivil altyapı tesislerini yok etmiştir (temiz su, elektrik kaynakları vb). Bu savaş hala devam etmektedir ve Trump’ın bu savaşı harlayıp harlamayacağı hala bir soru işaretidir. Ancak Demokrat Parti adayları ve politikacıları neredeyse sadece bu savaşın Amerikan hayatlarına, “Amerikan çıkarlarına”, Amerikalıların ceplerine olan zararından bahsetmekte ve İran halkının yaşadığı gereksiz ve korkunç acılara değinmemektedirler. Demokratlar da tıpkı faşistler gibi ABD tahakkümü amacını ve itkisini paylaşmaktadırlar. Ancak ayrıldıkları temel nokta bu tahakkümün nasıl sürdürüleceğidir.
Kendinize şunu bir sorun: Neden Demokratlar Trump ve faşist Cumhuriyetçilere karşı olan mücadeleyi “alım gücü” ve yolsuzluğa indirgemiştir? Bu ikisi de gerçek sorunlardır ancak meselenin özünü ıskalarlar! Trump rejimi faşist bir rejimdir. Demokrat Parti’nin bazı politikacıları bireysel olarak bu faşizmin kimi noktalarına değinseler dahi bu faşist ajandanın tamamen karşısına geçmek: Beyaz üstünlenmeciliği, kadınlara ve LGBT’lere yönelik ataerkil nefret, göçmenlerin şeytanlaştırılması ve önce Amerika şovenizminin karşısına geçmek anlamına gelir. Bütün bunlar Demokrat Parti’nin kurumsal olarak bir uygulayıcısı olduğu bu sistemin içerisine inşa edilmiştir.
Tüm Bu Sistem Çürümüş ve Gayrimeşrudur
İnsanlığın kendisini yok etmeye doğru ilerlediği korkusu ve endişesi seçimlerle belki geçici olarak “rahatlamıştır” ancak bu korku gerçekliğe dayanmaktadır.
Ve gerçeklik kendi kendine değişmeyecektir. Yüzleşilmesi ve mücadele edilmesi gerekir.
Gerçeklik her biri nükleer silahlı güçler olan ABD ve rakipleri Rusya ve Çin arasında bir savaşın gerçek tehlikesi olduğudur (hatta emperyalistlerin bazıları Trump’ın İran savaşını Çin ile olan çekişmeden bir “dikkat dağınıklığı” olarak karşı çıkmıştır). Gerçeklik yapay zeka gibi güçlü yeni teknolojilerin emperyalistlerin gücü ve karını artırıp artırmayacağı dışında başka herhangi bir düşünce olmaksızın serbestçe salınmasıdır. Gerçeklik hangi emperyalist partinin iktidardan olmasından bağımsız dünyanın her sene daha da ısınması ve yaşanılamayacak hale gelmeye başlamasıdır.
En temel gerçeklik bütün bunları çözebilmek için bir şansa sahip olacaksak temel olarak farklı bir sisteme ihtiyaç duyduğumuzdur. Ve yine gerçeklik, bu şansa sahip olduğumuzdur ve burada bahsettiğimiz tüm bu ekstrem durumların bu şansı yükseltiğidir.
Bugün kendisine “sosyalist” diyen pek çok politikacı vardır ancak bunlar gerçekte mevcut dünya çapında milyarlarca insanın sömürüsüne dayanan bu sistem içerisinde ufak reformlar yapmak istemektediler. Bob Avakian’ın öne sürdüğü Yeni Komünizm tüm insanlığın kurtuluşu temeli ve amacına dayanmaktadır. Yeni komünizm karşı karşıya olduğumuz gerçekliği bütün sorunları ve potansiyelleri ile anlamak ve göğüs göğüse mücadele etmek için bilimsel bir yöntem sağlamaktadır. Yeni komünizmin umudu sağlam bir bilimsel temele dayanmaktadır. Bob Avakian’ın kendi sözleriyle:
Bu canavarca sistemin ötesine geçmenin gittikçe daha da acil hale geldiği bir noktada bulunmaktayız: İnsanların sadece bireysel olarak yaşamlarını sürdürebilmek için mücadele etmek zorunda olduğu, herkesin diğerleri ile rekabet ve çatışma içinde olmaya itildiği ve her yerde halk kitlelerinin miadı dolmuş baskı ilişkileri tarafından zincirlendiği ve aynı zamanda insanlığın geleceğinin ve bizzat varlığının gittikçe artan bir tehdit altında kaldığı bir durumdan öteye gitmek acil önem taşımaktadır.

Şimdi bütün bunların ötesine geçmek mümkündür.
Tamamen farklı bir yaşam biçimi mümkündür: Toplumu örgütlemenin tamamen farklı bir yolu, radikalce farklı bir ekonomik temel ve siyasi sistem, insanlar arasında özgürleştirici ilişkiler ve seviyeyi yukarı çeken bir kültür ve bütün bunların halk kitlelerinin temel ihtiyaçlarını karşılama ve onların en yüce çıkarlarını gerçekleştirme adına şekillendirilmesi mümkündür. Bu hem geniş kapsamlı hem de somut bir biçimde yazmış olduğum Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyet İçin Anayasa (Tasarı Önerisi) içerisinde öne sürülmüştür. Bu Anayasa (Tasarı Önerisi) içerisindeki içinde yaşayabileceğimiz tamamen özgürleştirici şekle ışık tutan temel noktaların özetleri Tamamen Yeni Bir Yaşam Biçimi, Temelden Farklı Bir Sisteme İhtiyacımız Var ve Bunu Talep Ediyoruz beyanında bulunmaktadır.